Karadeniz’de deniz canlılarının yaşamını sürdürebildiği oksijence zengin su kütlesinin daralması bilim insanlarını harekete geçirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından yürütülen AB destekli BIOBLACK Projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda iklim değişikliği, kirlilik, aşırı avcılık ve yabancı türlerin deniz ekosistemi üzerindeki etkileri ele alındı. KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijenli yaşam alanının bazı bölgelerde 100 metre seviyelerine kadar daralabildiğini belirtti. Bu değişimin balıkların ve diğer deniz canlılarının yaşayabileceği alanı doğrudan sınırlandırdığı ifade edildi.

Karadeniz’de oksijenli su kütlesi neden daralıyor?

Prof. Dr. Coşkun Erüz’e göre Karadeniz ekosistemindeki değişimin temel nedenleri arasında küresel ısınma ve insan kaynaklı baskılar bulunuyor. Deniz suyu sıcaklığının yükselmesi, buharlaşmanın artması ve suyun fiziksel yapısındaki değişimler, denizin farklı tabakaları arasındaki dengeyi etkiliyor. Buna kirlilik ve aşırı avcılığın yarattığı baskı da eklenince canlıların kullanabileceği yaşam alanları giderek sınırlanıyor. Erüz, özellikle balık ve diğer üst su organizmalarının oksijen bulunan bölgelerde yaşamlarını sürdürebildiğini belirterek oksijenli tabakanın daralmasının Karadeniz’in biyolojik çeşitliliği açısından önemli bir risk olduğunu vurguladı.

200 metrelik yaşam alanı bazı bölgelerde 100 metreye indi

Karadeniz’in en dikkat çekici özelliklerinden biri derin sulardaki düşük oksijen yapısı. Prof. Dr. Erüz’ün verdiği bilgiye göre daha önce yaklaşık 200 metreye kadar uzanabilen oksijence zengin su tabakası, bazı kesimlerde 100 metre seviyelerine kadar yükselmiş durumda. Başka bir ifadeyle balıkların ve oksijene ihtiyaç duyan diğer canlıların yararlanabildiği dikey yaşam alanı bazı bölgelerde önemli ölçüde daralıyor. Bu değişim bütün Karadeniz’de aynı derinlikte gerçekleşmiyor; bölgesel koşullara göre farklılık gösterebiliyor. Ancak uzmanlar eğilimin biyoçeşitlilik açısından yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Aşırı avcılık ve kirlilik tehdidi büyütüyor

Karadeniz’deki sorun yalnızca deniz suyu sıcaklığındaki artışla sınırlı değil. Aşırı avcılık, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri ve hayalet ağlar da ekosistem üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu faktörlerin birlikte etkili olması, bazı türlerin sayısının azalmasına ve besin zincirindeki dengenin bozulmasına yol açabiliyor. BIOBLACK Projesi de özellikle tehdit altındaki türler ile Karadeniz’e sonradan giren yabancı türlerin dağılımının izlenmesine odaklanıyor. Elde edilecek verilerin, kıyı ülkelerinde ortak koruma politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Türkiye, Bulgaristan ve Romanya aynı masada buluştu

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen BIOBLACK çalıştayına Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan ve Romanya’dan proje ortakları ve paydaşlar katıldı. Toplantıda Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar karşılaştırılırken ülkelerin mevcut durumu ve önümüzdeki dönem için hazırladığı yol haritaları değerlendirildi. Deniz ekosisteminin korunması amacıyla geliştirilebilecek ortak projeler ve sınır ötesi iş birlikleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunuldu. Projenin temel amaçlarından biri, Karadeniz biyoçeşitliliğinin korunmasında ülkeler arasındaki veri ve tecrübe paylaşımını artırmak.

KTÜ Karadeniz için mobil uygulama geliştirdi

KTÜ’den vakıf iddialarına sert yanıt: O detay dikkat çekti
KTÜ’den vakıf iddialarına sert yanıt: O detay dikkat çekti
İçeriği Görüntüle

BIOBLACK Projesi kapsamında dikkat çeken çalışmalardan biri de vatandaşların bilimsel veri toplama sürecine katılmasını sağlayan mobil uygulama oldu. BIOBLACK mobil uygulaması, Karadeniz’de görülen deniz canlılarının fotoğraf ve konum bilgileriyle sisteme bildirilmesine imkan tanıyor. Uygulamanın özellikle nesli tehdit altında bulunan canlılar ile yabancı ve istilacı türlerin dağılımını belirlemede kullanılması hedefleniyor. Sistem vatandaş bilimi yaklaşımıyla geliştirildi ve iOS ile Android cihazlardan kullanılabiliyor.

Uygulamaya girilen verileri uzmanlar kontrol ediyor

Mobil uygulamayı kullanan balıkçılar, dalgıçlar ve vatandaşlar karşılaştıkları deniz canlılarını konum bilgileriyle birlikte sisteme yükleyebiliyor. Ancak gönderilen bilgiler doğrudan bilimsel veri olarak kabul edilmiyor. BIOBLACK tarafından açıklanan çalışma sistemine göre kullanıcıların gönderdiği gözlemler, yayımlanmadan önce uzmanlar tarafından kontrol edilip doğrulanıyor. Böylece vatandaşlardan gelen geniş çaplı gözlem verisinin bilimsel güvenilirlikle bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Uygulama sayesinde Karadeniz’de türlerin hangi bölgelerde görüldüğünün zaman içerisinde daha ayrıntılı biçimde haritalanması planlanıyor.

Karadeniz’i tehdit eden başlıca faktörler
Tehdit Olası etkisi
Küresel ısınma Deniz sıcaklığının ve su yapısının değişmesi
Oksijenli tabakanın daralması Balıkların yaşam alanının küçülmesi
Aşırı avcılık Balık stoklarının baskı altına girmesi
Yasa dışı avcılık Türlerin sürdürülebilirliğinin bozulması
Hayalet ağlar Deniz canlılarının zarar görmesi
Deniz çöpleri Habitat ve besin zinciri üzerinde baskı
Yabancı türler Yerli türlerle rekabet ve ekosistem değişimi
BIOBLACK Projesi neyi hedefliyor?

BIOBLACK, Karadeniz’in biyolojik çeşitliliğinin daha iyi tanınması ve korunması amacıyla yürütülen uluslararası bir proje. Proje kapsamında deniz araştırmaları, eğitim faaliyetleri, vatandaş bilimi çalışmaları ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Trabzon, Varna ve Köstence’de çalıştaylar düzenlenmesi, vatandaşların tür gözlemlerini aktarabileceği dijital araçların yaygınlaştırılması ve farklı ülkelerdeki kurumların ortak veri üretmesi hedefleniyor. KTÜ’nün proje sayfasında uzun vadede sınır ötesi iş birliğinin güçlendirilmesi ve Karadeniz ekosisteminin korunmasına yönelik sürdürülebilir bir model oluşturulması temel hedefler arasında gösteriliyor.

Karadeniz’de gözler bundan sonraki ölçümlerde olacak

Uzmanların açıkladığı veriler, Karadeniz’de oksijenli yaşam alanlarının yakından izlenmesinin önemini ortaya koyuyor. Deniz suyu sıcaklıkları, oksijen seviyesi, tür dağılımı ve balık stoklarındaki değişimler gelecek yıllarda ekosistemin hangi yönde ilerlediğinin anlaşılmasında belirleyici olacak. BIOBLACK gibi ortak projelerle hem bilimsel gözlemlerin hem de vatandaşlardan gelen verilerin aynı sistemde değerlendirilmesi planlanıyor. Karadeniz’in kıyıdaş ülkeler tarafından ortak bir ekosistem olarak ele alınması ise koruma çalışmalarının başarısı açısından kritik görülüyor.

Kaynak: İHA