Çay Ocağında Her Gün Aynı Masada Başlayan Bir Hikâye
Rize’nin Çayeli ilçesinde bir çay ocağında yıllardır devam eden sessiz bir gelenek, görenleri duygulandırıyor. Hayatını kaybeden dostların ve yakınların fotoğrafları, bu çay ocağının duvarlarında yerini alıyor. O fotoğraflardan biri de Dursun Yazıcı’ya ait. O, bir zamanlar her gün aynı masada oturup vefat eden oğlunun fotoğrafını seyreden bir babaydı. Geçtiğimiz yıl burada verdiği bir röportajda oğlunu “Benim ballı oğlum” diye anlatan Dursun Yazıcı, aradan bir ay bile geçmeden hayatını kaybetti. Şimdi ise o da oğlunun yanındaki çerçevede hatırlanıyor.
“Ballı Oğlum” Diye Sevdiği Fotoğrafın Yanına Kendi Fotoğrafı Asıldı
Dursun Yazıcı, kaybettiği oğlunun özlemiyle her gün çay ocağına gelir, oğlunun fotoğrafını izlerdi. Çay ocağında verdiği röportajda “Oğlumu çok özlüyorum, her gün burada fotoğrafına bakarak çay içiyorum” diyerek duygularını paylaşmıştı. Hayatını kaybettikten sonra, işletme sahibi Hakkı Yazıcı, Dursun Yazıcı’nın fotoğrafını da oğlunun yanına yerleştirdi. Hakkı Yazıcı, “Yaklaşık 12 yıldır bu çay ocağını işletiyorum. Geleneklerimize sahip çıkmak bizim için çok önemli. Dursun Bey benim akrabamdı, burada sizlere kendi oğlunu, babasını ve abisini anlatmıştı. 15 gün sonra vefat etti. Şimdi onun fotoğrafını oğlunun başucuna yerleştirdik” dedi.
Rize’de Çayın Yanında Anılar da Paylaşılıyor
Çayeli’ndeki bu çay ocağı, zamanla sadece bir buluşma noktası değil, aynı zamanda bir hatıra köşesi haline geldi. Her çay bardağında bir hatıra, her masada bir sessiz hikâye yaşanıyor. İşletme sahibi Hakkı Yazıcı, bu geleneği yaşatmaya devam edeceklerini belirtiyor. Çay ocağına gelenler, sevdiklerinin fotoğraflarını görmek için uğruyor, bazen bir yudum çay bazen bir damla gözyaşıyla anılarına sarılıyor.
Anılarla Yaşayan Bir Çay Ocağı
Bu anlamlı gelenek, Rize’de yaşayanlar için sadece bir anı köşesi değil, geçmişe olan bağlılığın da bir göstergesi. Çay ocağında çay içmek artık sadece bir alışkanlık değil; aynı zamanda kaybedilen sevdiklerle manevi bir buluşmaya dönüşmüş durumda. Ziyaretçiler, bu hikâyenin bir parçası olarak sessizce anılara ortak oluyor.