Yeni düzenleme kapsamında özel sektörde faaliyet gösteren oteller, yüksek maliyetlere rağmen yangın algılama, söndürme ve tahliye sistemlerini yenileyerek gerekli belgeleri almak zorunda kaldı. Şartları yerine getiremeyen çok sayıda işletme ise faaliyetlerini durdurmak veya kapısına kilit vurmak zorunda kaldı.
Ancak aynı şekilde konaklama hizmeti sunan öğretmenevleri, polisevleri, kamu misafirhaneleri ve çeşitli kurumlara ait sosyal tesislerin aynı yaptırımlara tabi olmaması, kamuoyunda "can güvenliğinde çifte standart" eleştirilerine neden oldu.
Uzmanlar, yangın riskinin bina sahibine göre değişmediğine dikkat çekerek, "Yangın çıktığında alevler binanın kamuya mı yoksa özel sektöre mi ait olduğuna bakmaz. Aynı binada kalan herkesin can güvenliği eşit değerdedir." değerlendirmesinde bulunuyor.
Mevcut uygulamada özel oteller belediyeler veya Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldığı için, yangın yeterlilik belgesi bulunmayan işletmelere ruhsat iptali yaptırımı uygulanabiliyor. Buna karşılık kamu kurumlarına bağlı öğretmenevleri, polisevleri ve misafirhaneler kendi kurumlarının idari mevzuatına tabi olduklarından, belediyelerin aynı yaptırımları uygulama yetkisi bulunmuyor.
Öte yandan, kamu tesislerinde tespit edilen eksikliklerin giderilmesinde de çoğu zaman bütçe yetersizliği veya idari onay süreçleri gerekçe gösterilerek uygulamaların gecikebildiği ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri ise milyonlarca liralık yatırımla yangın güvenliği standartlarını yerine getiren özel işletmelerin, aynı hizmeti sunan kamu tesisleriyle farklı şartlarda rekabet etmek zorunda bırakıldığını belirterek bunun hem ticari açıdan haksız rekabet oluşturduğunu hem de kamu güvenliği açısından ciddi bir risk doğurduğunu savunuyor.
Uzmanların ortak görüşü ise oldukça net: Can güvenliğinde kamu-özel ayrımı yapılamaz. Yangın güvenliği standartları, denetimler ve yaptırımlar tüm konaklama tesislerinde eşit şekilde uygulanmalı; vatandaşın canı hangi binada olursa olsun aynı hassasiyetle korunmalıdır. Aksi halde yaşanabilecek yeni bir facianın sorumluluğu yalnızca ihmalkârlara değil, eksik uygulamalara da ait olacaktır.