Ahi Evren ve Yavuz Selim Kemik Hastanelerimizin “özelleştirme” adı altında birilerine devredilme girişimlerini kabul etmiyoruz. Bu hastaneler, yıllardır halkımıza hizmet veren, aktif şekilde kullanılan ve şehrimizin sağlık yükünü taşıyan önemli kurumlardır.
Hastaneler henüz taşınmadan, Şehir Hastanesi tam anlamıyla devreye girmeden böyle bir konunun gündeme getirilmesi; kamu yararından uzak, iktidar anlayışına yakın olanlara peşkeş çekilmesi anlayışının göstergesidir. Üstelik bu iki hastanenin bulunduğu alanlar, Trabzon’un en kıymetli ve stratejik noktalarıdır. Bu değerli arazilerin özelleştirme yoluyla devredilmesi, asıl amacın ne olduğunu da ortaya koyuyor.
Unutulmamalıdır ki bu alanlar; bu şehrin insanlarının ortak hakkıdır. Halkın hastaneleri, kamu yararına aykırı şekilde satılamaz, devredilemez.
Öte yandan Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin, Ahi Evren Hastanesi arazisinde 160 yataklı engelsiz yaşam merkezi kurulacağı yönünde verdiği söz ortadayken; bugün bu alanın aceleyle özel sektöre devredilmek istenmesi, kamu kaynaklarının plansız ve verimsiz kullanıldığını açıkça göstermektedir.
Açıkça ifade ediyoruz:
Bu yaklaşım, kamu malını koruma sorumluluğundan uzak; “satarız olur biter, Babalar gibi Satarız” anlayışının bir yansımasıdır.
Bizler, şehrimizin değerlerinin korunmasından, kamu yararının gözetilmesinden ve halkın hakkının savunulmasından yanayız. Bu nedenle söz konusu özelleştirme girişimlerinin derhâl durdurulmasını talep ediyoruz.