Pencerede oğlunu görmeye çalışan acılı anne, katıldığı bir televizyon programında duygularını gözyaşları içinde anlattı:

“Ben bir anneyim, çocuğumun günden güne eriyip gitmesine dayanamıyorum. Lütfen feryadımı duysunlar.”


“Ben 1999’u tekrar yaşamak istemiyorum”

Gülseren Çalık, geçmişte yaşadığı büyük bir travmayı yeniden yaşamaktan korktuğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Oğlum 22 kilo verdi. Çok aciz bir durumdayım. Lütfen, artık sesimi duysunlar. Ben çocuğumu kaybetmek istemiyorum. Adalet Bakanımıza, hakimlerimize, savcılarımıza sesleniyorum; oğlumun suçu varsa araştırılsın ama bu şekilde ölüme terk edilmesin.”

Ç A L I K-2


Mahkum koğuşunda, pencere başında…

Yeniden yapılacak tetkikler için İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Murat Çalık’ın, mahkum koğuşunun penceresinde görüntülendiği anlar da kamuoyuna yansıdı. O anlara tanık olan anne Çalık’ın, oğlunu kısa bir an görebilmek için hastane bahçesinde saatlerce nöbet tuttuğu öğrenildi.

Bu karelerin ardından anne Gülseren Çalık'ın şu sözleri dikkat çekti:

Başkan Ekim Sahaya İndi! Yatırımlara Yerinde İnceleme
Başkan Ekim Sahaya İndi! Yatırımlara Yerinde İnceleme
İçeriği Görüntüle

“Ben tansiyon hastasıyım, artık aklımı kaybetmek üzereyim. Evladımı dışarıda istiyorum. O tahlillerin nasıl yapıldığını, ne kadar zor olduğunu biliyorum. Dayanamıyorum artık.”


Sağlık hakkı temel haktır

Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin gelişmeler, bir kez daha tutuklu bireylerin sağlık hizmetlerine erişim hakkı konusunu gündeme getirdi. Anne Çalık’ın çağrısı, yalnızca bir evlat için değil; sağlık sorunları yaşayan tutuklular adına da önemli bir vicdani uyarı niteliği taşıyor.

Muhabir: AYŞEN KARABİNA