Millet gerçeği ile devlet ve Türklük şuuru
Turan Ülküsü Kalkınma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Kenan Kuru; DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın dağlarda ve çeşitli bölgelerde yer alan “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının kaldırılmasını istemesine dair kuşatıcı bir metin yayınlayarak tepkisini dile getirdi. Kuru’nun basın açıklaması şöyle: ‘’’Millet gerçeği ile devlet ve Türklük şuuru’ Ülkemiz ve medeniyet coğrafyamız bakımından kurulan milli devletimiz, küresel üst akıl olarak ortada olanlarla yeni bir uygulamaya tabi tutulmak isteniyor. İmparatorluk mirasının Millet ve Milliyetçilik kavramları üzerinden oluşan, değişen Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk milleti denir anlayışını benimsemiştir. Burada “Türk milleti” kavramı kapsayıcı ve kuşatıcı olarak kullanılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasal sistem içinde yer alan uygar bir devlettir.
Üst kimliğimizi, millet kimliğimizi inkâr etmektedirler
Türkçülüğün fikir babalarından Ziya Gökalp milleti tarif ederken ırkçılığı kesinlikle reddetmiştir. Ortak tarihi, kültürü, bir arada yaşama iradesi ve ortak gelecek tasavvuru bunların başında gelir demiştir. Genel Merkez olarak ifade etmekteyiz ki; Devletimiz Türk devletidir ve milletimizde Türk milletidir. Tarihi tecrübelerimiz bakımından da bir sapma yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşlarını etnik köken gibi ayırt etmeksizin Anayasa’ da “Türk milleti“ olarak kabul eden vatandaşlık hukukuna dayandırır. İşte buna itiraz eden bir takım çevreler olmuştur ve olmaya devam ederek üst kimliğimizi, millet kimliğimizi inkâr etmektedirler.
Hukuk içinde gereğinin yapılması gerekmekte
TURAN ÜLKÜSÜ Genel Merkezi olarak bu vatanda bin yıllık beraberlikle yaşanılan topraklarda millet tarifimizin temeli olarak “hep birlikte Türk milletiyiz” Çünkü birleştiriciliği, kapsayıcılığı ve kucaklayıcılığıyla. TBMM üyesi olma vasfı verilmiş, ancak dağlardan topraklarımızdan Türk adından hoşnut olmadığını ifade ederken aslında utancını yaşaması gereken Sakık, ayrıştırıcı dil kullanarak hukuk tanımazlığı içinde olmaktadır. Ülkemizin güzel bir mevkiinden Doğubayazıt’ta dağlardan Türkiye Cumhuriyetine karşı sergilediği olumsuz iflah olmaz anlayışına karşı T.C. Anayasası, TBMM ve hukukun içinde gereğinin yapılması gerekmektedir.
Sakık’ın, iç dünyasının dışa yansıması
Milletvekili Sakık, Türk yazıları adının dağlardan silinmesi gerektiğini barışçıl eda gibi ifade etmesinde samimiyeti yoktur. Gökalp, birliğin ve bütünlüğün olmasında Turan’ ı ifade etmiş ve 1914’ deki makalesi ile Türkçülüğün yanındaki ve önündeki engelleri de anlatıyordu… Ülkemizin güzel bir coğrafyasında yazılan “önce Vatan” “Ne mutlu Türküm diyene” “Türk öğün, çalış, güven” sözlerinin o coğrafyaya verdiği güvenin rahatsızlığı içinde olduğu görülen milletvekili Sakık’ın, iç dünyasının dışa yansıması olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin yasalarında, geleneğinde ve toplum hayatında ayrıcalık hiçbir vakit olmamasına rağmen, Milletvekili Sakık’ın kendi düşüncelerini anlatma çabası içinde olduğu ortadadır. Dolayısıyla dünya dengelerinin üzerinde Türkiye’yi karşı karşıya bırakabilecek “acaba” ile ortadadır. Türkiye bağımsız ve uygar bir devlet olarak hiçbir coğrafyasına ve vatandaşına karşı ayrıcalıkla bakmamaktadır.




