Türkiye

TÜİK 2025 Doğum Verilerini Yayınladı; Türkiye’de Çocuk Sayısı ve Doğum Hızı Geriliyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Doğum İstatistikleri verileri, Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüşün tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koydu. 2001 yılında 2,38 çocuk olan toplam doğurganlık hızı, 2025 itibarıyla 1,42’ye kadar geriledi. Uzmanların “nüfusun kendini yenileme seviyesi” olarak kabul ettiği 2,10 eşiğinin altında kalan Türkiye’de, son yıllardaki düşüş eğilimi dikkat çekici boyutlara ulaştı.

Abone Ol

TÜİK Alarm Verdi: Türkiye’de Doğurganlık Hızı 1,42’ye Geriledi

Açıklanan verilere göre yalnızca doğurganlık oranları değil, canlı doğum sayıları da ciddi şekilde azaldı. 2001 yılında 1 milyon 323 bin seviyesinde olan canlı doğum sayısı, 2025 yılında 895 bin 374’e düştü. Veriler, Türkiye’de aile yapısı, yaşam koşulları, ekonomik durum ve eğitim seviyesindeki değişimlerin demografik yapıyı doğrudan etkilediğini ortaya koydu.

Şanlıurfa Zirvede, Bartın Son Sırada Yer Aldı

TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’da kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 3,15 olarak hesaplandı. Şırnak 2,53 çocuk ile ikinci sırada yer alırken, Mardin ise 2,23 çocuk oranıyla dikkat çekti.

Doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise Bartın olarak kayıtlara geçti. Bartın’da toplam doğurganlık hızı 1,09 çocuk seviyesinde kaldı. Bartın’ı İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak takip etti.

TÜİK’in paylaştığı verilere göre:

  • 2017 yılında 57 ilde doğurganlık hızı 2,10’un altındaydı

  • 2025 yılında bu sayı 76 ile yükseldi

  • 1,50’nin altında kalan il sayısı ise 59’a ulaştı

Bu tablo, Türkiye genelinde nüfus artış hızının ciddi biçimde yavaşladığını gösterdi.

Eğitim Seviyesi Arttıkça Doğurganlık Düştü

Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise eğitim düzeyi ile doğurganlık arasındaki ilişki oldu. Eğitim seviyesi yükseldikçe çocuk sayısının azaldığı görüldü.

2025 verilerine göre:

Eğitim Düzeyi Ortalama Çocuk Sayısı
İlkokul Mezunu 2,51
Yükseköğretim Mezunu 1,24

Kentleşme oranı da doğurganlığı etkileyen faktörlerden biri olarak öne çıktı. Kırsal bölgelerde doğurganlık oranı 1,75 çocuk olurken, yoğun kentlerde bu oran 1,33 seviyesinde kaldı.

Uzmanlar, kariyer planlaması, yaşam maliyetleri, konut sorunu ve eğitim süresinin uzamasının çocuk sahibi olma yaşını geciktirdiğini değerlendiriyor.

Türkiye’de İlk Doğum Yaşı Yükseldi

TÜİK verileri, annelerin ilk doğum yaşının da yükseldiğini ortaya koydu. 2001 yılında doğum yapan annelerin ortalama yaşı 26,7 iken, bu rakam 2025 yılında 29,4’e çıktı.

İlk doğumdaki ortalama anne yaşı ise 27,5 olarak hesaplandı. İlk doğum yaşının en yüksek olduğu il Artvin olurken, en düşük yaş ortalaması Şanlıurfa’da görüldü.

Doğum yaşındaki yükseliş, özellikle büyükşehirlerde evlilik yaşının artması ve ekonomik koşullar nedeniyle çocuk planlamasının ertelenmesiyle ilişkilendiriliyor.

Türkiye Avrupa Ortalamasının Üzerinde Kaldı

TÜİK’in Eurostat verileriyle yaptığı karşılaştırmada Türkiye’nin doğurganlık hızında Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde kaldığı görüldü. AB ülkelerinde ortalama doğurganlık oranı 1,34 çocuk seviyesinde hesaplandı.

Türkiye ise 1,42 çocuk oranıyla Avrupa ortalamasının üzerinde yer alsa da, son yıllardaki hızlı düşüş dikkat çekti. Uzmanlar, mevcut eğilimin devam etmesi halinde Türkiye’nin yaşlanan nüfus sorunuyla daha sert şekilde karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.