Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde yayımladığı "İstatistiklerle Çocuk, 2025" raporuyla ülkenin demografik geleceğine dair sarsıcı bir tablo çizdi. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, 86 milyonluk ülke nüfusunun yaklaşık 21,3 milyonu çocuklardan oluşsa da, bu rakamın genel nüfus içindeki payı hızla erimeye devam ediyor. 1970'lerde nüfusun neredeyse yarısını oluşturan çocukların oranı, günümüzde yüzde 24,8'e kadar gerilemiş durumda. Bu düşüş trendi, Türkiye’nin artık "genç ülke" imajından hızla uzaklaştığını ve yaşlanan toplumlar kategorisine doğru süratle ilerlediğini kanıtlıyor.
2060 Projeksiyonu: Çocuksuz Bir Geleceğe mi Gidiyoruz?
TÜİK’in paylaştığı veriler sadece bugünü değil, Türkiye’nin önümüzdeki yüzyılını da mercek altına alıyor. Raporda yer alan nüfus projeksiyonları, demografik dönüşümün geri döndürülemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor. 1990 yılında her 10 kişiden 4’ü çocukken, bu oranın 2060 yılında yüzde 16,9’a, 2100 yılında ise yüzde 14,5’e kadar düşmesi öngörülüyor. Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 17,6’nın şimdilik üzerinde olsak da, Türkiye’nin kendi geçmişine kıyasla yaşadığı bu sert düşüş uzmanları endişelendiriyor. Avrupa'dan genç bir nüfusa sahip olmamız, hızla yaşlandığımız gerçeğini ne yazık ki değiştirmiyor.
Bölgesel Uçurum: Şanlıurfa Zirvede, Tunceli Dipte
Türkiye’nin çocuk haritası, doğu ile batı arasındaki keskin sosyal farklılıkları bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılı verilerine göre, Şanlıurfa yüzde 43,3’lük çocuk nüfus oranıyla Türkiye’nin en "çocuklu" ili olma unvanını korurken; Şırnak ve Mardin bu şehri yakından takip ediyor. Öte yandan listenin son sırasında yer alan Tunceli’de çocuk nüfus oranı sadece yüzde 15,9. Tunceli'yi sırasıyla Edirne ve Kırklareli izliyor. Bu rakamlar, ülkenin bir yarısında eğitim ve sosyal hizmetlerin çocuk odaklı büyümesi gerektiğini, diğer yarısında ise artık yaşlı bakım hizmetlerinin ön plana çıkmaya başladığını açıkça gösteriyor.
Çocuk Yoksulluğu ve Sosyal Dışlanma Tehlikesi
Raporun en can yakıcı bölümü ise ekonomik verilerde gizli. Toplumun genelinde yoksulluk riski yüzde 27,9 iken, bu oran çocuklar söz konusu olduğunda yüzde 36,8’e fırlıyor. Özellikle kız çocuklarında yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinin yüzde 37,8 seviyesine yükselmesi, toplumsal eşitsizliğin en savunmasız grubu hedef aldığını kanıtlıyor. Eğitim alanında beş yaşındaki çocukların okullaşma oranının yüzde 82,5 olması olumlu bir gelişme olarak kaydedilse de, "dışsal yaralanmalar" (kazalar) nedeniyle hayatını kaybeden çocukların sayısındaki artış, güvenli çevre ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.
2025 Yılı Bebek İsim Tercihleri ve Velayet Verileri
TÜİK raporuna göre ailelerin modern isimlere olan ilgisi devam ederken, bazı geleneksel köklerin de korunduğu görülüyor:
| Kategori | En Çok Tercih Edilen İsimler (2025) | Kayıtlı Bebek Sayısı |
| Erkek Bebek | Alparslan, Göktuğ, Metehan | 7.527 (Alparslan) |
| Kız Bebek | Alya, Defne, Gökçe | 8.751 (Alya) |
| Tüm Çocuklar (M) | Yusuf, Mustafa, Ömer | - |
| Tüm Çocuklar (F) | Zeynep, Elif, Ecrin |