"Bir oyun felsefemiz yok"
Maçın taktiksel analizini kaleme alan Mustafa Çulcu, millilerin sahada belirli bir felsefeden uzak olduğunu belirterek, "Biz, ya çok öne çıkıyor savunma güvenliğini bırakıyoruz ya da çok geriye yaslanıyor, rakibe geniş alan bırakıyoruz. Modern futbolun gereği takım oyununda sıkıntılıyız. Bir oyun felsefemiz yok." değerlendirmesinde bulundu.
Çulcu, kaleci Uğurcan'ın kapattığı köşeden yediği erken golün ardından takımın tamamen doğaçlama oynamaya başladığını ve savunmada bırakılan derin boşlukların Belçika'nın geçiş oyununa zemin hazırladığını ifade etti.
"Montella için ayrılan sürenin sonuna geldik"
Teknik direktör Vincenzo Montella'nın formasyon inadını hedef alan Çulcu, "Montella'ya bu lig ağır geldi. 4-6-0 girdabından çıkamadı, inadından vazgeçemedi." derken, İtalyan çalıştırıcıyla yolların ayrılması gerektiğini, "Dünya Kupası'dan bu yana futbolumuzda tükeniş ve çöküş devam ediyor. Montella için ayrılan sürenin sonuna geldik. Bu kötü süreç ve sonuçlar ona yazar." sözleriyle savundu.
Çulcu ayrıca, müsabakanın Hint asıllı Norveçli hakemi Rohit Saggi'nin maçı bozmayan, başarılı bir yönetim sergilediğini aktardı.
"Bunlar bizim çocuklarımız"
Milli Takım'a sahip çıkılması gerektiğini savunan Murat Özbostan, "Bunlar bizim çocuklarımız… Ne olursa olsun onlara sahip çıkmalıyız. Çünkü vurmak, kırmak, suçlamak kolay; asıl zor olan, kötü günde de sahip çıkabilmek. Bir maç kötü geçer, bir oyuncu hata yapar, gol kaçar; hemen herkes suçlu aramaya başlar. Sosyal medyada birkaç cümleyle futbolcuları yerden yere vurmak kolaydır. Peki ya sonrası? Bizim bir milli takımımız, bir de Ay-Yıldızlı formamız ve bayrağımız var. Bu değerlere sahip çıkacak olan yine biziz." ifadelerine yer verdi.
"Mağlup olabilirsin ayıp değil ama..."
Murat Özbostan Milli futbolcuları şu sözlerle eleştirdi; "Kazandıkları zaman alkışlamak kolaycılıktır. Asıl mesele, işler kötü gittiğinde onların yanında durabilmektir. Ama onların da böyle oynamaya hakkı yoktur. Mağlup olabilirsin ayıp değil ama mücadele edeceksin."
"Montella gönderilsin demiyorum"
Özbostan yazısında Montella eleştirisine de yer verdi. Murat Özbostan, "Elbette milli takımda sorunları konuşacağız, yanlışları eleştireceğiz, kötü oyunun hesabını soracağız, teknik tercihleri tartışacağız. Ancak eleştirmek başka, yıkmak başka. Milli takımda bir sıkıntı olduğu açık. Montella'nın performansı da elbette tartışılmalıdır. Bazı basın toplantılarında yaptığı açıklamalar yanlıştır. İtalya ile Türkiye'nin takım değerini mukayese etmek saçma. Fransa'nın takım değeri daha yüksekti mesela! Bir teknik adamın görevi saha içini anlatmaktır. "Montella hemen gönderilsin" demiyorum. Çünkü böyle bir yaklaşım, milli takımın sorunlarını çözmek yerine yalnızca günlük tartışmayı sonlandırır. Ancak bunun tersi de doğru değildir." sözlerine yer verdi.
"Bu ülkenin golcüsü yok"
Türkiye Futbol Federasyonu'nun sorunu doğru teşhis edip gerekirse radikal kararlar alması gerektiğini belirten yazar, yıllardır süregelen santrfor krizine de farklı bir parantez açtı. Milli takım hocasının sadece hazır oyuncuları seçmekle kalmayıp yetenek arayışına da girmesi gerektiğini savunan Özbostan, "Bence asıl üzerinde durmamız gereken meselelerden biri de "Bu ülkenin golcüsü yok" tartışmasıdır. Gerçekten yok mu? Yoksa biz mi yeterince aramıyoruz?" diyerek teknik heyetin kadro mühendisliğini sorguladı.
Maçın ardından yorumcu Nihat Kahveci, Kontraspor YouTube kanalında izleyici karşısına geçti.
"Bu çocuk 180 dakika anası ağladı"
Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın maçın ardından istifa etmesi gerektiğni söyleyen Nihat Kahveci, "Montella’nın bu takımdan gitmesine sana artı bir sebep söylüyorum. Dakika 76 Lukaku’nun golü. Maç 3-0. Bu çocuk 180 dakika anası ağladı. Fransa Kocaeli’de, oradan Bursa’ya geçti. Çamurdan anası ağladı anası. Bütün Türk milleti üzüldü onun çabasını kendisi de karşılığını da alamadığı için. Verdiği pasların, attığı şutlar için. Bugün yine ilk yarıda her yerde. İkinci yarı da her yerde. Yorulmuş 3-0. İtalya maçına Arda’yı dinlendir de o sarıyı yiyip cezalı olmasın. 3-0’da al bari Arda’yı dinlendir. Çocuk 9 günde üçüncü maçını oynuyor. Tek başına her yerde. Onu bile yapamayan bir teknik direktör var sahanın kenarında. Hemen gitmeli de. İtalya’da tam valizini toparlar. Yakın diye orada bırakır." dedi.
"Bu kadar olmaz!"
"Yazık, son dönemlerde A Milli Futbol Takımı’nın maçlarından sonra son 6 maçtır keyifsiz bir şekilde karşınıza çıkıyoruz. Sinirli bir şekilde karşınıza çıkıyoruz. Her maçta gol yedik. Avustralya’dan iki tane yedik. Paraguay’dan bir tane yedik. Amerika’dan iki tane yedik. Fransa’dan bir tane yedik. İtalya’dan 4 tane yedik. Belçika’dan üç tane yedik, 5 olurdu. Bu kadar olmaz."
"23 tane şut attık. Daha napalm?"
Belçika karşısında çok şut çektiğimizi vurgulayan ve buna dikkat çeken Kahveci, "Bak attık abi attık. Vallahi attık, billahi attık. İlk yarı Arda’yla attık. Bir tane vurdu kalecinin üstüne. İstatistiği biliyoruz. Bu notları boşuna almıyoruz, yer yok daha yazacak. Atmadık diyen afedersin ama yalancıdır. Abdülkerim de attı. Hem kafasıyla vurdu hem de ayağıyla. Merih de attı. İlk yarı bir tane 30’dan vurdu. İkinci yarı da sol ayağıyla kaçırdı. Oğuz da vurdu. İsmail de vurdu. Bartuğ’da vurdu. Arda kaç tane vurdu? Yunus vurdu ikinci yarı girer girmez. Deniz girdi, o da vurdu yan ağları gitti. İlhan girdi, İlhan da vurdu. Hepsini sayıyorum ya ezberden. Sonuç 0. Bunları mı konuşalım bu seviyede. Anladın mı? Ben Montella’dan önce istatistiği veriyorum. 23 tane şut attık. Daha napalm diyorum? Montella’dan önce ben söyledim, beni eleştirin." ifadelerini kullandı.





