Geçen yıl 600 TL olan konut sigortası poliçeleri bu yıl 5.300 TL'ye kadar yükseldi. Bankalar ve sigorta şirketlerinin müşterilere bilgi vermeden poliçe yenilediği tespit edildi. Konut sigortalarına olan talep artarken, yüksek primler tüketicileri zor durumda bırakıyor. Enver Şişeci, konut sigortalarının DASK'tan farklı olarak geniş kapsamlı koruma sunduğunu belirterek, tüketicilere en uygun poliçeyi seçmeleri için çeşitli acentelerden teklif almalarını önerdi.

Ev sahipleri, kiracılar, apartmanda veya müstakil evde yaşayanlar fark etmiyor; herkesin son zamanlarda tercih ettiği uygulamanın fiyatları bir yılda fırladı.

Türkiye'de konut sigortalarına olan ilgi son zamanlarda dikkat çekici şekilde arttı. Ülke genelinde her dört evden birinde konut sigortası bulunmasına rağmen, sigorta primlerinde önemli yükselişler görülüyor.

Geçtiğimiz yıl ortalama olarak 600 lira olan poliçe fiyatları, bu yıl 5 bin 300 liraya kadar çıktı. Ayrıca, bazı banka ve sigorta şirketlerinin, müşterilere önceden bilgi vermeden poliçe yenileme işlemleri gerçekleştirdiği belirlendi.

BİRÇOK VATANDAŞ TERCİH ETMEYE BAŞLADI

Son yıllarda ülkede zorunlu deprem sigortası (DASK) dışında tercih edilen bir diğer sigorta da konut sigortası oldu. Vatandaşlar tatile çıkmadan önce evlerini güvenli bir ortam olarak tutmak için bu yolu tercih ediyor.

Öğrenci ve velileri sevindiren karar: Tatiller bu süreye kadar uzuyor Öğrenci ve velileri sevindiren karar: Tatiller bu süreye kadar uzuyor


Fakat konut sigortalarına gelen yüksek ücret zamları cep yakıyor. Maliyetler geçen yıla oranla bir hayli artmış durumda.

Geçtiğimiz yıl 600 TL’ye yaptırılabilen konut sigortası bu yıl 5 bin 300 TL’yi buldu. Üstelik bunu yapan banka ve sigorta şirketleri, müşterilere herhangi bir bilgilendirme yapmadan taahhütlerini yeniliyor.

TÜKONFED Sigorta Komisyonu Üyesi Enver Şişeci, DASK ile standart konut sigortaları arasındaki farkları ele aldı ve önemli açıklamalarda bulundu.

Şişeci, DASK'ın yani Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun sağladığı poliçelerin her konut için zorunlu olduğunu ve yalnızca depremden kaynaklanan hasarları kapsadığını ifade etti

Öte yandan, genel konut sigortalarının çok daha geniş bir koruma alanı sunduğunu, enkaz kaldırma masrafları ve kira kaybı gibi ek teminatları da içerebileceğini belirtti. Bu bilgilerle tüketicilere yönelik haklarının korunması ve bilinçlendirilmesi konusunda önemli noktaları vurguladı.


Son zamanlarda konut sigortası primlerinde görülen artışlar, başta enflasyon olmak üzere çeşitli değerleme kaynaklı faktörlerden kaynaklanıyor. Sigorta acenteleri arasında fiyat ve kapsam açısından farklılıklar olabileceğini belirten Şişeci, tüketicilere çeşitli acentelerden alınan poliçe tekliflerini karşılaştırmalarını ve böylece kendilerine en uygun ve ekonomik sigorta poliçesini seçmelerini önerdi.

Enver Şişeci, tüketicilerin konut sigortası poliçeleri ile ilgili cayma veya iptal haklarına da değindi. Tüketiciler, poliçeyi imzaladıktan sonra 14 gün içinde cayma hakkını kullanabilir ve ödedikleri primin tamamını geri alabilirler.

Ayrıca, poliçeyi iptal ettirmek isteyenler, kalan günler için hesaplanacak primi iade olarak talep edebilirler. Şişeci, bankaların konut kredisi sağlarken sigorta yaptırılmasını şart koşabileceğini, ancak tüketicilerin hangi sigorta şirketinden poliçe alacaklarına kendilerinin karar verebileceğini vurguladı. Bu sayede tüketicilere daha fazla seçenek arasından en uygun sigorta teklifini bulabilirler.

Kaynak: HABER MERKEZİ