Doğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz, sağlık turizminde yeni dönemin yalnızca uluslararası hastaları Türkiye’ye getirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, Türk sağlık markalarının küresel ölçekte güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Yapay zekâ, dijital sağlık uygulamaları, uzaktan sağlık hizmetleri ve bilgiye erişimin kolaylaşmasının sektördeki rekabet şartlarını değiştirdiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin sağlık yönetimi, teknoloji, eğitim ve hastane işletmeciliğindeki bilgi birikimini dünyaya ihraç eden bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, Doğu Karadeniz’in de bu dönüşümde önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi.
“Artık Türk Sağlık Markalarını Dünyaya Nasıl Taşırız Diye Sormalıyız”
Sağlık turizminde bugüne kadar başarının büyük ölçüde Türkiye’ye gelen yabancı hasta sayısıyla ölçüldüğünü belirten Mustafa Yılmaz, dijital pazarlama, sosyal medya, aracı kuruluşlar ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin sektörün büyümesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Ancak dünyada rekabetin yeni bir aşamaya geçtiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu nedenle artık şu soruyu sormamız gerekiyor: Türk sağlık markalarını dünyaya nasıl taşırız?” dedi. Yılmaz’a göre Türkiye’nin yeni sağlık turizmi vizyonu, yalnızca hasta kabul eden bir ülke olmanın ötesine geçmeli.
Yapay Zekâ ve Dijital Sağlık Rekabeti Değiştiriyor
Yılmaz, yapay zekâ, dijital sağlık uygulamaları, uzaktan sağlık hizmetleri ve bilgiye erişimin kolaylaşmasının hastaların ülke, hastane ve hekim tercihlerini köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çekti.
Bu dönüşüme uyum sağlayamayan ülkelerin ve sağlık kuruluşlarının rekabet gücünü korumasının giderek zorlaşacağını belirten Yılmaz, Türkiye’nin dijital ikinci görüş hizmetleri, hibrit bakım modelleri ve sağlık teknolojileri alanında yeni adımlar atması gerektiğini söyledi. Sağlık hizmetinin yalnızca fiziksel hasta hareketliliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye Sağlık Markası İhraç Eden Ülke Olmalı
Mustafa Yılmaz, Türkiye’nin gelecekte uluslararası sağlık yatırımları geliştiren, farklı ülkelerde sağlık merkezleri ve hastaneler işleten bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
Yılmaz, sağlık yönetimi, hastane işletmeciliği, teknoloji ve eğitim alanındaki bilgi birikiminin de ihraç edilebileceğine dikkat çekti. Küresel ölçekte güven duyulan Türk sağlık markaları oluşturulmasının sektörün yeni hedefleri arasında bulunması gerektiğini söyleyen Yılmaz, gerçek başarının yalnızca hastaları Türkiye’ye getirmekle ölçülmemesi gerektiğini vurguladı.
Doğu Karadeniz İçin Branş Bazlı Markalaşma Önerisi
Yeni sağlık turizmi vizyonunun Doğu Karadeniz açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirten Yılmaz, bölgedeki kamu ve özel sağlık kuruluşlarının uzmanlık alanlarına göre markalaşması gerektiğini söyledi.
Her ilin güçlü olduğu 3-4 branşı belirlemesini öneren Yılmaz, uluslararası tanıtım çalışmalarının da bu uzmanlıklar üzerinden yürütülmesinin daha etkili olacağını ifade etti. Böylece her ilin belirli sağlık alanlarında referans merkezi haline gelebileceğini ve illerin birbirini tamamladığı bölgesel bir sağlık ekosisteminin kurulabileceğini dile getirdi.
Her İl Farklı Bir Sağlık Alanında Öne Çıkabilir
Mustafa Yılmaz, Doğu Karadeniz’de illerin farklı sağlık branşlarında uzmanlaşabileceğini belirterek örnekler verdi. Bir ilin obezite cerrahisi ve metabolik cerrahide, başka bir ilin ortopedi ve spor cerrahisinde, diğer bir ilin ise kardiyoloji veya göz hastalıklarında öne çıkabileceğini söyledi.
Bu model sayesinde hem uluslararası rekabet gücünün artırılabileceğini hem de bölgesel iş birliğinin geliştirilebileceğini belirten Yılmaz, Doğu Karadeniz’in sağlık alanındaki insan kaynağı, altyapısı ve coğrafi avantajlarının doğru stratejiyle önemli bir potansiyele dönüşebileceğini ifade etti.
“Sağlık Turizmi Bitmiyor, Evriliyor”
Sağlık turizminin sona ermediğini, aksine yeni bir yapıya dönüştüğünü belirten Yılmaz, değişimi doğru okuyabilen ülkelerin ve kuruluşların gelecekte avantaj sağlayacağını söyledi.
Yılmaz, “Gerçek başarı, yalnızca dünyanın hastalarını Türkiye’ye getirmek değil; Türk sağlık markalarını, sağlık yönetimi tecrübesini ve kaliteli hizmet anlayışını dünyanın dört bir yanına taşıyabilmektir” ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz’in güçlü insan kaynağı, kaliteli sağlık altyapısı ve coğrafi avantajlarıyla küresel ölçekte sağlık markaları oluşturabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Mustafa Yılmaz, bugün değişime hazırlananların yarının sağlık turizmine yön vereceğini vurguladı.




