Disk devrimci emekliler sendikası, Dilek Fidan:

EMEKLİNİN SABRI TÜKENDİ: BU SEFALET DÜZENİNİ REDDEDİYORUZ!

Bugün burada, hakkımızı aramanın yanı sıra, büyük bir onur mücadelesi vermek amacıyla toplanmış bulunuyoruz.

Bu ülkenin her bir karış toprağında alın teri olan, fabrikalarından okullarına, tarlalarından hastanelerine kadar her alanda yıllarca değer üreten biz emekliler, iktidar tarafından devletin sırtında bir yük olarak görülmenin derin kırgınlığı ve öfkesi içerisindeyiz.

Türkiye'de emeklilik yılları artık huzur içinde geçirilecek bir dinlenme dönemi olmaktan çıkmış, acımasız bir hayatta kalma savaşına dönüşmüştür. İktidar, uyguladığı ekonomi politikalarıyla bizleri yoksulluğa mahkûm etmekle yetinmemiş; aynı zamanda yaşam alanlarımıza, sağlığımıza ve soframıza kadar doğrudan müdahale eden otoriter bir sefalet rejimi inşa etmiştir.

84867Fb7 7Dbf 4Ad0 9071 Bf91Cae6Dc72

Değerli arkadaşlar;

Samsun'da balıkçılardan hayatını kaybeden Celal Şen anısına 'vefa turu'
Samsun'da balıkçılardan hayatını kaybeden Celal Şen anısına 'vefa turu'
İçeriği Görüntüle

İlerleyen yaşımız gereği en temel ve acil ihtiyacımız olan sağlık hizmetlerine erişim, bugün bizler açısından ulaşılamaz bir lüks haline getirilmiştir. Randevu Sistemi üzerinden bir doktora ulaşmak, adeta milli piyangodan büyük ikramiye çıkmasıyla eşdeğer bir ihtimaldir. Göz, kardiyoloji, nöroloji veya ortopedi gibi hayati ve yaşlılıkta sıkça başvurulan branşlarda aylar sonrasına gün verilmekte; bizlerin o süreyi bekleyecek dermanı, zamanı veya ömrü olup olmadığı kesinlikle önemsenmemektedir.

Yaşlı nüfusun ve emeklilerin sağlık hizmetlerine zamanında erişimde yaşadığı gecikme oranı son iki yılda yüzde kırkın üzerinde artış göstermiştir. Kamu hastanelerindeki yığılmalar, parası olmayanı evinde çaresizliğe terk eden bir anlayışın sonucudur.

Eczaneye gittiğimizde karşımıza çıkan muayene Ücreti, ilaç katılım payı ve bitmek bilmeyen fiyat farkları, zaten enflasyon karşısında kuşa dönmüş olan maaşlarımızın daha elimize geçmeden erimesine yol açmaktadır. Bize dayatılan bu sistem, hastaları enkaz altında bırakan tam bir sağlık çöküşüdür.

Dostlar;

İktidar, emeklinin nasıl yaşayacağına, ne yiyip ne içeceğine dair her türlü detayı baskı altına almış durumdadır. Bugün açlık sınırının 30.000 TL'yi aştığı, yoksulluk sınırının ise 115.000 TL'ye dayandığı ortadadır. Böylesi bir yıkım ortamında, milyonlarca emekli 20.000 TL bandındaki komik rakamlarla koca bir ayı geçirmeye zorlanmaktadır.

Eskiden soframızın bereketi olan, kilo ile aldığımız eti, peyniri artık kasabın ve şarküterinin önünden geçerken sadece uzaktan seyrediyoruz. İktidar, bizim haftada kaç miligram protein tüketeceğimize, hangi marketin hangi indirimli saatinde ucuz ekmek veya yağ kuyruğuna gireceğimize doğrudan karar veriyor.

Avrupa'daki emekliler dünyayı gezerken, bizim tatil rotamızın sınırları maalesef iktidar tarafından çiziliyor: Mutfak ile oturma odası arasındaki o dar koridor!

İktidar, yazın evin hangi odasında serinleyeceğimize, bayramı hangi odada geçireceğimize karar veriyor; bizleri içine sürüklediği bu derin yoksulluktan zerre kadar mahcubiyet hissetmiyor.

Değerli basın emekçileri;

Yıllardır Devrimci Emekliler Sendikası olarak meydanlarda mücadelesini verdiğimiz bayram ikramiyeleri, yüksek ve kontrol edilemeyen enflasyon karşısında adeta buharlaşıp yok oldu. Bugün büyük müjdelerle açıklanan 4.000 TL'lik ikramiye ile bir kurbanlık almak bir yana, pazar masrafını karşılamak veya torunlarımıza bayram sabahı gönül rahatlığıyla bir harçlık vermek dahi imkânsızdır. Bu rakam, gerçek anlamda bir ikramiye olma özelliğini tamamen yitirmiş, iktidarın emekliye biçtiği değeri yansıtan bir "sus payı" ve "harçlık" seviyesine inmiştir.

Değerli arkadaşlar;

İktidarın yarattığı adaletsizlikler silsilesinin en ağırlarından biri de memur emeklilerine vurulan seyyanen zam darbesidir. Bilindiği üzere, aktif çalışan memurlara verilen seyyanen zam, akıl almaz bir çifte standartla emekli memurların aylıklarına yansıtılmamıştır. Yıllarca aynı devlet dairelerinde omuz omuza çalıştıkları, aynı kurumlara emek verdikleri meslektaşları ile emekliler
arasına büyük bir gelir uçurumu sokulmuştur. İktidar, memurun emekli olmasını adeta bir cezalandırma aracına çevirmiştir.

Tüm bunlar karşısında biz emekliler kimseden lütuf veya sadaka beklemiyoruz!

Yıllarca döktüğümüz alın terinin karşılığını, onurumuzla yaşayacağımız adil bir geliri talep ediyoruz. İktidarın bizi sığdırmaya çalıştığı o dar odalardan, o gramlık miligramlık utanç hesaplarından çıkmaya sonuna kadar kararlıyız. Taleplerimiz açıktır! ve

En düşük emekli aylığı, insanca yaşanacak, insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır.

Sağlıkta uygulanan tüm katkı payları derhal kaldırılmalı, yaşlılık dönemindeki emeklilere randevu ve rapor süreçlerinde öncelikli, şartsız, kamusal ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sağlanmalıdır.

Bayram ikramiyeleri, asıl amacına uygun hale getirilmeli; en az bir asgari ücret tutarında güncellenerek ödenmelidir.

Sendikal örgütlenme hakkımız üzerindeki tüm yasal ve fiili baskılara son verilmeli, DİSK Dev Emekli-Sen toplu sözleşme masasının doğrudan, meşru tarafı olarak kabul edilmelidir.

Bir kez daha haykırıyoruz:

Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!

Yaşasın DİSK!

Yaşasın DEV Emekli-Sen!

Yaşasın Örgütlü ve Haklı Mücadelemiz!

Muhabir: BİROL SANCAK