Ekonomi

Petrol 91 doları aştı: Hürmüz’de trafik alarm veriyor

ABD-İran geçici ateşkesinin uzatılmaması petrol fiyatlarını yeniden hareketlendirdi. Brent 91 doları aşarken gözler Hürmüz Boğazı’na çevrildi.

Abone Ol

Küresel enerji piyasalarında petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes düzenlemesinin uzatılmamasının ardından Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim, arz güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrolün varil fiyatı pazartesi gününü yüzde 2,65 yükselişle 90,87 dolardan tamamladıktan sonra Asya işlemlerinde 91,14 dolara kadar çıktı. ABD tipi ham petrol ise 85 doların üzerine yerleşti. Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemi sayısında yaşanan sert düşüş de piyasaların odağında bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki hareketlilik tahvil ve hisse piyasalarına da yansıdı.

Brent petrol fiyatı yeniden 91 doların üzerine çıktı

Petrol piyasasındaki hareketlilik haftanın ilk işlem gününde belirginleşti. Brent petrolün varil fiyatı pazartesi gününü yüzde 2,65 artışla 90,87 dolar seviyesinde tamamladı.

Yeni günün Asya işlemlerinde yükselişin devam etmesiyle Brent petrol 91,14 dolara kadar çıktı.

ABD tipi ham petrolün fiyatı ise önce 84,50 dolar seviyesine yükseldi, ardından 85 doların üzerine yerleşti. Böylece her iki petrol türü de temmuz ayının sonlarından bu yana görülen yüksek fiyat bölgelerine yeniden yaklaştı.

Petrol türü Önceki seviye Son görülen seviye
Brent petrol 90,87 dolar 91,14 dolar
ABD tipi ham petrol 84,50 dolar 85 dolar üzeri
Brent günlük değişim %2,65 artış -

ABD-İran ateşkesinin uzatılmaması piyasayı hareketlendirdi

Petrol fiyatlarındaki yükselişin arkasındaki temel gündem maddelerinden biri ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes düzenlemesinin uzatılmaması oldu.

Verilen bilgilere göre ABD yönetimi 60 günlük sürenin ardından yeni bir uzatma düşünmediğini açıkladı. İran tarafının da kalıcı anlaşma girişimlerinin sonuçsuz kalması halinde askeri tutumunu sertleştirebileceğine yönelik mesajlar verdiği belirtildi.

Diplomatik belirsizliğin artması, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin önemini daha da artırdı.

Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği sert şekilde geriledi

Enerji piyasalarının asıl dikkatini çeken gelişmelerden biri Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği oldu.

Aktarılan gemi takip verilerine göre cumartesi günü boğazdan yalnızca beş emtia gemisi geçti. Pazar günü ise takip sistemlerine yansıyan herhangi bir geçiş olmadığı belirtildi.

Bir önceki hafta sonunda 31 geminin geçiş yaptığı, savaş öncesinde ise günlük toplam gemi trafiğinin 130’un üzerine çıkabildiği ifade edildi.

Bazı gemilerin takip sistemlerini kapatarak hareket edebilmesi nedeniyle bu verilerin tüm geçişleri göstermeyebileceği de belirtiliyor.

Ticari geminin vurulduğu bildirildi

Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerine ilişkin yeni bir gelişme de gündeme geldi.

İngiliz deniz güvenliği otoritesine dayandırılan bilgilere göre bir ticari gemi, bilinmeyen bir cisim tarafından vuruldu. Olay sonucunda geminin makine dairesinde hasar meydana geldiği bildirildi.

Söz konusu gelişme, bölgedeki ticari deniz trafiğine ilişkin endişeleri artırırken enerji taşımacılığının güvenliği yeniden piyasaların ana gündemlerinden biri haline geldi.

Hürmüz Boğazı petrol piyasası için neden kritik?

Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Normal koşullarda boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçtiği belirtiliyor. Bu miktarın deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine karşılık geldiği ifade ediliyor.

Bu nedenle Hürmüz’de gemi trafiğinde yaşanan herhangi bir aksama, küresel petrol arzına ilişkin endişelerin kısa sürede büyümesine neden olabiliyor.

Son günlerde tanker ve emtia gemisi hareketlerinin belirgin şekilde azalması da Brent petrol fiyatındaki risk primini artıran başlıklardan biri oldu.

Petroldeki yükseliş tahvil faizlerine de yansıdı

Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca petrol piyasasıyla sınırlı kalmadı.

Petrolün daha pahalı hale gelmesinin küresel enflasyonu yeniden artırabileceğine ilişkin endişeler, uzun vadeli devlet tahvillerinde satış baskısını güçlendirdi.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,73 seviyesine yükseldiği, 30 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 5,31’in üzerine çıkarak yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi.

Yatırımcıların bir taraftan ekonomik büyümedeki yavaşlama riskini, diğer taraftan enerji maliyetlerinin enflasyona etkisini fiyatladığı ifade ediliyor.

Petrol ve tahvil faizleri yükselince borsalar geriledi

Petrol fiyatlarıyla tahvil faizlerindeki eş zamanlı yükselişin ABD hisse piyasaları üzerinde de baskı oluşturduğu görüldü.

Önceki seansta S&P 500 ile Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 0,5 gerilerken, Nasdaq Bileşik Endeksi de günü düşüşle tamamladı.

Enerji maliyetlerinin yükselmesi şirketlerin üretim ve taşıma giderlerine ilişkin beklentileri etkilerken, yüksek tahvil faizleri de riskli varlıklara yönelik iştahı baskılayan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Piyasaların bundan sonraki yönünde petrol fiyatlarındaki hareketlilik yakından izlenecek.

Küresel petrol arzına ilişkin endişeler yeniden büyüdü

Petrol piyasasındaki kırılganlığı artıran bir diğer başlık küresel arz görünümü oldu.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın ağustos raporunda, Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat sorunlarının etkisiyle 2026 küresel petrol arzının ortalama 4,3 milyon varil/gün azalabileceği yönünde bir öngörüye yer verildiği aktarıldı.

Temmuz ayında küresel üretimde toparlanma görülmesine rağmen Körfez bölgesindeki üretimin savaş öncesindeki seviyelerin altında kaldığı belirtildi.

Hürmüz Boğazı’ndaki ticari trafiğin yeniden düzenli hale gelmemesi durumunda petrol fiyatlarındaki risk priminin korunabileceği değerlendiriliyor.

Petrol fiyatlarında gözler artık iki kritik gelişmede

Petrol piyasasının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından hem diplomatik temaslar hem de Hürmüz Boğazı’ndaki fiili gemi hareketleri önem taşıyor.

ABD ve İran’dan gelecek yeni açıklamalar, ateşkes veya kalıcı anlaşmaya ilişkin olası gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olabilir.

Bununla birlikte piyasa yalnızca siyasi açıklamalara değil, Hürmüz’den geçen tanker sayısına da odaklanmış durumda. Ticari trafiğin normalleşip normalleşmeyeceği, küresel petrol arzına ilişkin kaygıların sürüp sürmeyeceği açısından belirleyici başlıklardan biri olacak.