Rize iş dünyasının köklü aktörlerinden Atılgan Şirketler Topluluğu, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan tüm makroekonomik zorluklara rağmen kurumsallaşma, verimlilik ve stratejik yatırım hamleleriyle büyümesini sürdürüyor. Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sami Atılgan, holdingin son 2,5 yıllık dönüşüm sürecini, otomotivden turizme, denizcilikten dış ticarete kadar uzanan geniş faaliyet ağındaki yeni hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

Atılgan Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sami Atılgan, yaklaşık 2,5 yıldır Rize’de yeni bir yönetim anlayışıyla şirketlerini daha verimli ve kurumsal bir yapıya kavuşturmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirtti. Bu süreçte otomotiv sektöründen turizme, yat imalatından yedek parça ticaretine kadar birçok alanda önemli adımlar attıklarını ifade eden Atılgan, özellikle Ford bayiliklerinin Rize’de 2025 yılında en çok araç satan bayi olmayı başardığını vurguladı.

Renault markasının da binek araç grubunda güçlü bir satış performansı sergilediğini sözlerine ekleyen Atılgan, “Bu süreçte daha kurumsal ve daha verimli çalışabilecek bir yapıyı yönetimsel anlamda da hayata geçirmeye gayret ettik. Son yıllarda bazı düşüşler yaşamış olsak da özellikle servis hizmetlerinde ciddi bir gelişim ve büyüme sürecine girdik; bu gelişim de artarak devam ediyor. Attığımız adımların olumlu karşılıklar bulduğunu memnuniyetle söyleyebilirim" dedi.

Atılgan, grubun turizm sektöründeki yatırımları kapsamında Kaçkar Oteli’nin yeniden dizayn edildiğini ve farklı bir konseptle misafirlerini ağırlamaya hazır hale getirildiğini belirtti. Otelin yeni yüzüyle bu yıl itibarıyla hizmet vermeye başlayacağını ifade etti.
Grubun en dikkat çekici stratejik atılımlarından biri ise tersane ve imalat sektöründe gerçekleştiğine vurgu yapan Atılgan, denizcilik sektöründe tarihi bir adım atarak kendi üretimi olan ilk yatı deneme sürüşü aşamasına getirdiklerini kaydetti.Geleneksel iş kollarının yanı sıra alt sektörlerinde yer alan katma değerli üretime de odaklandıklarını belirten Atılgan, tekne ve yat imalatı alanındaki faaliyetlerin somut bir başarıya dönüştüğünü müjdeledi.

İlk AR-GE ve üretim denemesi olarak 9 metrelik bir yatın imalatını başarıyla tamamladıklarını kaydeden Salih Sami Atılgan, "Şu anda bu ilk yatımızı deneme sürüşleri aşamasına getirdik. Bu alandaki faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" diyerek denizcilik sektöründeki iddialarının altını çizdi.
Atılgan, pazar dinamiklerini yakından takip ettiklerini belirterek, yedek parça toptan ticareti ve dış ticaret faaliyetlerini de aynı kararlılık ve tempo ile kesintisiz olarak sürdürmeye devam ettiklerini ifade etti.
Atılgan, Türkiye ve dünya ekonomisinin içinden geçtiği türbülanslı süreci ve bu süreçte iş dünyasının karşılaştığı makroekonomik engelleri samimi bir dille masaya yatırdı. Yüksek faiz, yüksek enflasyon ve küresel krizlerin gölgesinde risk alarak yatırımlarına devam ettiklerini belirten Atılgan, tüm zorluklara rağmen uyguladıkları modern iş teknikleri sayesinde ayakta kaldıklarını ve geleceğe daha güçlü ilerlediklerini vurguladı.
Yatırım ve kurumsallaşma hamlelerinin oldukça kritik bir finansal iklimde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Atılgan, reel sektörün yaşadığı zorlukları şu sözlerle özetledi: "Elbette bu çalışmaların tamamı; Türkiye’de ekonomik daralmanın yaşandığı, finansmana erişimde zorlukların ortaya çıktığı, yüksek enflasyon ve yüksek faiz ortamının hakim olduğu bir dönemde gerçekleştirildi. Böyle bir süreçte yeni yatırımlara ve yeni iş alanlarına yönelmiş olmamızın doğal olarak birtakım zorlukları da beraberinde getirdiğini ifade etmek isterim. Bizim açımızdan da oldukça zorlu bir dönem oldu."
Ekonomik iyileşme sürecinin hem makro hem de mikro düzeyde uzamasına neden olan dışsal faktörlere değinen Atılgan; jeopolitik risklerin ve yaşanan büyük felaketlerin piyasalar üzerindeki baskısına dikkat çekti. İşletmelerin bu süreçte çok yönlü bir direnç testinden geçtiğini belirten Atılgan, toparlanmayı geciktiren ana unsurları şöyle sıraladı: “Yakın coğrafyadaki Ukrayna savaşı ve Körfez bölgesinde yaşanan sıcak gelişmeler. Dönemsel olarak baş gösteren siyasi belirsizlikler. Ülkeyi derinden sarsan deprem felaketi.”

Atılgan, tüm bu olumsuz tablonun Atılgan Grubu bünyesinde nasıl göğüslendiğini ise uyguladıkları stratejik yönetim modelleriyle açıkladı. Dışsal krizleri içsel verimlilik hamleleriyle dengelediklerini belirten Atılgan, "Bu gelişmeler işletmelerimizi de belirli ölçülerde etkiledi. Buna rağmen verimlilik, iş yapış biçimleri ve daha ileri tekniklerin uygulanması yönündeki çalışmalarımızın olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebilirim" diyerek operasyonel dönüşümün önemine vurgu yaptı.
Atılgan, hem grubun kararlı duruşu hem de Türkiye ekonomisinde orta vadede beklenen makroekonomik toparlanmanın bir araya gelmesiyle, şirket olarak hedefledikleri büyüme noktasına çok daha güçlü ve emin adımlarla ilerleyeceklerine olan inancını tam olduğunu belirtti.
Atılgan; finansal zorluklar nedeniyle bugüne kadar arzu edilen seviyede odaklanılamayan ikinci el araç, kiralama, dış ticaret ve yedek parça alanlarında güçlü bir altyapı kurduklarını belirterek, makroekonomik toparlanmayla birlikte büyük bir atılım sürecine gireceklerini ilan etti.
Şirketin Rize'deki güçlü otomotiv mirasını yeni alanlara entegre etme kararlılığında olduklarını belirten Salih Sami Atılgan, daha önce faaliyet göstermedikleri segmentlere yönelik stratejik planlarını paylaştı. Finansmana erişim ve piyasa koşulları nedeniyle bu alanlarda istedikleri hızlı çıkışı yapamadıklarını dürüstçe aktaran Atılgan, yeni dönemin ipuçlarını verdi: “Özellikle Rize’de otomotiv sektöründe ikinci el araç ve kiralama alanlarında daha önce faaliyet göstermemiştik. Ancak finansal zorluklar nedeniyle bu alanlarda arzu ettiğimiz ölçüde bir atılım yapamadık. Önümüzdeki süreçte bu alanları geliştirmeyi öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz."
Atılgan ayrıca, mevcut sıfır araç satışı ve yetkili servis hizmetlerinde de çıtayı daha yukarı taşıyacak çok önemli fırsatlara ve pazar potansiyeline sahip olduklarının altını çizdi.
Grubun finansal omurgasını oluşturan ana iş kollarında yaşanan daralmayı gizlemeyen Atılgan, piyasadaki ekonomik konjonktürün en çok toptan ticaret ve ihracat kanallarını baskıladığını ifade etti. "Ana lokomotif iş alanlarımızdan biri olan yedek parça toptan ticareti ve dış ticaret tarafında ise ekonomik koşulların etkisini daha yoğun hissettik ve hedeflediğimiz gelişim seviyesine tam anlamıyla ulaşamadık" diyen deneyimli iş insanı Salih Smi Atılgan, buna rağmen kriz dönemini boş geçirmediklerini ve içeride büyük bir hazırlık yaptıklarını şu sözlerle aktardı: “Yaşanan tüm piyasa sıkışıklığına rağmen, şirket bünyesinde gelecekteki büyümeyi göğüsleyecek güçlü bir altyapı oluşturulmuş durumda. Önümüzdeki süreçte makroekonomik politikalarda sağlanacak kararlılık ve iyileşmeler, bekletilen yeni yatırımların ve atılımların fitilini ateşleyecek.
Geleceğe yönelik iyimser ve kararlı mesajlar veren Atılgan Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sami Atılgan, reel sektörün önünü görebilmesi adına makroekonomik dengelerin yerine oturmasının kritik önemde olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle noktaladı:"İnşallah önümüzdeki dönemde makroekonomik iyileşmeler ve sektörlerimizde ortaya çıkacak pozitif gelişmelerle birlikte işlerimizi çok daha ileri ve farklı bir noktaya taşıyacağız. Yeni yatırımlarımızın ve atılımlarımızın devam edeceğine inanıyoruz." ALİHAN TELATAR





