Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla enflasyon, asgari ücret ve emekli maaşları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Yılın ilk üç ayında açıklanan veriler, fiyat artışlarının hız kesmediğini ortaya koyarken, mevcut ücret seviyelerinin alım gücünü korumakta yetersiz kaldığı görülüyor.
SGK Uzmanı Özgür Erdursun, Türkiye’de yükselen enflasyonun asgari ücret ve emekli maaşları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, alım gücündeki kaybın hızlandığını belirtti. Üç aylık enflasyon güncellemesi ve şartlı ara zam modeli öneren Erdursun, temmuz ayında yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bir artış ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla enflasyon, asgari ücret ve emekli maaşları üzerinde belirleyici olmaya devam ederken, alım gücündeki gerileme tartışmaların merkezine yerleşti. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, yılın ilk üç ayında açıklanan enflasyon verilerinin ardından mevcut ücret seviyelerinin yetersiz kaldığını vurguladı.
Enflasyon karşısında ücretler geride kaldı
Ocak ayında yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96 olarak gerçekleşen enflasyonun martta da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gelmesi beklenirken, yılın ilk çeyreğinde fiyat artışlarının hız kesmediği görülüyor. Bu tabloya rağmen 2026 için belirlenen net asgari ücret 28 bin 75 TL seviyesinde kaldı. TÜRK-İŞ verilerine göre ise dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32-33 bin TL bandına, yoksulluk sınırı ise 105 bin TL’nin üzerine çıktı. Böylece asgari ücret daha yılın başında temel ihtiyaçların altında kaldı.
Emekli ve memur gelirleri de baskı altında
Erdursun’a göre benzer bir tablo emekli ve memurlar için de geçerli. Enflasyon farkı ödemelerinin altı aylık periyotlarla yapılması nedeniyle gelir artışları gecikmeli yansıyor. Bu durum, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde maaşların hızla erimesine neden oluyor. Ocak ayında asgari ücrette ve en düşük emekli aylığında yapılan artışların ise genel maaş seviyesini yukarı taşımakta yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Ara zam tartışmaları ve temmuz beklentisi
2026 yılı için belirlenen hedef enflasyon doğrultusunda asgari ücrete ara zam yapılmasının kesin olmadığına işaret eden Erdursun, mevcut politikanın yıl başında yapılan artışın tüm yılı kapsaması üzerine kurulu olduğunu belirtti. Ancak enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi halinde temmuz ayında oluşacak altı aylık farkın yüzde 20 seviyelerine yaklaşabileceği değerlendiriliyor.
Dengeli artış için 5 aşamalı model
Erdursun, ücret artışlarının yalnızca çalışanları değil, bütçe dengeleri ve işveren maliyetleri üzerinden tüm ekonomiyi etkilediğini belirterek çözüm için beş aşamalı bir çerçeve önerdi. Buna göre enflasyon farkının üç aylık dönemlerle güncellenmesi, asgari ücrette belirli eşiklere bağlı ara zam mekanizmasının kurulması, ücret politikasının eğitim ve tecrübeye göre yeniden dengelenmesi, enflasyon düşmeden yapılan artışların kalıcı olmayacağı gerçeğinin gözetilmesi ve tüm adımların istihdam ile verimliliği destekleyecek şekilde planlanması gerektiği vurgulandı.




