KAPI gibi aday yanı başlarında dururken sırf “ Başbakan iktidarda ise Olimpiyatlar bile bu ülkede olmasın “ruhundan doğan inat uğruna ÇATI aday formülü için,” Koltuklarına yapışmış! ”STK, Sendika ve diğer kurumların arasında bir ziyaret etmedikleri Kanary
KAPI gibi aday yanı başlarında dururken sırf “ Başbakan iktidarda ise Olimpiyatlar bile bu ülkede olmasın “ruhundan doğan inat uğruna ÇATI aday formülü için,” Koltuklarına yapışmış! ”STK, Sendika ve diğer kurumların arasında bir ziyaret etmedikleri Kanarya Sevenler Derneği kalan muhalefet liderlerinin, bu tutumlarına olan bıkkınlıktan ve güvensizlikten, “ Saçı uzun güzel kadınlardan nefret ediyorum! “ Diyerek çantasındaki bıçağı genç bir kadına saplamaktan çekinmeyen bir başka kadının yarattığı iç bunalımından, tam da “ bunu hep cahiller yapıyor ” diye kendimizi inandırdığımız sırada, bir profesörün bir başka doçenti bıçakladığını duyduğumuzda yaşadığımız travmadan, kısacası hem ülkede yaşananlardan hem de kendi ruhlarımızda yaşadığımız yorgunluktan, mutsuzluktan, duygusallıktan, kırılan gururlardan, zedelenen onurlardan, üzüntülerden, yitirilen sevgilerden ve acı dolu elemli aşklardan bunalan hemcinslerim bu aralar bir tarih büyüğüne sığınmış durumdalar.
Her geçen gün kutsiyeti, bununla birlikte popülerliği de artan adeta ilahlaştırılan ve 800 yıl önce söylediği sözleri “ Bu da benden sana kapak olsun “ nidalarıyla bu gün gümbür gümbür sosyal medyada paylaşılan, son dönem romanların başkahramanı, kadınların her sözünde kendisini bulduğu bir tarih büyüğü…
Kim mi?
Celaleddin-i Rumi… Nam-ı değer Mevlana!
Arapçada Mevlana kelimesi Mevla’mız anlamına gelmektedir. Oysa Mevla Allah’tır! Mevla’nın Yaratan olduğu yerde bir kula bu isimle hitap etmek oldukça tehlikeli değil midir?
Yüce dinimiz İslam adına, toplum adına hiçbir eylemin içinde olmayan yetenekli bir şair ve başarılı bir edebiyatçının bu sıfatla anılması tuhaf değil midir?
Neyse daha fazla işin siyasi boyutuna girmeden ki girsem birkaç sayfayı kaplar yazacaklarım… Malum yerim dar…
Kadınların özene bezene, ayılıp bayılarak paylaştığı sözlerinden bir tanesi olan – Kadın, Hak nurudur, sevgili değil… Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil! Diyen Celaleddin-i Rumi’nin kendi yazdığı Mesnevisinden kadınlar için söylediği ve nedense pek yayınlanmayan diğer sözlerinden birkaç örnek vermek istiyorum. Yorumu da hemcinslerime bırakıyorum.
Zindan, rahimden daha aşağılık daha kötü, daha karanlık, daha kanlı ve kokuşuk değil ya.(Mevlana: Mesnevi, C. VI, s. 270, no. 3416)
Kadınların bakışı fitnedir. Fakat bu fitne, sesi de duyuldu mu, bir katken yüz kat olur. (Mevlana: Mesnevi, C. VI, s. 363, no. 4557)
Erkekte kadın huyu oldu mu puşt olur, namussuzluk eder. Kadına erkek huyu verdi mi kadın, kadın arar, sevici olur. (Mevlana: Mesnevi, C.VI, s. 237, no. 2996-2997)
Kadında hayvan sıfatı üstündür. Çünkü kadının renge, kokuya meyli vardır. (Mevlana: Mesnevi C. V, s. 203, no. 2466)
Kadın, kınayıp duran bir beladır. (Mevlana: Mesnevi, C. VI, s. 142, no.1767)
Nefsini kadın gibi gör. Hatta kadından da kötü. Çünkü kadın kötülülerin bir bölümüdür. Nefis ise kötülüklerin tümüdür.( Mevlana: Mesnevi, C. II, s. 174, no. 2272)
Kim bu dünyada erkekliğin ne olduğunu bilememişse, öte dünyada kadın olarak yaşayacaktır.(Mevlana: Mesnevi, C.IV, s.151, no. 1886)
Kadınlarla meşverette bulunun, ne derlerse aksini yapın. Şüphe yok ki onlara aykırı hareket etmeyenler helak oldular. (Mevlana: Mesnevi, C. I, s. 237,no. 2956)
Ey, yiğit er, erkeklerin kadınlara üstünlüğü kuvvet, kazanç ve mal mülk bakımından değildir. Öyle olsaydı aslan ve fil, daha kuvvetli olduğu için insandan daha yüce, daha üstün olurdu a kör! Ey yalnız bu anı gören erkeklerin kadınlardan üstün olması erkeğin kadına nazaran daha ziyade sonu görür olmasındandır! Erkek işin sonunu göremezse işin sonunu görenlere nazaran kadın gibi noksan sayılır! (Mevlana: Mesnevi. C. VI, s. 151, no.1886)
Sende, “ Kâfirler “ sözünden bir “ Kef “ harfi, küfür sıfatlarından bir sıfat bulunsa, kadın ferci gibi şehvet yerisin, pis pis kokarsın! (Mevlana: Mesnevi, C. I, s. 99, no. 1230)
“ Güzelim, ben her aybaşı mutlaka üç gün deli olurum.” (Mevlana: Mesnevi, C. V, s. 1551, no. 1888)
En son ki sözlerin ne anlama geldiğini ben bile anlayamadım. Takdir sizin…