Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen el ayak ağız hastalığı, yaz aylarında ortak kullanım alanlarının artmasıyla daha hızlı yayılabiliyor. Hastalığın oyun alanları, kreşler ve havuz gibi çocukların yakın temas kurduğu ortamlarda kolaylıkla bulaştığını belirten Dr. Elif Öztürk, ailelerin hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Her mevsimde görülebilmekle birlikte özellikle yaz aylarında artış gösteren 5 yaş altı çocuklarda daha sık görülen el ayak ağız hastalığının yüksek bulaşıcılığı nedeniyle ailelerin hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini belirten Doktor Elif Öztürk, döküntülerin suçiçeğiyle karıştırılabileceğini söyledi. Dr. Öztürk, hastalığın çoğunlukla destek tedavisiyle 7-10 gün içinde iyileştiğini ifade etti.
"Yaz aylarında bulaş riski artıyor"
El ayak ağız hastalığının genellikle temas yoluyla bulaştığını söyleyen Dr. Elif Öztürk, "Yaz dönemlerinde çocukların oyun alanları, kreşler ve havuz gibi ortak kullanım alanlarında daha fazla vakayla karşılaşıyoruz. Çocukların yakın temas halinde olması nedeniyle hastalığın bulaşması oldukça kolay oluyor. Bu nedenle özellikle yaz aylarında vaka sayılarında artış görüyoruz" dedi.
Ateş ve boğaz ağrısıyla başlıyor
Hastalığın ilk belirtilerine değinen Dr. Öztürk, "Genellikle ateş, halsizlik ve boğaz ağrısıyla başlıyor. Ardından ağız içinde ağrılı yaralar oluşuyor. El avuçlarında, ayak tabanlarında, bazen kalça ve genital bölgede içi sıvı dolu kabarcıklar görülebiliyor. Döküntülerin şiddeti çocuktan çocuğa değişebiliyor. Özellikle küçük çocuklarda daha ağrılı seyredebiliyor" diye konuştu.
"Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor"
Tedavide en önemli noktanın yeterli sıvı alımı olduğunu vurgulayan Dr. Öztürk, ""Özellikle sıvı alımı bu hastalıkta çok önemli. Eğer çocuk yeterli sıvı alamıyorsa, idrar miktarı azaldıysa, çocuk çok halsizleştiyse, genel durumu kötüleştiyse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aslında hastalığa baktığımızda çocukların büyük çoğunluğunda destekleyici tedaviyle geriliyor. Bu dönemde en önemli şey çocukların sıvı alımına dikkat etmek. Yeterli sıvı alımının desteklenmesi, biraz ağrılı olabiliyor ağız içindeki lezyonlar. Dolayısıyla daha soğuk, yumuşak, kolay yutulabilen gıdaları tercih etmek önemli. Mümkün olduğunca çok sıcak, baharatlı, çocukların yemek yerken canını yakabilecek gıdalardan kaçınmak aslında bu dönemde çok önemli. Çünkü ağız içi yaralar beslenmeyi ciddi derecede bozabiliyor ve hastane başvurularında en çok bu şikayetler oluşturuyor."
"En önemli özelliği bulaşıcılığın yüksek olması"
Hastalığın bulaşma yolları hakkında bilgi veren Doktor Elif Öztürk şu ifadeleri kullandı:
"Aslında basit seyreden bir hastalık ama en önemli özelliği bulaşıcılığın yüksek olması. Özellikle çocukların ağız ve burun salgıları, tükürük gibi salgılar, yakın temas, bu içi sıvı dolu kabarcıklarla temas etmekle çok rahat bulaşır. O yüzden bulaştırıcılığı çok yüksek diyebiliriz ve çocukların beraber oynadığı kreş alanları, havuz, buralarda yakın temas etmeleri hastalığı hemen kapmaları için yeterli."
"Antibiyotik bu hastalıkta kullanılmıyor"
El ayak ağız hastalığının virüs kaynaklı olduğuna dikkat çeken Dr. Öztürk, antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığını belirterek şunları söyledi:
Mümkün olduğunca antibiyotiklerden kaçınıyoruz. Çünkü bu aslında virüs enfeksiyonunun neden olduğu bir hastalık. Dolayısıyla destekleyici tedavi dediğimiz çocuğun ateşinin düşürülmesi, istirahat etmesinin sağlanması, beslenmesine dikkat edilmesi hastalığın kendi kendine iyileşmesi için yeterli. Bazı destekleyici vitaminlerden faydalandığımız zamanlar olabiliyor. Ağız içi yaralar için kullandığımız bazı lokal tedaviler olabiliyor. Ama antibiyotikler bu hastalık için tedavi dahilinde değil."
Hijyen kuralları bulaşın önlenmesinde kritik rol oynuyor
Hastalığın yüksek bulaşıcılığı nedeniyle hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öztürk, "Çocukların kullandığı bardak, tabak, kaşık ve havlu gibi eşyalar ortak kullanılmamalı. Oyuncaklar, sık temas edilen yüzeyler ve oyun alanları düzenli olarak temizlenmeli. Hastalık döneminde çocukların diğer çocuklarla yakın temasının sınırlandırılması bulaşın önlenmesi açısından büyük önem taşıyor" dedi.
"Döküntüler suçiçeğine bezeyebiliyor"
El ayak ağız hastalığındaki bazı döküntülerin suçiçeğine benzeyebildiğini belirten Dr. Elif Öztürk, "Döküntüler suçiçeğinin bazı lezyonlarına benzeyebiliyor. Biz bunu muayenelerde ayırt edebiliyoruz, ayırt edemediğin iz yerde mutlaka hekim muayenesi gerekiyor diyebilirim" dedi.
Dr. Elif Öztürk, ailelere hijyen kurallarına özen göstermeleri ve hastalık döneminde çocukların diğer çocuklarla temasını mümkün olduğunca sınırlandırmaları çağrısında bulundu.






