Olcay Çakır: Kendini yanlış analiz etmek!
Trabzonspor, iki ayaklı eşleşmenin ilk maçında beklentilerin çok uzağında kaldı. Kasımpaşa maçındaki orta saha kurgusunun verdiği uyarılardan ders çıkarılmış bir Avrupa gecesi beklerken, daha yumuşak bir merkez ve iki uzun santrafor tercihiyle karşılaştık. Dolayısıyla ortaya çıkan oyun da skor da tesadüf değildi.
Hücumun büyük ölçüde Salah’ın bireysel yeteneğine bırakıldığı, takım oyununun yeterince üretemediği bir Trabzonspor vardı. Oysa hazırlık döneminden beri kafalarda oluşan ideal kadro ve özellikle orta sahadaki dinamizm çok uzaklarda değil. Belki bir oyuncu değişikliğiyle çözülebilecek mesele, büyük bir kargaşaya dönüşmüş durumda.
Rakip sert oynadı, doğru. Ama Göztepe hazırlık maçındaki sertliği konuşurken “Bunlar hazırlık maçı, bunlara da hazırlanacaksın” demiştik. Dün ise Trabzonspor rakibinin sertliğine aynı karşılığı veremedi. Avrupa maçının orta sahası Süper Lig’den daha yumuşak olamaz.
Çözümü hemen yeni transferlerde aramak da en kolay yol. Mevcut kadroyla bundan daha dengeli, daha dinamik ve daha güçlü bir merkez kurulabilir. Onana’ya, Salah’a, Onuachu’ya havale edilmiş bir oyun Trabzonspor’u ancak bir yere kadar taşır. Yine de enseyi karartmaya gerek yok. Trabzonspor, Ferencváros’tan daha iyi takım ve deplasmanda bu turu geçebilir. Ama bunun için bazı şeylerin gerçekten değişmesi gerekiyor. Belki de asıl soru şu: Rakibi bu kadar analiz ederken, kendinizi görmeye zaman bulamıyor olabilir misiniz?
Ulaş Özdemir: Merkezi alarm!
İlk yarının çarpıcı istatistiklerinden biri faul sayılarıydı. Ferencváros 12, Trabzonspor 1. Bu farkı Macar ekibinin sertliği üzerinden okumak mümkün. Ancak mesele bundan daha geniş. Faul, zaman zaman takımın rakibi nerede karşıladığını, ikili mücadeleye ne kadar girebildiğini ve geçişi nerede kesebildiğini de anlatır. Trabzonspor'un rakibi karşılamakta ve merkezde doğru eşleşmeleri oluşturmakta yaşadığı problem bu büyük farkın nedenlerinden biriydi. Bu nedenle Trabzonspor'un transfer ihtiyacını da iki ayrı başlık üzerinden okumak gerekiyor. Skor merkezi ve oyun merkezi.
Onuachu'nun olmadığı dönemlerde ceza sahasında aynı tehdidi üretebilecek güçlü bir santrfor alternatifi gerekiyor. Daha kritik ihtiyaç ise orta sahada. Trabzonspor'a topu alan bir oyuncudan çok, oyunu yöneten, baskı altında çözüm üreten, geçişi kesen, takımın boyunu kontrol eden ve gerektiğinde oyunun hızını belirleyen bir merkez orta saha lazım.
Ferencváros maçı Trabzonspor'a erken ve oldukça değerli bir uyarı verdi. Evet, skoru düzeltmek için rövanş var. Merkezi düzeltmek için de transfer…
Fatih Tekke maça Onuachu ve Umut Nayir'i birlikte kullanarak 4-4-2 düzeniyle başladı. İki santrforun varlığı oyunun merkezindeki yükü Melih ve Bouchouari ikilisinin üzerine bıraktı. Bu tercihin sahada karşılık bulabilmesi için Trabzonspor'un oyunu rakip yarı sahaya yıkması, ikinci topları toplaması ve merkezde sayısal dengeyi kaybetmemesi gerekiyordu. İlk yarıdaki yüzde 61'lik topa sahip olma oranı ilk bakışta Trabzonspor'un oyuna hükmettiğini düşündürebilir. Fakat rakam ile oyunun gerçekliği birbirinden oldukça uzaktı. Ferencváros, topu Trabzonspor'a bırakırken oyunun nerede ve nasıl oynanacağını büyük ölçüde kendisi belirledi.
Cemal Ersen: Salah’a değil Tekke’ye yazar!
Trabzonspor’da maçları Salah üzerinden okumak ve kurgulamak dün akşamki gibi ciddi sorunlar yaratabilir. Tamam, o bir dünya yıldızı, evet o üst düzey bir futbol figürü. Lakin futbol ekip işi ve her şeyi tek kişi den beklemek haksızlık.
Fatih Tekke’nin oyuncu tercihleri de Salah’ın pozisyonuyla bağlantılı olunca hesap şaştı. Kasımpaşa maçının etkili ismi Saviola sol kanatta etkisiz kaldı. Umut Nayir ikinci forvet olarak düşünüldü ama ne ona ne Onuachu’ya tek hava topu ulaşmadı. Yeri gelmişken aman dikkat, kral küstürülürse Trabzonspor çok şey kaybeder.
Trabzonspor’un ilk bölümde rakip kaleyi bulan şutu yok iken, Ferençvaros’un tek hücumda gol bulması tamamen planlama hatasıydı. Savunma yüksek topu seyredemedi bile.
Keşke telafisi olmayan böyle bir sınavda fantezi peşinde koşmasaydı Fatih hoca. İkinci yarıda ne oldu? Tekke’nin sihirli deyneği mi vardı? Yoo, aklın yolu bir. Malinovskyi, Aral ve Muçi değişiklikleri Trabzonspor’un üzerindeki ölü toprağını atmasını sağladı.
Temsilcimiz rakibine nefes aldırmadı son bölümde. Baskı kurdu, sayısız pozisyon buldu. Salah, Onuachu ve Pina ile rakibini bunalttı. Bitirici vuruşlarda şanssızdı. Direk, kaleci ve savunma geçit vermedi.
Şimdi skora ve her iki yarıdaki farklı oyuna bakıp UEFA Avrupa Ligi şansımızın bittiğini mi düşüneceğiz?
Trabzonspor kadro kalitesiyle Macar rakibinden daha üst düzeyde. Sayın Tekke’yi bilemem ama ben rövanş için ondan daha umutluyum.
Turu zora sokan faktör, Fatih Tekke’nin geç farkına varıp düzeltmeye çalıştığı hatalarıdır. Cesaret ise Trabzonspor’un felsefesidir.
Tekke’nin duygusal olduğunu biliyorum. Ancak Avrupa Ligi kapısına dayanmışken, yaşana bilecek hayal kırıklığının faturası Salah’a değil, hocasına yazar!
İSKENDER GÜNEN: Karamsarlığa gerek yok, tur uzak değil
açı iki ayrı devre olarak yorumlamak gerekmekte. Fatih Tekke ilkyarıda çift forvetli, oldukçafizikli ve direkt bir hücum hattıylamaça çıktı. Böyle bir sistemde orta alan oyuncularının performansları büyük önem taşır. Ferencvaros çoğu zaman 3'lü orta saha ile üstüne geldiğinde öndeki oyuncuların geri dönüşlerinde zaaf yaşadıklarını gördük. Yenilen goldeise savunmanın yerleşme hatası büyüktü. İlk yarı hücumda her şey Salah'ın ayaklarına bağlanmış. Sol kenar hemen hemen hiç yok. Onana'nın uzun topunda Salah ile girilen gol pozisyonundan başka üretkenlik yoktu. İkinci yarı ise yapılan oyuncu değişiklikleriyle ilk devreye göre çok daha farklı ve üretken bir yapı ortaya çıktı. Malinovskyi'nin merkeze attığı top dağıtımı ve her iki kenardan da yapılan atak girişimlerinde Onuachu'nun direkten dönen topundan başka birçok gol pozisyonu var. Sonuç doğaldır ki büyükbir hayal kırıklığı. Fakat ikinci yarıdaki dominasyon ve hırs, geleceğe dair umutlar veriyor. Alınan bu sonuç kimseyi karamsarlığa sokmasın. Trabzonspor bu turu geçebilecekgüçte. Yeter ki eksikler görünüp gerekli hamleler yapılsın. Ayrıca her şeyi Salah'tan beklemek de doğru değil, hücumda çeşitliliği artırmak lazım. Nwaiwu'nun son dakikadagereksiz yaptığı hareket ve gördüğü kırmız kartınise profesyonellikle uzaktan yakından ilgisi yok.




