Altaylı hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı
Gazeteci Fatih Altaylı hakkında, kişisel YouTube kanalında yaptığı açıklamalar nedeniyle başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadeleri gerekçe gösterilerek yürütülen soruşturmada savcılık, Altaylı hakkında “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Altaylı’nın açıklamaları “Türk Ceza Kanunu’nun 106/1 ve 310/2 maddelerine aykırı” olarak değerlendirildi. Altaylı’nın suç kastıyla hareket ettiği öne sürülürken, ifadelerinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Savcılık: “Açıklamalar tehdit sınırını aştı”
İddianamede, Altaylı’nın açıklamalarının “eleştiri ya da mizah” sınırında olmadığı vurgulandı. Savcı, kamuya açık bir mecrada yapılan bu tür ifadelerin “toplumsal barışı zedeleyebileceği” ve “kişiye yönelik tehdit içerdiği” değerlendirmesinde bulundu.
Altaylı’nın söz konusu yayında “Cumhurbaşkanı’na yönelik tehdit unsurları taşıyan bir söylemde bulunduğu” savunularak, en az 5 yıl hapis cezası istenmesi gerektiği belirtildi.
Soruşturma sürecinde gözaltına alınan ve 22 Haziran’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Altaylı hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkemenin, iddianameyi kabul etmesi halinde Altaylı önümüzdeki haftalarda hakim karşısına çıkacak.
TCK 106/1 ve 310/2 nedir?
Savcılığın atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106/1 maddesi genel tehdit suçunu düzenlerken, 310/2 maddesi Cumhurbaşkanı’na yönelik tehdit suçunu özel olarak ele alıyor. Bu maddelere göre Cumhurbaşkanı’na yöneltilen tehdit içerikli açıklamalar, cezai yaptırıma tabi tutuluyor ve diğer vatandaşlara yönelik tehdit suçundan farklı olarak daha ağır cezalarla karşılık buluyor.
Bu kapsamda Altaylı’ya yöneltilen suçlamalar, kamu görevlisine görevinden dolayı tehdit suçu çerçevesinde değerlendiriliyor.
Altaylı cephesinden henüz açıklama yok
Fatih Altaylı cephesi ise henüz iddianamede yer alan suçlamalara ilişkin bir açıklamada bulunmadı. Ancak tutuklama sürecinde Altaylı'nın avukatları, suçlamaların “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.
Davaya bakan mahkemenin, iddianameyi önümüzdeki günlerde kabul etmesi bekleniyor. Altaylı’nın duruşma tarihi kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.
Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın. Sizce ifade özgürlüğü ile tehdit arasındaki çizgi nerede başlıyor?