Doğu Karadeniz’de Dolgu Alanları İçin Deprem Uyarısı

Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz kıyı şeridinde deniz dolguları üzerine inşa edilen stratejik yapılara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ordu, Trabzon ve Rize kıyı hattında hastaneler, stadyumlar, havalimanları ve benzeri kritik altyapıların deniz dolguları üzerinde yükseldiğini belirten Bektaş, bu alanların sismik açıdan yeterince değerlendirilmediğini savundu. TPAO verilerinde açık denizde tanımlanan aktif fayların mühendislik projelerinde gerektiği ölçüde dikkate alınmadığını ileri süren Bektaş, kritik altyapıların dolgu zeminler üzerinde inşa edilmesinin gelecekte ciddi riskler doğurabileceği uyarısında bulundu.

24 Haziran 2026 Trabzon Su Kesintisi: Çarşıbaşı, Arsin Ve Maçka’da Sular Kesilecek
24 Haziran 2026 Trabzon Su Kesintisi: Çarşıbaşı, Arsin Ve Maçka’da Sular Kesilecek
İçeriği Görüntüle

Deniz Dolguları Üzerindeki Yapılara Dikkat Çekti

Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz kıyılarında son yıllarda deniz dolguları üzerine yapılan stratejik yatırımları gündeme taşıdı. Akyazı Stadı, Rize-Artvin Havalimanı ve Trabzon’daki sağlık yatırımları gibi projelere işaret eden Bektaş, bu yapıların yalnızca mühendislik açısından değil, deprem tehlikesi bakımından da özel olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Bektaş’a göre bölgenin en önemli altyapıları, deniz dolguları üzerinde yükselirken, bu alanların altında bulunan sismik gerçekler yeterince görünür hale getirilmiyor. Bu nedenle kıyı dolgularındaki yapılaşmanın bilimsel verilerle yeniden değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor.

Açık Deniz Fayları Projelerde Dikkate Alınmalı

Bektaş’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de deniz altındaki fay hatları oldu. Prof. Dr. Bektaş, TPAO tarafından açık denizde koordinatlandırıldığı belirtilen Ordu, Trabzon ve Rize faylarının mühendislik projelerinde yeterince dikkate alınmadığını savundu. Bu fayların MTA haritasında yer almaması nedeniyle bazı büyük yapıların ters ve bindirme karakterli fayların etki alanında tasarlanmış olabileceğini ifade etti. Bektaş, gerçek riskin daha sağlıklı ortaya konulabilmesi için deniz altı fay verilerinin, zemin özellikleri ve deprem tehlike analizleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Deniz Dolgusunda Sıvılaşma Riski Uyarısı

Prof. Dr. Osman Bektaş, deniz dolgularının deprem sırasında farklı zemin davranışları gösterebileceğini belirtti. Deniz dolgularının suya doygun ve gevşek zeminlerden oluştuğunu ifade eden Bektaş, deniz altındaki fayların kırılması halinde bu alanlarda deprem dalgalarının sönümlenmek yerine büyüyebileceğini savundu. Bektaş’a göre bu durum, deprem büyütmesi ve sıvılaşma riskini artırabilir. Zeminin sıvı gibi davranması anlamına gelen sıvılaşma, özellikle dolgu alanlarında inşa edilen kritik yapılar açısından daha dikkatli mühendislik hesapları yapılmasını zorunlu hale getiriyor.

Sismik Sessizlikte Bile Deformasyon İddiası

Bektaş, dolgu alanlarının yalnızca deprem anında değil, deprem yaşanmayan dönemlerde de risk üretebileceğini belirtti. Kendi ağırlıkları nedeniyle bu alanlarda milimetrik düşey oturma ve yamaç boyunca kayma deformasyonlarının oluşabileceğini savunan Bektaş, sismik sessizlik dönemlerinde bile dolgu zeminlerde hareketlilik yaşanabileceğine dikkat çekti. Bu tür oturma ve kaymaların InSAR gibi uydu ölçüm yöntemleriyle takip edilebildiğini ifade eden Bektaş, dolgu zeminler üzerine kurulan yapıların uzun vadeli izleme sistemleriyle denetlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kritik Altyapılar İçin Şeffaf Veri Çağrısı

Prof. Dr. Osman Bektaş, mühendislik projelerinde deniz altı fay koordinatlarının, zemin büyütmesi, sıvılaşma ve oturma riskleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kritik altyapıların deniz dolguları üzerine yapılmasının daha fazla bilimsel denetim, açık veri ve mühendislik hassasiyeti gerektirdiğini savunan Bektaş, “Mühendislik bilimini ve sismik verileri yok sayarak kritik altyapıları dolguya gömmek, gelecekteki felaketlere davetiye çıkarmaktır” değerlendirmesinde bulundu. Bektaş’ın açıklamaları, Türkiye Diri Fay Haritası’nın güncellenmesinin ardından deniz altı fayları ve kıyı dolgularındaki yapılaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Muhabir: AYŞE SANCAK