Yıpranmamış yüzüyle takımı motive edebilir
Hüseyin Çimşir’in önündeki en büyük görev: takımı yeniden ayağa kaldırmak! Trabzonspor’da Fatih Tekke döneminin ardından görevi geçiş sürecinde devralan Hüseyin Çimşir’in önünde yalnızca saha içiyle ilgili değil, takımın psikolojisi açısından da kritik bir görev bulunuyor. Bordo-Mavililerde sezon başından bu yana teknik heyet ile oyuncular arasında oluştuğu değerlendirilen kopukluğun, Çimşir’in yıpranmamış yüzüyle yeniden toparlanması bekleniyor. Çimşir’in önceliğinin taktik tahtasından çok oyuncuların kafasını toparlamak olacağı ifade ediliyor.
Takım mental olarak geriye gitti
Özellikle sezonun ilk haftalarında alınan kötü sonuçlar ve UEFA Avrupa Ligi’nin erken noktada sona ermesi, kadro kalitesinden çok takımın mental hazırlığı üzerinden tartışılmaya başlanmış durumda. Trabzonspor’da yaşananların yalnızca futbolcuların performansıyla açıklanamayacağı, bazı oyuncuların sahadaki görüntüsünün teknik heyete karşı oluşan bir tavrın yansıması olduğu yönündeki değerlendirmeler de kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.
Çimşir’in geçmişi umut veriyor
Hüseyin Çimşir için en önemli avantajlardan biri ise Trabzonspor’u ve bu camianın beklentilerini yakından tanıması. 2019-2020 sezonunda takımın başına geçen Çimşir, Trabzonspor’u uzun süre şampiyonluk yarışının içerisinde tuttu. Görev yaptığı dönemde Bordo-Mavililer 21 resmi maçta 12 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. O sezon lig şampiyonluğu son haftalarda kaçarken Trabzonspor, Çimşir döneminde Türkiye Kupası'nı da kazanma yolunda önemli bir performans ortaya koydu. Fenerbahçe'yi kupa yarı finalinde iki maçta da mağlup eden Bordo-Mavililer, sezonu kupayla tamamladı. Dolayısıyla Çimşir için bu görev, yalnızca geçici bir teknik adamlık süreci olarak görülmüyor. Kendisi açısından yarım kalan bir hikâyeye yeniden dokunma fırsatı da taşıyor.
Soyunma odasında yeni sayfa
Trabzonspor’da şimdi Çimşir’den beklenen en önemli hamle ise oyuncularla birebir iletişim kurması. Tecrübeli teknik adamın futbolcularla tek tek görüşerek “Her şey geride kaldı” mesajını vermesi, takımın yeniden aynı hedef etrafında birleşmesini sağlaması bekleniyor. Çimşir’in oyunculara vereceği mesajın temelinde ise şu anlayışın olması gerektiği değerlendiriliyor: Burası sıradan bir kulüp değil. Trabzonspor formasını giyiyorsanız şartlar ne olursa olsun mücadeleden vazgeçemezsiniz.
Kadronun eksikleri, sakatlıklar, yaşanan teknik direktör değişikliği ya da Avrupa'dan elenmiş olmak artık geride bırakılmalı.’’ Bordo-Mavili takımın önünde uzun bir lig maratonu ve Konferans Ligi, Türkiye Kupası, Süper Kupa bulunuyor ve Çimşir'in ilk hedefi, futbolcuların yeniden birbirine ve kulübe aidiyet hissetmesini sağlamak olacak.
“Yelkenleri suya indirmek yok”
Trabzonspor’un içinde bulunduğu süreçte en büyük tehlikenin saha içerisindeki taktiksel eksikliklerden ziyade mücadele duygusunun kaybolması olduğu düşünülüyor. Bu nedenle Çimşir’in oyunculara vereceği mesaj net: Kaybetmek olabilir, kötü oynamak olabilir, hata yapmak olabilir… Ancak mücadeleden vazgeçmek kabul edilemez. Bordo-Mavililerde yeni dönemin parolası da tam olarak bu olacak. Çimşir'in görevi kulüpte farklı mevkilerde devam edecek olsa da belki geçici. Ancak ilk etapta yapacağı iş, yalnızca takımın başında sahaya çıkmak değil; kırılan güveni onarmak, soyunma odasındaki havayı değiştirmek ve futbolcuları yeniden Trabzonspor'un hedeflerine inandırmak. Çünkü Trabzonspor’un bu süreçte ihtiyacı olan şey yalnızca yeni bir teknik direktör değil, yeniden ayağa kalkacak bir takım.




