Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, 14 yıl aradan sonra Yunanistan Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Rum lider, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı hedef alan ifadeler kullanırken, Ankara ve Lefkoşa’nın savunduğu egemen eşitlik temelli iki devletli çözüm modelini reddetti. Açıklamalar, Doğu Akdeniz’de artan diplomatik ve askeri gerilim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Hristodulidis İki Devletli Çözümü Reddetti
Atina’da Yunan Parlamentosu kürsüsüne çıkan Nikos Hristodulidis, konuşmasında Kıbrıs meselesine geniş yer verdi. Rum lider, Türkiye’nin adadaki varlığını hedef alan açıklamalar yaparken, KKTC’nin savunduğu egemen eşitlik vizyonuna karşı olduklarını açık şekilde dile getirdi.
Hristodulidis, iki devletli çözüm modelinin kendi tarafları açısından “masada olmadığını” söyledi. Ayrıca Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunarak Kıbrıs meselesinde daha aktif rol alınmasını istedi.
Konuşmada Kıbrıs Barış Harekâtı’na yönelik kullanılan ifadeler de dikkat çekti. Rum liderin açıklamaları, Türkiye ve KKTC cephesinde tepkiyle karşılandı.
Doğu Akdeniz’deki Gerilim Yeniden Gündemde
Hristodulidis’in açıklamalarının zamanlaması diplomasi kulislerinde dikkat çekici bulundu. Özellikle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yürütülen temaslar sonrası gelen bu çıkışın yeni diplomatik süreçlerle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan son dönemde Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik de yeniden gündeme taşındı. GKRY’nin ABD, Fransa ve İsrail ile geliştirdiği savunma iş birlikleri bölgedeki dengeler açısından yakından takip ediliyor.
Uzmanlar, Kıbrıs çevresinde yaşanan gelişmelerin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda enerji ve güvenlik eksenli stratejik hesaplarla bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Türkiye ve KKTC’den Egemen Eşitlik Vurgusu
Türkiye ve KKTC yönetimi son dönemde çözüm modelinin ancak egemen eşitlik temelinde ilerleyebileceğini savunuyor. Ankara, Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini sık sık vurguluyor.
Rum tarafının açıklamalarının ardından gözler yeniden Doğu Akdeniz’deki diplomatik temaslara çevrildi. Bölgedeki askeri hareketlilik ve yeni savunma anlaşmaları da tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Uzmanlara göre son açıklamalar, Kıbrıs meselesinde taraflar arasındaki pozisyon farkının sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.