TRABZON SUSKUN!..
Türk futbolunun en karanlık ve aydınlatılamayan olaylarından biri olan 4 Nisan 2015 tarihindeki Fenerbahçe otobüsü silahlı saldırısının ardından başlatılan soruşturma süreci, Trabzon'un Sürmene ilçesinde gerçekleştirilen yeni gözaltılarla yeniden gündeme geldi. Ancak bu hukuki sürecin ötesinde, Trabzon'da yaşanan asıl büyük kriz; kentin tüm siyasilerinin, yerel medyasının ve Trabzonspor Kulübü yönetiminin sergilediği sağır edici sessizlik. Kentin Tüm Dinamikleri Sürece "Seyirci" Kaldı Geçmişte yaşanan bu elim olayla ilgili olarak bölge insanının yeniden zan altında bırakıldığı ve operasyonların hedefi haline getirildiği bu süreçte, Trabzon'un iradesini temsil etmesi gereken hiçbir kesimden ses çıkmadı.
Olayın merkezindeki Sürmene halkı ve gözaltına alınan şahıslar adeta kendi kaderlerine terk edilirken, şu kurum ve aktörlerin suskun tavrı büyük hayretle izleniyor:
Trabzonspor Yönetiminin Sessizliği: Trabzonspor Kulübü yönetimi, milyonların sevgilisi olan bordo-mavili armanın ve bu şehrin insanının haklarını savunmak yerine, topu taca atan ve olayları tribünden izleyen bir tutum sergiliyor. Kendi taraftarı ve kenti ağır bir baskı altındayken kulüp yönetiminin manevi bir refleks dahi göstermemesi, camiada büyük bir kırılma yaratmaz mı?.
Siyasilerin Korkak Siyaseti: Trabzon'u ve özellikle Sürmene'yi Ankara'da temsil eden iktidar ve muhalefet milletvekilleri ile yerel siyasi aktörler, başkentteki konfor alanlarını bozmamak adına tek bir kelime bile etmedi. Seçim dönemlerinde Trabzonspor atkılarıyla meydanları dolduran siyasilerin, kentin insanı bu kadar zor bir süreçte haksız bir itham sarmalına çekildiğinde ortada görünmemesi "vefasızlık"değil midir?
Yerel Basının ve Gazetecilerin Eylemsizliği: Trabzon basını ve yerel gazeteciler, şehrin haklarını koruma misyonunu bir kenara bırakarak adeta yaşananlara sessiz birer ortak oldu. Kamuoyu oluşturması, haksızlıklara karşı ses yükseltmesi ve hakikati savunması gereken yerel medya, bu süreçte beklenen refleksin çok uzağında kaldı. "
Geçmişin aydınlatılamayan sis perdesi altında Sürmene halkı ve Trabzon kenti yalnızlaştırılırken; yöneticilerin, siyasilerin ve basın mensuplarının Trabzon,Trabzonspor, Trabzonspor taraftarı ve Sürmene üzerinden yapılan algı mühendisliğine sessiz kalması kentin ortak değerlerine yapılmış en büyük haksızlık olarak kayda geçiyor.
Ayrıca Kadim Kentimizi dış dinamikleri Trabzon Dernekler Federasyonu, yöre dernekler, İlçe dernekleri ve tüm Sivil Kurum örgütleri unutmayın 4 Nisan 2015 yılında yaşanan bu çirkin saldırı hala Trabzon ve Sürmene Traftar envanteri vitrininde durmakta. Bu halk zor günlerde arkasında durmayan bu idari ve siyasi akıl tutulmasını mahcup bir öfkeyle izliyor.




