TRABZON HALA BUNU TARTIŞIYOR!

Kimilerinin opera binası dediği, aslında sinema binası olan tarihi yapı,  1958 yılında Demokrat Partili Belediye Başkanı Ahmet Rasim Karanis döneminde yıkıldı. 

Yıkımın üzerinden 60 küsur sene geçmesine rağmen, bu gün hayranlıkla eski resimlerine baktığımız bu binanın,halâ tam olarak yıkım nedeni aydınlatılabilmiş değil. Kimileri binanın siyasi çekişmeler nedeni ile yıkıldığını söyleyip, o günün DP’li siyasetçi ve yöneticilerini suçlarken, biz bunun bu kadar kolay olmadığını düşünmekteyiz. 

Zira 13 Nisan 2021 tarihli TAKA gazetesinde GERÇEKLER FARKLI ÇIKTI başlığı ile konuya giriş yaptığımızda,1939 senesinde tek parti döneminde de bu binanın yıkılmak istendiğini ancak Trabzon Belediye Meclisinin, o yıllarda şehirdeki sinema ihtiyacı nedeniyle yıkıma karşı çıktığını belirtmiştik.  İki bölüm halinde yayınlayacağımız bu yazı dizisinde ise bu güne kadar hiç konuşulmayan yönünü, o günkü yerel basının da şahitliğinde, yine Trabzon Belediyesi Meclis ve Encümen arşivine dayanarakortaya koymaya ve yaşanan tartışmalara mütevazı bir katkı sunmaya çalışalım;

>>>>

Hatırlanacağı üzere Meydan Bölgesinde tarihi Sinema Binası en son 1939 yılında Trabzon Belediye Meclisi’nde gündem olmuştur. Yoğun geçen tartışmalar eşliğinde, imar planına göre bu binanın yıktırılması, arsasının Meydan Parkı’na ilave edilmesi ve Atatürk Heykeli’nin inşası dolayısı ile binanın bir an evvel yıkılmasını isteyen tek parti döneminin Belediye Başkanı Bahri Doğanay’ın ısrarlı girişimleri, Meclis’te yeterli desteği bulamamış ve uzunca bir zaman konu tekrar gündeme gelmemiştir.
 
Ta ki 1957 yılına kadar; Zira bu yılda Belediye Başkanı Haluk Çulha döneminde binanın yıkılması yeniden gündem olmuş; “İmar planının tahakkuku için sinema binasıyla civarındaki kahve ve dükkânların yıktırılması” konusu Meclis’te tartışılmıştır. Ancak Belediye’nin kamulaştırdığı Lale Sineması’nın  tamiratının devam etmesi nedeniyle, şehrin sinema ihtiyacı da göz önüne alınarak, binanın yıkılmasının şimdilik mahzurlu bulunduğu mütalaa edilerek, teklif geri çekilmiştir.  

SİNEMA BİNASININ YIKILMASI İÇİN ÖNERGEYİ CHP’Lİ ÜYE VERDİ

Geliyoruz 1958 yılına. Tabir yerindeyse “Dananın kuyruğunun koptuğu zaman” bu zamandır. Zira 14 Şubat 1958 tarihli Halk Gazetesinin verdiği bilgiye göre; Cumhuriyet Halk Partili Meclis üyesi Emin Akyüz ;  “Belediye eski sineması ile sinema arkasındaki Muharrem’in kahvesine kadar olan bloğun, imar planına göre yıkılması” önergesini verir. Önerge Meclis tutanaklarına şöyle yansımıştır;

“Şehir imar planına dahil yollarımızın genişletilmesine önem verildiği bir sırada, şehrin merkezi vaziyetini teşkil eden ve bugünkü motorlu vesaitin seyrüseferini tamamen güçleştiren ve aynı zamanda Milli Bayramlardaki toplantılara tamamen mani olan eski Belediye Sineması ile bu sinemaya bitişik Muharrem Kahvesine kadar olan kısmın kaldırılarak amme hizmetine tahsisi, artık bir zaruret haline gelmiş bulunmaktadır. Bu lüzumu hisseden Belediye, Haziran devresi içtimasın da buna teşebbüs etmiş ise de, Belediye’nin geçirdiği mali buhran dolayısı ile buradan temin edilen gelirin devamına lüzum görmesi üzerine, söz konusu mahallin yıkılmasını tehir etmiş bulunduğu, sayın arkadaşlarımızın malumudur. Bu gün Belediyemiz Hazineden satın aldığı eski Lale Sineması namıyla bilinen sinemayı ıslah ederek, bu sinemanın beş misli bir bedelle kiraya verdiği ve artık bu zaruret ortadan kalkmış bulunduğu aşikâr olmakla beraber, yukarıda arz edilen endişe ortadan kalkmıştır.

>>>>

(Haydar Üçüncüoğlu)

Bilindiği üzere Belediyemiz bin bir müşkülat içinde vatandaşların mülkünü istimlak ve amme hizmetine dahil ettiği bir sırada, şehir halkına nümunei misal olmak üzere şehrin ve şehir halkının sabırsızlıkla beklediği en başta imara muhtaç olan Meydan Caddesi üzerinde bulunan ve kendi mülkü olan iş bu sinema ve buna bitişik Muharrem’in kahvesine kadar olan bloğun yıkılmasıyla, vatandaş hizmetine tahsisi ve bu suretle imar planının en mühim bir noktasının tahakkuk mevkiine girmesi hususunda karar ittihazını teklif ve rica ederim.” Emin Akyüz’ün önergesinin gündeme alınıp alınmaması önce oylamaya sunuldu ve ekseriyetle gündeme alındı. 

Konu ile bilgi veren dönemin Belediye Başkanı Rasim Karanis, evvelce kendisinin de yıktırılarak burada imarın tahakkukunu çok arzu ettiğini, fakat eldeki sinemaların şehre kâfi gelmemesi yüzünden yıkımın tehir edildiğini, artık Belediye’nin yeni bir sinemayı kiraya vermiş olduğu  cihetle böyle bir ihtiyaç kalmadığını ve dolayısı ile işin müzakere edilerek karara bağlanmasını ister.

>>>>

(Rasim Karanis)

Sinema Binası, o dönemde Tamiş Sinemacılık Şirketi’nin ortaklarından olan ve halen Belediye Meclis üyesi ve aynı zamanda Demokrat Parti İl Başkanı olan Hüsnü Aybay’ın kiralaması altındadır. Şirketin diğer ortaklarından  ve Belediye’nin Encümen üyelerinden olan Haydar Üçüncüoğlu, Trabzon’da yegâne eğlence yerlerinin sinemalar olduğunu ve mevcut sinemaların, bugün şehrin ihtiyacına cevap veremediğini ve Belediye’nin de bir gelir kaynağı olan böyle bir sinemanın yıkılmasının doğru olmadığını, Belediye’nin yeni bir sinema yaptırdıktan sonra böyle bir teşebbüse geçmesinin doğru olacağını belirterek, kendisinin buna taraftar olmadığını söyler.

Sinema Kiracısının Yıkım Kararında İmzası var

Burada bir parantez açarak karşılaştığımız ilginç bir durumu belirtelim. Zira Haydar Üçüncüoğlu, Meclis’te bu itirazı yaptıktan iki ay sonra, binanın “derhal yıktırılması” hususunda alınan 15.04.1958 tarihli Encümen kararının altında imzası bulunmaktadır. Karar, bugüne kadar hiç gündeme gelmeyen binanın fiziki durumu ile alakalıdır. Birlikte inceleyelim;

“ Valilik Makamının 15.04.1958 gün ve 1578 sayılı emirlerine bağlı Fen Heyeti Raporunda; Belediyemize ait Sümer Sineması’nın tehlikeli surette maili inhidam (yıkılmaya yüz tutmuş) olduğu anlaşılmasına binaen, bu haliyle sinema olarak çalıştırılması büyük bir felaketin zuhuruna sebebiyet vereceği ve haliyle bırakılması halinde dahi aynı tehlikenin vukuu melhuz görüldüğünden, Belediyemize ait iş bu sinema binasının rapordaki mucip sebepler muvacehesinde, 6785 sayılı İmar Kanun’unun 50. Maddesine tevfikan derhal yıkılmasına ve kiracıya hemen tebligat icrasına Fen İşleri Müdürlüğü’nden yazılan 15.04.1958 tarih ve 398 sayılı tezkere ve müstenidatı üzerine karar verilmiştir.” 

Aslında olay şöyle olmuştur; Belediye ilk önce sinema binasının etrafındaki dükkânları tahliye ederek yıktırmış ve yola katmıştır. Etrafında bir mesnet teşkil eden binalar yıkıldıktan sonra ortada kalan sinema binası, sonradan yapılan plansız ilaveler nedeniyle bazı yerlerinden çatlamıştır. Bu durum karşısında yıkılma tehlikesi gören Belediye Fen işleri Müdürlüğü bina için maili inhidam raporu vermiştir. 
Biz yine iki ay öneki Meclis toplantısına dönelim: “Muhterem arkadaşlar” diyerek Meclis’e yeniden hitap eden Başkan Rasim Karanis; 

“Belediye amme hizmeti ile iştigal eden bir müessesedir. Belediye, her sene bütçesinden ve bünyesinden yüz binlerce lirayı şehrin imarının tahakkuku dolayısıyla istimlâklere vermektedir. Yoksa yalnız ticaret için kar için kurulmuş bir müessese değildir. Bu hususta Ahmet’in Mehmet’in malını da istimlâk edip para sarf etmeyelim. Paramızı bankada bloke edelim. Mevzu bahis sinema ve blok,  imar planının tam göbeğinde olduğuna göre ve Belediye’nin de mülkü bulunduğuna göre,  evvela kendi malımızdan başlamamız daha adilane ve yerinde olur. 

Öteden beri şehrin ihtiyacı iki sinema ile görülmüş olup,  halen kiraya verilen sinema ile şehirde yine iki sinema daha olup, orada bir sinema noksanlığı bulunmadığından ve Atapark’ın doğusunda yapılan çocuk bahçesinin baş tarafına bir sinema yapılması mukarrer bulunduğundan,  yüksek Meclis’iniz buna muvafakat buyurduğu takdirde bunun da önümüzdeki yıl inşasına başlanacağını” söyler.
 
Eski Belediye Reislerinden olan Muzaffer Korlu, mevzunun aciliyetle müzakere edilecek bir mevzu olmadığını, bir şeyi yıkmanın kolay, yapmanın güç olduğunu, böyle bir işin bütçe ile alakalı olması dolayısı ile acele edilmemesini ve bütçe ile yürütülmesini, evvel emirde projeleriyle keşiflerinin ve yapılacak işlerin hazırlanması gerektiğini, gelişi güzel yıkılmaları halinde buranın bir mezbelelik haline geleceğini söyler.
Başkan Karanis ise: İmar Planına göre kalkması gereken bu binanın, sadece yola katılıp parke döşeneceğini, dolayısı ile  ortada endişe edilecek bir mahal olmadığını söyler. 

TARİHİ BİR KARAR!

Dikkat edilirse konu ile ilgili Meclis tutanaklarından aktardığımız tüm görüşmeler incelendiğinde;  1939 yılında Sinema binasının Meclis’teki ilk yıkım görüşmelerinde ve 1958 yılı içtimasın da yapılan görüşmelerde,  yıkıma taraftar olanlarla olmayanlar dahil hiçbir Meclis üyesi ve Belediye Başkanı,  sinema binasının kültürel değerini önemsememiş, ya da görmemiş, meseleye sadece gelir/gider ve eğlence ihtiyacı penceresinden bakmıştır. Hal böyle olunca, sonuç ne oldu sorusunu sormak bile gereksizdir. Yıkım; “imar planına uygun bir şekilde ekseriyetle”  kabul edilmiştir. 

Üstelik 1958 yılı Çalışma Raporunda Binanın yıkılmasının “tarihi bir karar” olarak sunulması da hayreti muciptir. Buyurun Meclis tutanağına;

“…Yüksek Meclis’in ittihaz ettiği karar veçhile; Belediye sinemasıyla civarındaki gayrimenkul Belediye emlaki yıktırılarak, arsaları imar programı gereğince yola katılmak suretiyle, karar hükümleri yerine getirilmiş bulunduğu gibi, bu şehir halkının senelerden beri hasretini çektiği ve nihayet zamanımıza ve yüksek heyetimize nasip olan bu tarihi kararın şehrimizde memnuniyet bahsi akisleri karşuşunda, güzel Trabzon’umuzun olduğu kadar bizler için de baha biçilmez bir iftihar kaynağı teşkil etmiştir.” 

Şehrin Aydınları Yıkıma Karşı mıydı?

Kim ne derse desin, Trabzon’da o yıllarda gerek Cumhuriyet Halk Partili gerekse Demokrat Partili şehrin yöneticilerinin, geçmişten miras tarihi ve kültürel eserleri koruma noktasındaki bilinç eksiklikleri, bugün bu eserlerin resimleriyle avunmamızın yegâne sebebidir.
 
Ancak, bu konuda sadece siyasileri suçlamak haksızlık olur. Dönemin aydınları, yazarçizerleri; onların hiç mi kabahati yoktur?  O günkü yerel basına bakalım; mesela 1936 yılında Yeniyol Gazetesi’nde “Sinemaya dair Birkaç söz” başlıklı yazıyı ele alalım; 

“Meydan Parkı’nın köşesinde adı sinema olan biçimsiz, şekilsiz, her külli sıhhat ve istirahat şartlarından uzak yapılmış bir bina vardır. Bu binanın adı sözde sinemadır. Belediye’nin malı olan bu sözde sinema, iki üç yılda bir kiraya verilir. Gaye kiraya vermek, kira bedelini almaktan ibarettir. Belediye biraz da başka türlü düşünmelidir. Sinema, artık medeni ihtiyaçlar arasında çoktan yer almıştır. Bu külüstür binaya artık sinema adını vermek, Trabzon halkının zevkini hiçe saymak gibi bir şey olur. Halkın sinema ihtiyacını, bedii zevkini, sıhhat ve istirahat haklarını düşünelim artık!” 

YineYeniyol Gazetesindeki 1936senesine ait başka bir yazıda; “Belediye sineması, zevkleri, ruhları ve sıhhati tırmalayan bu günkü biçimsiz, harap ve perişan şekilde durup gidecekse, durmasından daha iyidir, yıkılıp kaldırılması gerekir” denilmiştir. 

Bir yıl sonra, yani 1937 yılında yineYeniyol Gazetesi, yine aynı konu; “Bu gün yaşı (35) e doğru ilerleyen şehir sineması, bedii hislerimizi tatmin değil, bilakis tahrip eden bir vasıta halindedir… Bundan başka parkın güzelliğini baltalamakta, parkta oturanların gönlüne kasvet doldurmaktadır… Trabzon’a güzel bir sinema binası ne kadar lazımsa Belediye parkı da o kadar güzelleşmeye layıktır.” 

16 Nisan 1958 tarihli Hakimiyet Gazetesinde ise ; “Sümer Sineması Yıkılıyor” başlığı ile verilen haberde, sinemanın şehrin en işlek yerlerinden birinde çirkin bir görüntü arz ettiği ve Belediye’nin şehrin imarı konusunda gösterdiği hassasiyete destek olmanın her vatandaşın vazifesi olduğu belirtilmiştir. 
3 Şubat 1958 tarihli Halk Gazetesi’nde Belediye Meclisinin aldığı kararı okuyucularına; “Belediye Meclisinin yerinde bir kararı, Sümer Sineması ve etrafındaki blok yıkılacak” başlığı ile duyurmuş ve kararın şehirde memnuniyetle karşılandığı belirtilmiştir.

OPERA BİNASI; ŞEHİR EFSANESİ

Opera Binası tanımını ilk kim yaptı bilmiyoruz. Ancak dikkat edilirse o yıllarda hiçbir kaynakta bu binanın “Opera Binası” olarak adlandırıldığı görülmemektedir. Yani “Opera Binası” tabiri aslında çok sonradan ortaya çıkmış bir şehir efsanesidir.

 Ayrıca ilginçtir, bu gün biz o binanın resimlerine bakıp bir çirkinlik görmez, hatta hayranlığımızı gizlemezken, o yılların insanının bakış açısı not edilmelidir. Ancak bu konu başka bir bahsi diğerdir. Sonra yine Hakimiyet ve Hizmet Gazetelerinin bu konuyu gündeme taşıyıp, yıkım işini hayırlı bir teşebbüs olarak nitelemeleri  de dikkate değer değil midir? Bununla birlikte binanın yıkılması konusunda o yıllarda Demokrat partili siyasiler ve belediye yöneticileri arasındaki gruplaşmaların rolü de elbette inkâr edilemez. 

>>>>

Bir söz de Trabzon İmar Planını yapan Fransız Lambert’e; Zira 1939 yılında Sinema Binasının yıkılması ile ilgili ilk görüşmelerle, 1957 ve 1958 yılı görüşmelerinde herkesin üzerinde durduğu nokta; “İmar planı doğrultusunda” bu binanın yıkılmak istenmesiydi. Dönemin aydınları ise, sanki bu binayı hiç sevmediler. 

Velhasıl Lambert dışarıdan, biz içerden bu kültür eserini yerle bir ettik. Ve o gün ardından ağlayan da olmadı. 

Fatih Erol

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa 2 ay önce

Öncelikle bu başarılı araştırma için Fatih Erol Bey'e teşekkür ediyoruz. Bir tarihsel süreç gerçekleriyle ortaya koyulmuştur.

Sonraki yaşanan süreç ise trajikomik bir süreçtir bana göre. Tabi ki binanın mimari değer anlamında bir önemi vardır. Ancak Opera Binası vurgusuyla olaya farklı bir anlam yükleme çabası ilginçtir. Acaba 1980'li yıllardan sonra Trabzon kentinde yaşayanların müzik zevki nedir sorusunu sormak gerekli. Eminim ki yarısından fazlası opera dinleyen kesimdir(!!!).. Bizler olmayana ergi yöntemiyle olamadığımız biçimleri yüceltiriz.Bana göre günümüz Trabzon kentinin opera binasına ihtiyacı yoktur. Org ve e. bağlamalı düğünlerin olabileceği binalar yapalım yeter.

Fatih Bey ; beğenerek takip ediyoruz yazılarınızı.Lütfen yazmaya devam edin.