Türkiye’de kıymetli maden piyasası, 2026 yılına kelimenin tam anlamıyla tarihi bir başlangıç yaptı. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası tarafından paylaşılan veriler, gümüş ithalatının daha önce hiç görülmemiş bir seviyeye ulaştığını gözler önüne seriyor. Ocak 2026 döneminde gerçekleştirilen ithalat miktarı, verilerin tutulmaya başlandığı 1999 yılından bu yana en yüksek aylık rakam olarak kayıtlara geçti. Hem yerel yatırımcının artan ilgisi hem de küresel piyasalardaki fiziki teslimat talepleri, Türkiye’nin bu alandaki hareketliliğini tetikleyen ana unsurlar oldu. Peki, gümüşte yaşanan bu devasa artış ne anlama geliyor ve piyasaları neler bekliyor?
27 Yılın En Yüksek İthalat Rakamı Kaydedildi
Borsa İstanbul’un sunduğu resmi verilere göre, Ocak 2026 döneminde Türkiye toplamda 273 bin 357 kilogram gümüş ithal etti. Bu rakamı çarpıcı kılan ise geçmiş yıllarla olan kıyaslaması. 2025 yılının tamamında ithal edilen gümüş miktarı 860 bin 443 kilogram iken, 2026’nın sadece ilk ayında bu toplamın yaklaşık üçte birine ulaşıldı. Hatırlanacağı üzere, gümüşte yıllık bazdaki tarihi rekor 2023 yılında 1 milyon 163 bin 641 kilogram ile kırılmıştı. Ocak ayındaki bu agresif başlangıç, 2026 yılının yeni bir yıllık rekoru da beraberinde getirebileceğinin sinyallerini veriyor.
Küresel Gümüş Stokları ve COMEX Krizi
Küresel ölçekte gümüş piyasası, sadece bir yatırım aracı olmanın ötesinde fiziki bir arz sorunuyla karşı karşıya. ABD merkezli vadeli işlem borsası COMEX’te fiziki teslimat taleplerinin, mevcut stokların yaklaşık dört katına çıkması piyasadaki tansiyonu yükseltiyor. Özellikle Mart 2026 vadeli kontratların dönüş süreci, teslimat yükümlülüklerinin nasıl karşılanacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Çin ve ABD gibi dev ekonomilerde stokların zorlanması, Türkiye gibi önemli pazarlarda gümüşe olan fiziki talebin önceden fiyatlanmasına ve ithalat rakamlarının yukarı yönlü ivmelenmesine neden oluyor.
Endüstriyel Talep ve Azalan Maden Arzı
Gümüşün sadece bir "güvenli liman" değil, aynı zamanda kritik bir sanayi hammaddesi olması fiyat hareketlerini destekleyen en büyük etken. Yenilenebilir enerji teknolojileri, güneş panelleri ve elektrikli araç üretimindeki artış, gümüşe olan endüstriyel ihtiyacı zirveye taşımış durumda. Buna karşılık, madencilik tarafında üretim kapasitelerinin talebi karşılamakta zorlanması küresel bir arz açığı yaratıyor. Yatırımcılar, bu arz-talep dengesizliğini fırsat bilerek gümüşe yönelirken, Türkiye’nin rekor ithalat rakamları da bu stratejik hamlenin bir parçası olarak değerlendiriliyor.





