Türkiye genelinde yükselen yaşam maliyetleri, profesyonellerin zam dönemlerine bakış açısını temelden sarstı. Dorinsight tarafından Şubat 2026’da tamamlanan kapsamlı çalışma, artık zam sürecinin bir "başarı ödülü" olmaktan çıkıp, temel ihtiyaçları karşılama mücadelesine dönüştüğünü gösteriyor. Araştırmaya katılan 1.500 profesyonelin %45'i, zam dönemlerini kaygı ve hayal kırıklığıyla bekliyor. Eskiden birer motivasyon kaynağı olarak görülen maaş artışları, günümüzde ekonomik bir "hayatta kalma sınırı" olarak tanımlanıyor. Bu durum, şirketlerin insan kaynakları politikalarında kullandığı klasik ödüllendirme yöntemlerinin artık geçerliliğini yitirdiğini kanıtlıyor.
Esnek Çalışma Değil Nakit Artışı Ön Planda
İş dünyasında uzun süredir trend olan esnek çalışma modelleri, özel sağlık sigortaları veya eğitim destekleri, nakit paranın gücü karşısında etkisini kaybetti. Araştırma verilerine göre, çalışanların yarıdan fazlası yan haklar yerine doğrudan bordroya yansıyacak reel bir artış talep ediyor. Finans, teknoloji ve perakende gibi farklı sektörlerde çalışan uzmanlar, cüzdanlarına giren miktarın netleşmesini istiyor. Ekonomik belirsizlikler, profesyonelleri geleceğe dönük kariyer planları yapmak yerine bugünün borçlarını kapatmaya zorluyor. Bu da doğrudan maaş artışını, çalışan sadakatinin en önemli anahtarı haline getiriyor.
Borç Kıskacı: Çalışanların %90’ı Huzursuz
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri ise finansal tabloyu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Türkiye'deki çalışanların sadece %11'i ay sonunda birikim yapabildiğini ifade ederken, %51'lik devasa bir kesim bir sonraki maaş gününü ucu ucuna bekliyor. Daha da vahimi, her 10 çalışandan yaklaşık 3’ü yaşamını sürdürebilmek için her ay borçlanmak zorunda kalıyor. Bu finansal baskı, çalışan bağlılığını da doğrudan vuruyor. Katılımcıların %41'i son altı ayda daha yüksek maaşlı bir iş bulmak için arayışa girdiğini belirtiyor. Mevcut iş yerinden ayrılma kararında "yüksek maaş teklifi" artık rakipsiz bir belirleyici unsur olarak öne çıkıyor.