İstanbul Bilgi Üniversitesi Kararı Resmi Gazete’de Değişti

Kararın ardından üniversitede eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceği bildirildi. YÖK Başkanı Erol Özvar da yaptığı açıklamada, öğrencilerin eğitim hayatının aksamaması, ailelerin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarının haklarının gözetilmesi amacıyla sürecin yeniden değerlendirildiğini belirtti. Yeni karar, öğrenciler, aileler ve yükseköğretim camiası tarafından yakından takip edildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi yeniden açıldı

Resmi Gazete’de yayımlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında daha önce alınan faaliyet izninin kaldırılması kararı yürürlükten kaldırıldı. Kararda, kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair 21 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptal edildiği belirtildi. Bu karar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gereğince alındı. Böylece üniversitenin eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmesinin önü açıldı. Kararın yayımlanmasıyla birlikte öğrenciler ve çalışanlar açısından belirsizlik büyük ölçüde giderilmiş oldu.

Önceki Cumhurbaşkanı Kararı yürürlükten kaldırıldı

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin önceki karar, yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlükten kaldırıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan metinde, kararın YÖK Başkanlığı’nın yazısı üzerine alındığı ifade edildi. Bu gelişme, üniversitenin geleceğine ilişkin tartışmaları da farklı bir noktaya taşıdı. Daha önce alınan kapatma kararının ardından öğrenciler, aileler ve üniversite çalışanları açısından oluşan endişeler, yeni karar sonrasında yerini rahatlamaya bıraktı. Eğitim faaliyetlerinin devam edecek olması, özellikle öğrencilerin akademik süreçlerinin aksamaması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

YÖK Başkanı Özvar’dan açıklama geldi

YÖK Başkanı Erol Özvar, kararın ardından yaptığı açıklamada İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini duyurdu. Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öğrencilerin eğitim hayatının aksamaması, ailelerin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarının haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirdiğini söyledi. Kararın güncellendiğini belirten Özvar, öğrenciler, aileler ve üniversite çalışanlarının herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönünde güçlü bir irade ortaya konulduğunu ifade etti. Bu açıklama, kararın gerekçesine ilişkin en dikkat çeken değerlendirme oldu.

“İlk karar zorunlu bir hukuki işlemdi”

YÖK Başkanı Erol Özvar, ilk kararın yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlem olduğunu belirtti. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda sürecin yeniden ele alındığını ifade etti. Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her zaman olduğu gibi öğrencilerin, ailelerin ve üniversite çalışanlarının beklentilerini hassasiyetle gözettiğini dile getirdi. Bu açıklama, karar değişikliğinin yalnızca idari bir işlem olmadığını, aynı zamanda mağduriyetlerin önlenmesine yönelik bir adım olarak değerlendirildiğini gösterdi.

Öğrenciler ve çalışanlar için mağduriyet önlenecek

Yeni kararla birlikte İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetlerinin devam edecek olması, özellikle öğrencilerin akademik takvimleri açısından büyük önem taşıyor. Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatının kesintiye uğramaması, ailelerin sürece dair yaşadığı endişelerin azaltılması ve çalışanların haklarının korunması kararın temel başlıkları arasında yer aldı. YÖK Başkanı Özvar, alınan kararın öğrenciler, aileler ve yükseköğretim camiası için hayırlı olmasını diledi. Resmi Gazete’de yayımlanan bu yeni karar, İstanbul Bilgi Üniversitesi ile ilgili sürecin yeniden şekillendiğini ortaya koydu.

Samsun'da gençlere teknoloji bağımlılığı semineri verildi
Samsun'da gençlere teknoloji bağımlılığı semineri verildi
İçeriği Görüntüle

İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan yeni karar, öğrencilerin eğitim sürecinin kesintisiz devam etmesi ve üniversite çalışanlarının haklarının korunması açısından önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Kaynak: GZT