Ve bazen..
Bazı yollar, bittiğinde başlar.
İnsan bunu yürürken fark etmez.
Her sabah aynı kapıdan girer, aynı koridordan geçerim, aynı masalara selam veririm. Günler birbirine benzer aslında. Sonra takvime bakar.
Ve geriye sadece birkaç gün kaldığını görüyorum.
İşte o an anladım ki…
Aslında geçen şey zaman değilmiş.
Ben değişmişim .
Staja başladığım ilk gün, kendime yüklediğim anlamla bugün taşıdığım anlam aynı değil.
İlk gün “Bir şeyler öğrenebilir miyim?” diye düşünüyordum.
Bugün ise “Bana bu kadar şeyi kim öğretti?” diye düşünüyorum.
Ne garip…
Hayat bazen cevapları en beklemediğiniz yerde veriyor.
Okul bana gazeteciliğin ne olduğunu anlattı.
Ama gazeteciliğin nasıl hissedildiğini bana Taka Gazetesi öğretti.
Bir haber hazırlanırken odada oluşan sessizliği…
Her sabah belirlenen konular ile yapılan röportajlar.
Yetişmesi gereken sayfaların telaşını…
Ve en önemlisi, doğru bilgiyi ararken verilen görünmez mücadeleyi…
Hepsini ilk kez bu kadar yakından gördüm.
Dışarıdan bakınca gazete sadece kâğıttan ibaret.
Ama içine girince anlıyorsunuz…
Bir gazetenin mürekkebinde emek var.
Sabır var.
Uykusuzluk var.
Vicdan var.
Belki de bu yüzden gazetecilik sadece bir meslek değil.
Bir karakter meselesi.
Bu süreçte kendime en çok şu soruyu sordum:
“Ben gerçekten bu meslek için var mıyım?”
Çünkü gazetecilik bazen alkış almıyor.
Bazen yazdığınız haberin altında soru işaretleri kalıyor.
Ama yine de ertesi gün aynı heyecanla kalemin başına oturuyorsunuz.
Aslında mesele görünmek değilmiş.
Mesele inanmakmış.
Bunu anladım.
İnsan bazen en büyük değişimi fark etmeden yaşıyor.
Bir sabah basın toplantısını dinlerken…
Bir röportaj notu alırken…
Bir başlık üzerine düşünürken…
Aslında sadece mesleği değil, kendini de öğreniyor.
Ben de kendimi tanıdım.
Sabırsız olduğumu sanıyordum.
Meğer beklemeyi öğrenebiliyormuşum.
Hata yapmaktan korkuyordum.
Meğer hatalar da öğretmen olabiliyormuş.
Çekinerek soru soruyordum.
Ama gazeteciliğin en büyük sermayesi merak olduğunu da biliyorum.
Şimdi dönüp ilk günüme bakıyorum.
O günkü Şilan ile bugünkü Şilan arasında görünmeyen ama hissedilen bir fark var.
Çünkü bazı değişimler aynaya bakınca görülmüyor.
İnsanın cümlelerine yerleşiyor.
Bakışına yerleşiyor. Hayat yaklaşımına yerleşiyor.
Stajım bitiyor.
Bu cümleyi kurmak düşündüğümden daha zor geldi.
Çünkü insan bazen bir yere değil…
Bir alışkanlığa veda ediyor.
Sabah telaşına…
Gazetedeki koşuşturmaya…
Bir haber yayımlandığında hissedilen o küçük mutluluğa…
Ve farkında olmadan hayatının bir parçası hâline gelen insanlara…
Belki birkaç gün sonra o kapıdan son kez çıkacağım.
Ama biliyorum ki orada öğrendiklerim benimle çıkacak.
Bir gün adım başka gazetelerde yazılacak belki.
Başka şehirlerde haber kovalayacağım.
Belki çok daha büyük hikâyelerin peşinden gideceğim.
Ama dönüp geriye baktığımda, bu yolun ilk sağlam adımlarından birinin Taka Gazetesi’nde atıldığını
hiç unutmayacağım.
Çünkü insanın mesleğini şekillendiren şey bazen yıllar değildir.
Bazen sadece doğru insanlarla geçirilen birkaç aydır.
Bu yüzden bu yazıyı bir veda olarak değil…
Bir teşekkür olarak bırakıyorum.
Teşekkür ederim bana güvenen herkese.
Bana sadece gazeteciliği değil, emeğin değerini de gösterenlere…
Ve kalemin ağırlığını hissettiren Taka Gazetesi ailesine.
Bir staj geride kaldı.
Ama ardında bıraktıkları…
Sanırım ömür boyu benimle yürüyecek.
Stajın Ardında Bana Bıraktıkları
Kaynak: ŞİLAN AZKAÇ
Yorumlar
Çok Okunanlar
Trabzonspor'a Yar Olmadı; Transferin Süper Lig'deki Yeni Takımı Belli Oldu
Fırtına’nın Forvet Adayı Belli Oldu; Trabzonspor Teknik Adamı Tekke Son Kararı Verecek
Trabzonspor’da Şampiyonluk Yaşamıştı; O Efsanenin Yeni Adresi Belli Oldu!
Fatih Tekke'nin Yeni Antrenman Sırrı Ortaya Çıktı! Trabzonspor'da Kum Mesaisi Dikkat Çekti
Trabzonspor İki Dev Transfer Operasyonunda Son Viraj; Fırtına Şartını Açıkladı
Trabzonspor'da Yaprak Dökümü Başlıyor! Üç Futbolcu İçin Ayrılık Kararı Verildi





