Dünya

İran'dan ABD ve İsrail'e Tarihi Tazminat Talebi: 270 Milyar Dolar

İran, ABD ve İsrail saldırılarının yol açtığı hasar için 270 milyar dolarlık tazminat talep etti. Sözcü Muhacerani, barış masasında bu rakamın kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Orta Doğu’da silahların sustuğu iki haftalık ateşkes sürecinde, diplomatik kulisler yerini devasa bir hesaplaşmaya bıraktı. İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani’nin yaptığı son açıklamalar, Washington ve Tel Aviv hattında şok etkisi yarattı. Tahran yönetimi, sadece askeri kayıpların değil, sivil yerleşimlerden sanayi tesislerine, hatta bir okul saldırısında hayatını kaybeden küçük kız çocuklarının haklarına kadar her ayrıntıyı kaleme dökerek masaya koydu. İlk hesaplamalara göre telaffuz edilen 270 milyar dolarlık rakam, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek bir tazminat savaşının fitilini ateşlemiş durumda.

Müzakere Masasında 270 Milyar Dolarlık Kırmızı Çizgi

İslamabad’da gerçekleştirilen kritik görüşmelerin ardından Rus haber ajansı RIA Novosti’ye konuşan Fatma Muhacerani, İran’ın barış şartlarını net bir dille ifade etti. Muhacerani, tazminat konusunun Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından her platformda dile getirildiğini belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Müzakere masasında öncelikli başlığımız, ABD ve İsrail saldırılarının yol açtığı zararların eksiksiz karşılanmasıdır. İlgili kurumlarımız, saldırıların çeşitli alanlarda yarattığı yıkıma dair kapsamlı bir ön çalışma yürüttü. İlk tespitlerimize göre, sade bir hesaplamayla karşımızda 270 milyar dolarlık bir fatura var. Bu rakam, sadece bir başlangıçtır; nihai tutar yetkili makamlarımızın detaylı raporlarıyla kesinlik kazanacaktır."

Minab’daki Okul Saldırısı ve İnsani Kayıpların Bedeli

İran’ın talep ettiği tazminatın kapsamı, sadece yıkılan köprüler veya vurulan askeri karargahlarla sınırlı değil. Sözcü Muhacerani, tazminat dosyasının vicdani ve hukuki boyutuna dikkat çekerken, Minab bölgesinde yaşanan trajediyi özellikle vurguladı. Muhacerani’nin açıklamalarına göre, tazminat talebinin en duygusal ve tavizsiz maddelerinden birini sivil kayıplar oluşturuyor:

"Bu tazminat; zarar gören sivil yapılarımızı, yerle bir edilen iş yerlerimizi ve stratejik sanayi tesislerimizi kapsıyor. Ancak daha önemlisi, Minab’da bir okula düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren masum kız öğrencilerimizin haklarıdır. Tahran yönetimi, hiçbir vatandaşının kanının yerde kalmasına izin vermeyecektir. Bu haklar tamamen teslim edilmeden müzakerelerin tam bir başarıyla sonuçlanması mümkün değildir."

Tahran'ın 10 Şartı: Tazminat Ödenmeden Barış Yok

İran yönetimi, 8 Nisan tarihinde ilan edilen ateşkesin ardından masaya getirilecek 10 maddelik bir deklarasyon yayımlamıştı. Bu deklarasyonun en can alıcı maddesini, "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" oluşturuyor. Uzmanlar, Tahran’ın bu hamlesini "ekonomik bir savunma kalkanı" olarak nitelendiriyor. Muhacerani, müzakere heyetinin bu konuda kesin talimat aldığını ifade ederek, "Zararların tazmin edilmesi bizim için sadece mali bir mesele değil, egemenlik ve onur meselesidir," dedi. Bu durum, ABD ve müttefiklerinin masada nasıl bir tutum sergileyeceği konusunda uluslararası kamuoyunu meraklandırıyor.