Türk- İslam mabedi olan cami Trabzon’ da yapılıyor. Karadeniz’in en büyüğü olma özelliğini taşıyor. 9600 m2 lik alana kurulmuştur. 2023 yılına tamamlanmış olacak. Kubbe çapı 22 m, yüksekliği ise 43m dir. Dört minaresi de ulvi akımlarını tüm evrene yayacaktır.

Caminin ibadet alanı yanında ücretsiz hizmet verecek olan kütüphane, aşevi, sağlık ocağı, kadınların el sanat atölyeleri, sanat, kültür alanları, bilim salonları, yapay zeka ve bilgi işlem merkezi, parklar, konferans salonu da bu külliyede yer alıyor.

Bu ulvi eser Trabzon’ da Ayasofya, dünyaca ünlü Ortahisar Camii ve Meryem Ana Manastırı ve çeşitli kültürlerle yapılmış eserlerle kucaklaşıyor.

Her minaresi insanlığa samanyolu gibi ışık saçıyor. Trabzon’ a ister hava, ister kara, ister deniz yoluyla, hatta yapımı Atatürk’ ün vasiyet ettiği demiryolu ile gelenler önce dört minareli bu camiyi göreceklerdir; farklı inanca sahip turistler bile hayranlık duyacaklardır.

Böylece Faroz-Moloz yarımadası Karadeniz’in simgesi olacaktır. Trabzonlular atalarının amel defterine büyük sevap yazmışlardır.

Fatih Sultan Mehmet 558 yıl önce Trabzon’u çetin savaşlarla fethedip Pontus’a son vermiştir. Bu savaşta çok şehit verilmiş, Zağnos Paşa gibi sağ kolunu kaybetmiştir.

Şimdi Zağnos Paşa vadisi ona yakışır bir şekilde imar edilmiştir. Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman Şehzadelerinin yetiştirdiği Trabzon, onlara layık şekilde bilim, sanat, kültür ve doğayı korumaları ile dünyaya ışık saçan fener olmuştur.

Camide kalp, vicdan, akıl, iman ve doğa zenginliği coşacaktır. Peygamberimizin dilinden düşürmediği bilim aşkının ifade edildiği dua, cami minarelerimizden evrene daima yayılacaktır.

“Sübhanelleziminel mizan ve müntekel ilmi ve meblagal rıza ve zinnetel arş.”

‘Allah’ım, kürsünde sonsuz olan bilimden bize de nasip eyle.’

Benzer olarak Atatürk’ de bilimin değerini şu sözlerle öne çıkarmıştır: ‘Şayet benim fikirlerim bilime ters düşerse, bilimi tercih ediniz.’

Bu İslam- Türk felsefesi Ulu Camimizin feneri olacaktır.

Kalp, vicdan ve akıl üçgenindeki inancımız bu camide coşacak, insanlığa ve gelecek kuşaklara mutluluğu sunacaktır.

Bu eserin hamisi yapımcısı Çevre ve Şehircilik eski Bakanı, Kürkiye’yi imar eden adam Dr. Erdoğan BAYRAKTAR, tasarımcısı Dr. Ercan SİNANER ve ekibi insanlık övüncesi bu eser ile gönülleri fethetmiştir.

Yaptıklarını bir gruba değil, Trabzon halkına maletmekle hümanizm anlayışına taht kurmuşlardır. Onları tanımak, onlarla sohbet etmek beni mutlu etti.

NE MUTLU BU GÜZEL İNSANLARA.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
METİN ŞAHİN 4 hafta önce

Sait Bey, iyi günler. İzninizle bir yanlış anlamayı düzeltmek istiyorum. Fatih Sultan Mehmet, 558 yıl önce Trabzon’u fethetmiş ama son verdiği devlet Pontus değildir. Pontus Krallığı, M.Ö.281 yılında kurulmuş ve M.S.63’de Roma hâkimiyetine girmiştir. Pontus Krallığı’nın yıkılmasından sonra, Anadolu’da bu adla bir başka devlet kurulmamıştır. Pontus Krallığı’nın, daha sonra kurulan Trabzon İmparatorluğu(1204-1461) ile bir ilgisi yoktur. Komnenos Hanedanı tarafından kurulan Trabzon Devleti’nin, “Rum Pontus İmparatorluğu” olarak adlandırılması tarihi gerçeklere uygun değildir.

Misafir Avatar
Sait Kapıcıoğlu 3 hafta önce @METİN ŞAHİN

‘Sevgili Metin Şahin Beye yorumundan dolayı teşekkür ederim. Biz pontus biliyorduk; tarihi bilgilerin doğrusunu tarihçilerden öğrenmek güzel bir şey. Zaten amacım tarihe ışık tutmaktan ziyade atalarımızın zaferlerini hatırlatmaktı. Büyük ve gösterişli mabet ve camiler yapılması gösteriş amaçlı olması ve hatta her şeyde gösteriş ve azamet benim felsefeme de aykırı. Ama güzel olanı da takdir etmek insancıl bir yapı olsa gerek. Güzele güzel demeliyiz. Katkınızdan mutluluğumu ifade ederek kalbi selamlarımı sunarım. Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Kazım 4 hafta önce

Bizim dinimizi, diğer dinler den ayıran, en önemli özellik gösterişin olmaması. Maalesef büyük cami ile övünür olduk. Halbuki, iyi, doğru ve bilim de iyi olan insanları öne çıkararak övünmeliyiz. 1600 yılında Avrupa da hiristiyan lığın övünerek yaptığı mabet düşüncesine de geldik ya.