İsrail ile Türkiye arasındaki Suriye merkezli gerilim, İsrail basınında da tartışma konusu oldu. Haaretz gazetesi, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin Suriye’nin kuzeyindeki son askeri hamlelerini eleştiren bir başyazı yayımladı. Gazete, bölgede Türkiye ile İsrail arasında doğrudan karşı karşıya gelme riskinin büyütülmemesi gerektiğini savunurken, Netanyahu hükümetinin mevcut politikasının İsrail’i bölgesel açıdan daha zor bir noktaya taşıyabileceği değerlendirmesinde bulundu. Tartışmanın merkezinde ise Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirilen İsrail saldırısı ve Türkiye’nin bölgedeki rolüne ilişkin iddialar yer aldı.
Haaretz’den Netanyahu yönetimine Türkiye ile çatışma uyarısı
Haaretz’in 23 Ağustos tarihli başyazısında, Netanyahu yönetiminin Suriye politikasına sert eleştiriler yöneltildi. Gazete, İsrail’de seçim sürecinin yaklaşmasıyla Türkiye karşıtı söylemlerin daha görünür hale geldiğini savunurken, Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırının iki ülke arasındaki gerilimi daha tehlikeli bir seviyeye taşıyabileceğini belirtti. Başyazıda, İsrail’in güvenlik politikalarının yalnızca askeri operasyonlara dayandırılmasının yeterli olmadığı, diplomatik kanalların da devrede tutulması gerektiği görüşü öne çıktı. Haaretz, İsrail yönetiminin özellikle Türkiye ile doğrudan bir çatışmaya sürüklenmekten kaçınması gerektiğini savundu.
Suriye’deki hava üssü saldırısı gerilimi artırdı
Tartışmanın odağındaki gelişme, İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı oldu. İsrail, operasyonu Türkiye’nin söz konusu bölgede askeri varlığını artırabileceğine ilişkin güvenlik endişeleriyle gerekçelendirdi. Associated Press’in aktardığına göre saldırıda hava üssünün pistinde hasar oluşurken can kaybı bildirilmedi. Ankara ise saldırıyı kınadı. Türkiye tarafı, İsrail’in öne sürdüğü gerekçelere karşı çıkarken Suriye’deki faaliyetlerinin yeni yönetimin güvenlik kapasitesinin ve istikrarın desteklenmesi amacı taşıdığını belirtiyor.
| Kritik başlık | Gelişme |
|---|---|
| Gerilimin merkezi | Suriye’nin kuzeyi |
| Hedef alınan nokta | Ebu Zuhur Hava Üssü |
| İsrail’in gerekçesi | Türk askeri varlığının genişlemesi ihtimali |
| Türkiye’nin yaklaşımı | İsrail’in iddialarına itiraz |
| Haaretz’in uyarısı | Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınılması |
| ABD’nin önceliği | Türkiye-İsrail-Suriye arasında çatışmasızlık mekanizması |
Tom Barrack’tan Türkiye-İsrail gerilimi için kritik mesaj
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da saldırının ardından olası bir askeri yanlış hesaplama riskine dikkat çekti. Reuters’a konuşan Barrack, Türkiye’nin İsrail saldırısından önceden haberdar edilmediğini ve kuzeye yönelen İsrail uçaklarını görmesi halinde askeri bir karşılık için hazırlık yapmasının anlaşılabilir olacağını ifade etti. Barrack, soğukkanlı davranılması sayesinde olayın daha ileri bir noktaya taşınmadığını söyledi. ABD’nin şimdi Türkiye, İsrail ve Suriye arasında benzer olayların önüne geçecek daha düzenli bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalıştığını da açıkladı.
Haaretz: Türkiye ile karşı karşıya gelmekten kaçınılmalı
Haaretz başyazısında, Barrack’ın açıklamalarının İsrail yönetimi tarafından ciddiye alınması gerektiği görüşü savunuldu. Gazeteye göre Türkiye’nin NATO üyeliği ve ABD ile ilişkileri, olası bir askeri gerilimin yalnızca Ankara-Tel Aviv hattıyla sınırlı kalmayabileceği anlamına geliyor. İsrail gazetesinin değerlendirmesinde, Netanyahu yönetiminin Suriye’de askeri güç kullanımını genişletmesinin Washington başta olmak üzere bölgesel aktörlerle ilişkiler açısından yeni sorunlar yaratabileceği öne sürüldü. Haaretz bu nedenle Türkiye ile doğrudan bir karşılaşmanın maliyetinin hesaba katılması gerektiğine dikkat çekti.
ABD Türkiye, İsrail ve Suriye için yeni mekanizma peşinde
Washington yönetiminin son gelişmelerin ardından üç ülke arasında askeri yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla yeni bir iletişim mekanizması üzerinde çalışması da dikkat çekiyor. Reuters’ın haberine göre ABD, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında olası karşılaşmaları önleyecek resmi bir çatışmasızlık düzenlemesi oluşturmayı hedefliyor. Suriye ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen temaslarda da bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımasının engellenmesi başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye-İsrail geriliminde gözler Suriye’deki yeni adımlarda
Son gelişmeler, Suriye’nin Türkiye ile İsrail arasındaki stratejik rekabetin önemli başlıklarından biri haline geldiğini gösteriyor. Ankara, Şam’daki yeni yönetimle güvenlik ve askeri iş birliğini geliştirirken İsrail bu sürecin kendi güvenlik çıkarlarını etkileyebileceğini savunuyor. Türkiye ise Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasını vurguluyor. Haaretz’in Netanyahu yönetimine yönelik uyarısı da tam bu noktada önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde atılacak askeri veya diplomatik adımlar, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerilimin kontrol altında tutulup tutulamayacağını belirleyecek.




