Ekonomi

Konut Krizi Derinleşiyor: Fiyat Artışında OECD Ülkelerini Açık Ara Geride Bıraktık

Türkiye’de son beş yılda konut fiyatları yaklaşık 17 kat artarken, OECD ülkeleriyle fark rekor seviyeye ulaştı. Barınma krizi derinleşiyor.

Abone Ol

Türkiye'de konut fiyatlarındaki sert yükseliş, uluslararası karşılaştırmalarda çarpıcı bir tablo ortaya koydu. 2021-2025 döneminde Türkiye’deki fiyat artışı, OECD ortalamasının 34 katına çıkarak barınma krizinin küresel ölçekte en ağır hissedildiği ülkelerden biri haline geldi. Ev sahipliği oranı gerilerken, kiralardaki artış da dikkat çekici boyutlara ulaştı.

Son 5 Yılda Konut Fiyatları %1.640 Arttı

Pandemi sonrası küresel çapta yaşanan konut fiyatı artışları Türkiye’de bambaşka bir boyut kazandı. Yüksek enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanmanın etkisiyle 2021-2025 arasında konut fiyatları kümülatif olarak yüzde 1.640 oranında yükseldi. Bu artış, konut fiyatlarının yaklaşık 17 katına çıkması anlamına geliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, en sert yükseliş 2022 yılında yaşandı. O yıl konut fiyatları bir yılda yüzde 150'nin üzerinde artış gösterdi. 2023'te yükseliş hızı yavaşlasa da 2024 ve 2025’te biriken maliyetler, konuta erişimi giderek zorlaştırdı.

OECD ile Fark Açıldı: Türkiye İlk Sırada

Aynı dönemde OECD ülkelerinde konut fiyatlarındaki ortalama artış sadece yüzde 48 seviyesinde kaldı. Türkiye'deki artış bu rakamın 34 katına ulaşarak açık ara fark attı. En yüksek ikinci artışa sahip Macaristan’da oran yüzde 85’te kalırken, Çekya, Portekiz ve Estonya gibi ülkelerdeki artışlar yüzde 90’lar civarında gerçekleşti. Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 30’un altında kaldı.

Bu veriler, Türkiye'nin konut piyasasındaki dengesizliğin yalnızca iç dinamiklerden değil, aynı zamanda küresel ortalamaların da çok ötesinde bir tabloyu yansıttığını ortaya koyuyor.

Fiyatlar Enflasyonu İkiye Katladı

Resmi verilere göre son beş yılda tüketici enflasyonu yüzde 720 seviyesinde gerçekleşti. Ancak konut fiyatlarındaki artış enflasyonu da ikiye katladı. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli kesimler için ev sahibi olmayı neredeyse imkânsız hale getirdi.

Uzmanlar, gelir artışlarının bu oranları karşılayamaması nedeniyle konutun artık yatırım değil, temel ihtiyaç olarak dahi erişilmesi güç bir mal haline geldiğini belirtiyor.

Ev Sahipliği Oranı Geri Düşüyor

Artan fiyatlar ve alım gücündeki erime, ev sahipliği oranlarında da düşüşe yol açtı. 2014 yılında yüzde 61’in üzerinde olan ev sahipliği oranı, 2023 itibarıyla yüzde 56 seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüş eğiliminin önümüzdeki yıllarda da sürmesi bekleniyor.

Özellikle büyükşehirlerde kira maliyetlerinin satın alma kadar yüksek seviyelere ulaşması, kiracı oranını artırırken, mülk edinme hayalini erteleyenlerin sayısını da artırdı.

Kiralar da Uçuşta: %1.400 Artış

Konut fiyatlarındaki rekor artış, kira piyasasında da benzer bir tabloyu beraberinde getirdi. OECD ülkelerinde son beş yılda kiralar ortalama yüzde 30’a yakın artarken, Türkiye’de kira artışı yüzde 1.400’ü geçti.

Bu artış, özellikle büyükşehirlerde yaşayan kiracıların barınma maliyetinin katlanarak arttığını gösteriyor. Ev sahibi kiracı uyuşmazlıklarının, tahliye davalarının ve kira düzenlemelerine yönelik tartışmaların da bu tabloyla birlikte daha sık gündeme gelmesi bekleniyor.