AHESEN’den Aile Hekimliği Çalışanları İçin Çağrı
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, aile hekimliği sisteminde görev yapan hekim, ebe ve hemşirelerin uzun süreli hastalık durumunda ciddi hak kayıpları yaşadığını duyurdu. AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, kanser tedavisi, ağır kaza, kalp krizi ve yoğun bakım gibi durumlarda 180 günü aşan sağlık raporlarının sözleşme feshiyle sonuçlanabildiğini belirtti. Sağlık çalışanlarının hastalandığında hem gelir kaybı hem de iş güvencesi riskiyle karşılaştığını ifade eden Kandemir, mevcut uygulamanın insani, hukuki ve vicdani açıdan kabul edilemez olduğunu söyledi. Sendika, Sağlık Bakanlığı’na acil düzenleme çağrısı yaptı.
AHESEN Uzun Süreli Hastalık Raporlarına Dikkat Çekti
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, aile hekimliği sisteminde görev yapan sağlık çalışanlarının uzun süreli hastalık raporlarında yaşadığı mağduriyetleri gündeme taşıdı. Sendikaya göre kanser tedavisi gören, ağır kaza geçiren, kalp krizi yaşayan ya da yoğun bakım sürecinden geçen aile hekimi, ebe ve hemşireler yalnızca sağlık sorunlarıyla mücadele etmiyor. Bu çalışanlar aynı zamanda gelir kaybı ve sözleşme feshi riskiyle de karşı karşıya kalabiliyor. AHESEN, 180 günü aşan rapor sürelerinde sözleşmenin feshedilebilmesinin sağlık çalışanları üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirtti.
“Hastalanmak Adeta Lüks Haline Geldi”
AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, mevcut Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin çalışanları mağdur ettiğini söyledi. Kandemir, aile hekimliği çalışanlarının “mevsimlik işçi” gibi değerlendirildiğini savunarak, gelirlerinin fiziken yerine getirilmesi güç performans kriterlerine bağlandığını ifade etti. Ani gelişen hastalıklarda 180 günü aşan rapor sürelerinin hem iş güvencesi hem de mesleki gelecek açısından risk oluşturduğunu belirten Kandemir, aile hekimi, ebe ve hemşirelerin hastalandıklarında korunması gerektiğini vurguladı. Kandemir’e göre mevcut sistem, sağlık çalışanlarının hastalık dönemlerinde güvence ihtiyacını karşılamıyor.
“Bu Uygulama Hiçbir Vicdana Sığmıyor”
Dr. Ahmet Kandemir, hastaları iyileştirmek için görev yapan sağlık çalışanlarının kendileri hastalandığında işlerini kaybetme riskiyle karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Kanser tedavisi gören ya da ağır hastalıkla mücadele eden aile hekimliği çalışanlarının iş güvencesinin ortadan kaldırılamayacağını belirten Kandemir, mevcut uygulamaya sert tepki gösterdi. Uzun süreli hastalık halinde sözleşme feshi riskinin ortaya çıkmasının, sağlık çalışanlarını hem ekonomik hem de psikolojik açıdan zor durumda bıraktığı ifade edildi. AHESEN, bu tablonun ne insani ne hukuki ne de vicdani olarak savunulabileceğini belirtti.
İzin Dönemlerinde Ücret Kesintisi İddiası
AHESEN, aile hekimliği çalışanlarının yaşadığı mağduriyetin yalnızca uzun süreli hastalıklarla sınırlı olmadığını da açıkladı. Sendikaya göre yıllık izin, doğum izni, babalık izni ve gebelik izni gibi temel yasal hakların kullanıldığı dönemlerde de aile hekimi, ebe ve hemşirelerin ücretlerinde kesinti yapılabiliyor. Bu durum, çalışanların yasal haklarını kullanırken maddi kaygı yaşamasına neden oluyor. Sendika, sağlık çalışanlarının izin haklarını kullanırken gelir kaybı endişesi taşımaması gerektiğini belirtti. AHESEN’e göre sistem, hem iş güvencesi hem de gelir güvencesi sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmeli.
Sağlık Bakanlığı’na Düzenleme Çağrısı
AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak aile hekimliği çalışanlarının uzun süreli hastalık nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmemesini istedi. Kandemir, performans kaynaklı gelir kayıplarının önlenmesi ve sağlık çalışanlarının izin dönemlerinde maddi kayba uğramayacağı yeni bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Sendika, aile hekimi, ebe ve hemşirelerin hem hastalık hem de izin süreçlerinde güvence altına alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı. AHESEN’in çağrısı, aile hekimliği sisteminde çalışanların sosyal hakları ve iş güvencesi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.





