1970 yılından itibaren iktidara gelmek için çaba gösteren Milli Nizam Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, önü her kesildiğinde daha çok çalışırdı.

Milli Nizam kapatıldı, Milli Selamet Partisi de 1980 darbesinde kapandı. Nizam’dan Selamete, Selamet’ten Refah Partisi’ne geçildi.

1994 seçimleri yaklaşırken Refah Partisi Erbakan, Tayyip Erdoğan ve Şevki Yılmaz gibi 3 hatip ile çıkış yakaladı.

Belediyeleri süpürdüğü gibi, 1995 seçimlerinde de yüzde 22’lik bir oy yüzdesine ulaşarak 1996 yılında iktidar oldu.

Ancak Erbakan, patronu, polisi, sendikası, basını ve televizyonu yokken patronların ve sendikaların yağlı kaynaklarına çomağı sokunca devirdiler!

‘Sen bizden keseceksin fındık üreticisine vereceksin.. Bir de tüm dini liderlere Başbakanlık Köşkünde iftar vereceksin. Seni gidi irticacı’ denildi ve 28 Şubat 1997 tarihinde tankların yürütülmesi ile de istifa etmek zorunda bırakıldı.

Daha önce de yazdım ama hatırlatmakta fayda var, 2002 sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da hata yapması ve yıkılması için bekleyenler çoktu.

2008 kapatma davası sürecinde genel merkezde odalarını toplayanlar bile olmuştu!

Erdoğan hiç acele etmedi, ilk adımında MÜSİAD’ı güçlendirdi, arkasından sert muhalefet yapan basın grubuna kendisine yakın bir ekibi oturttu, çok sayıda kurumu özelleştirdi. Özelleştirirken, Anadolu’dan iş insanlarının üst düzey ihalelerde önünü açtı. 10 büyük holding patronundan oluşan ekonominin belirleyici yelpazesini sonuna kadar açtı.

Acele etmedi, FETÖ’ye dersane işini bırakın, Doğan grubuna, sizde ‘Basını asli işlerinize dönün’ dedi.

Daha birçok adım attı ve muktedir oldu.

Kabineyi zaman, zaman değişti ama orada da acele etmedi.

Bürokratlarla ilgili bazen çok keskin oldu, bazen ise sabırlı davrandı.

Fon krizinin ortaya çıkmasının hemen ardından Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasını aldı. Bütün görevlerinden el çektirdi.

Dün de artarda alt yazılar geçti.

Tera Yatırım başta olmak üzere vurguncu fonculara kim yardım etmişse, ya da uyarıları kim dikkate almamışsa onları görevden almaya başladı.

Önceki dönem Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vecdi Gönül’ün oğlu dahil yargılanmaları için yetki istendi.

Dün de Mevcut Başkan sağılık sorunlarını öne sürerek istifa etti.

Hazine ve Maliye Bakanlığında Fonlara bakan bakan yardımcısı da emekliğini istedi ve ayrıldı.

Temizlenene kadar devam.

Birkaç gün önce, TMSF’nin eski yöneticilerinden bir bankacı ile konuştum.

-Fon olayı nedir, nasıl şişiriyorlar, nasıl patlıyor? Dedim.

Anlattıklarına inanamazsınız.

Not almadım ama özeti şu:

“Fon şirketleri yanına siyaseten güçlü isimleri alarak yola çıkar. Fon kurup borsaya giren şirketlerinin içi dolu olmamasına rağmen hisseleri toplumda tanına isimlere satar, onlar çok kazandıkça, Tera yatırımdaki gibi küçük yatırımcı da oraya akın eder. Belli bir süre sonra hisseleri yükselen büyük yatırımcılar çıkmaya başlayınca fondaki paraları sağa sola kaçıran şirket ödeme yapmakta zorlanır ve patlama böyle olur. Burada da böyle oldu.”

40 milyar TL’nin üzerinde bir rakam küçük yatırımcıyla ödendi.

Vurgunu vuranlardan alıp onlara vermeye devam!