Geçmişte Aygün'ün kafasına kendi futbolcuları tarafından kül tablası vurdurulup ortalığı yangın yerine çevirerek televizyon ana haber bültenlerini yarıda kestirtecek kadar hünerli oldular. Dağlarda teröristlerle çarpışan kahraman komandolarımızı Trabzon'a getirip Avni Aker Stadyumu'nun etrafına dizecek kadar da hünerlilerdi.

Trezeguet Trabzonspor Taraftarını Üzdü. Sağlık Durumuyla İlgili Kulüpten Açıklama Geldi Trezeguet Trabzonspor Taraftarını Üzdü. Sağlık Durumuyla İlgili Kulüpten Açıklama Geldi

Şimdi yine bir Fenerbahçe maçı var ve işe hakemi etki altına alıp taraftarı galeyana getirecek demeçlerle başladılar. Özellikle maratona alınan taraftarlara sesleniyorum; çok dikkatli olacaksınız, mezgit balığı gibi boş kancaya takılmayacaksınız. Tezahürat serbest, ancak sahaya yabancı madde atmak ya da atlamak yasak. Trabzonspor sahada atarken şamarı, sen de atlamaya kalkana bas şamarı.

Dedik de ne oldu? Ayvaz kasap aynı hesap. Yine bile bile geldik oyuna. 10-15 sorumsuzun yüzünden döndük kurbanlık koyuna. Elimiz kolumuz öyle bağlandı ki; ne oynayamayacak kadar sakat olduğu halde özel bir görevle Trabzon'a getirilip yedek kulübesinde saha kenarına konumlandırılan Mert Hakan'ın taraftarı germek için harcadığı özel çabadan bahsedebiliyoruz, ne de 'galibiyete seviniyoruz' ayağıyla tribünlere el kol hareketi yapan kışkırtıcılardan.

Yediği yumruktan sonra hala kendisine gelemeyen hakem Meler'in gözünün önündeki faulü es geçip yedirdiği 3. golden, Onuachu'nun kolundaki kırığa sebep olan tekmeyi 40 defa yavaşlatıp oynata rağmen görmediği halde ödül olarak bu maça verilen VAR'cıdan, Fener maçlarının müdavimi ha var ha yok AVAR'dan, böylesine kritik bir maçta becerip emniyet tedbiri aldıramayan temsilciden, 'Madem sahaya atladılar ölmeliler' der gibi 15 yaşındaki çocukları tekmeyle, yumrukla hastanelik eden futbolculardan bahsedemiyoruz.
 

Muhabir: NURGÜL GÜNAYDIN