Türk gazeteciliğinin öncü isimlerinden biri olan Hikmet Çetinkaya, yarım asrı aşan kariyeriyle basın tarihine iz bıraktı. Röportajları, köşe yazıları ve toplumsal meseleleri ele alış biçimiyle dikkat çeken usta gazeteci, çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Peki Hikmet Çetinkaya kimdi, kaç yaşındaydı, nereliydi ve ardında nasıl bir miras bıraktı? İşte detaylar.
Hikmet Çetinkaya’nın Hayatı ve Memleketi
1942 yılında Balıkesir’in Edremit ilçesinde doğan Hikmet Çetinkaya, gazetecilik serüvenine genç yaşlarda adım attı. Lise öğrenimini Manisa Erkek Lisesi’nde tamamladıktan sonra basın dünyasına girdi. Meslek hayatının büyük bölümünü Cumhuriyet gazetesinde geçiren Çetinkaya, özellikle kırsal bölgelerde yaptığı insan odaklı röportajlarla tanındı. İzmir merkezli başlayan kariyeri zamanla ulusal ölçekte saygı duyulan bir gazeteciliğe dönüştü.
Kaç Yaşındaydı ve Gazetecilikte Hangi Görevlerde Bulundu?
2025 yılı itibarıyla 83 yaşında olan Hikmet Çetinkaya, gazetecilik mesleğine 1966 yılında başladı. Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı, röportaj yazarlığı ve muhabirlik gibi görevler üstlendi. 1986 yılından itibaren “Politika Günlüğü” başlıklı köşe yazılarıyla tanındı. 2000-2005 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinin genel yayın koordinatörlüğünü yürüttü. Aynı zamanda Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu üyeliği yaptı.
Hikmet Çetinkaya Neden Hayatını Kaybetti?
Hikmet Çetinkaya, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görüyordu. İstanbul’daki bir hastanede entübe edilen gazeteci, 7 Temmuz 2025 günü çoklu organ yetmezliği sonucu hayata veda etti. İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, tedavi sürecinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı belirtildi.
Aldığı Ödüller ve Gazetecilikteki Etkisi
Gazetecilik hayatı boyunca pek çok ödüle layık görülen Çetinkaya, 1968, 1970 ve 1971 yıllarında İzmir Gazeteciler Cemiyeti Hasan Tahsin Ödülü’nü aldı. 1975 yılında Türk Dil Kurumu tarafından basın ödülüyle onurlandırıldı. 2014 yılında ise Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca, FETÖ yapılanmasına karşı erken dönemde dikkat çeken yazılarıyla da tanındı.