143 ülke ve 9 bin 446 şehirden toplanan verilerin değerlendirildiği raporda Yeni Delhi, üst üste sekizinci kez dünyanın en kirli başkenti oldu. Dakka, Duşanbe ve Encemine de kirlilik seviyesi yüksek başkentler arasında yer aldı. Hava kalitesinin en iyi olduğu başkentler arasında ise Papeete, San Juan ve Bridgetown öne çıktı. Ankara ise listede 80. sırada değerlendirildi.
Yeni Delhi yine dünyanın en kirli başkenti oldu
Rapora göre Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi, 2025 yılında da yüksek hava kirliliği seviyesini sürdürdü.
Yeni Delhi, üst üste sekizinci kez dünyanın en kirli başkenti olarak kayıtlara geçti. Kentte elektrik üretiminin önemli ölçüde fosil yakıtlara dayalı olması, hava kirliliği açısından dikkat çeken unsurlar arasında gösterildi.
Bangladeş’in başkenti Dakka, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe ve Çad’ın başkenti Encemine de en kirli başkentler arasında yer aldı.
Ankara listede 80. sırada
Türkiye’nin başkenti Ankara da raporda hava kalitesi açısından değerlendirilen şehirler arasında yer aldı.
Ankara’nın dünya başkentleri sıralamasında 80. sırada bulunduğu belirtildi.
Raporda dünya genelinde yalnızca 13 ülke ve bölgenin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen yıllık 5 mikrogram/metreküp PM2.5 sınır değerini karşılayabildiği aktarıldı.
En temiz başkentler de açıklandı
Hava kalitesinin en iyi olduğu başkentler arasında Fransız Polinezyası’ndan Papeete ilk sırada yer aldı.
Porto Riko’nun başkenti San Juan ile Barbados’un başkenti Bridgetown da listenin üst sıralarında bulunan başkentler arasında gösterildi.
Raporda ülkeler arasındaki hava kalitesi farklılıklarının enerji kullanımı, sanayi faaliyetleri ve çevresel koşullarla bağlantılı olduğu belirtildi.
PM2.5 hava kirliliğinde önemli gösterge
Raporda hava kalitesi değerlendirmelerinde PM2.5 değerleri dikkate alındı.
PM2.5, havada bulunan ve çapı 2,5 mikrometreden küçük ince partikül maddeleri ifade ediyor. Kaynakta, bu parçacıkların solunum yoluyla akciğerlere kadar ulaşabildiği ve uzun vadede ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği belirtildi.
Orman yangınları hava kalitesini olumsuz etkiledi
2025 yılında hava kalitesindeki bozulmada çevresel faktörlerin de etkili olduğu kaydedildi.
Özellikle Kanada ve Avrupa’da rekor seviyelere ulaştığı belirtilen orman yangınlarının atmosfere yoğun miktarda partikül madde yayarak küresel hava kalitesini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Toz fırtınaları ve volkanik faaliyetler de hava kalitesini etkileyen doğal kaynaklar arasında gösterildi.
Fosil yakıt ve sanayi faaliyetleri öne çıktı
Raporda hava kirliliğinin başlıca kaynakları arasında fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri, ulaşım ve enerji üretimi gösterildi.
Evsel ısınma, tarımsal yakma faaliyetleri ve düşük kaliteli yakıt kullanımının da özellikle gelişmekte olan ülkelerde hava kirliliğini artırdığı belirtildi.
Ayrıca yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı ve dizel jeneratör kullanımının yeni emisyon kaynakları arasında değerlendirildiği aktarıldı.
Temiz enerji yatırımlarına dikkat çekildi
Raporda hava kirliliğiyle mücadelede kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için enerji üretiminde daha temiz kaynaklara geçişin önemine vurgu yapıldı.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının yalnızca emisyonların azaltılması açısından değil, çevresel ve sağlık risklerinin düşürülmesi bakımından da önemli olduğu kaydedildi.





