Trump’tan Erdoğan’a Gazze Barış Kurulu Daveti: “Kurucu Üye Olun”
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2803 sayılı kararıyla desteklediği “Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan” çerçevesinde kurulan Gazze Barış Kurulu’na Türkiye’nin de kurucu üye olarak dahil edilmesi istendi. Trump’ın 16 Ocak 2026 tarihinde Erdoğan’a gönderdiği resmi mektupta, Türkiye’nin bölgesel ağırlığına ve insani diplomasi tecrübesine vurgu yapılarak Gazze’deki geçiş sürecinde aktif rol alması talep edildi.
Erdoğan’a Resmi Davet: Türkiye'ye Stratejik Rol
Beyaz Saray kaynaklarının doğruladığı bilgiye göre, ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben yazdığı mektupta, Gazze’nin güvenliğini sağlama, yeniden imar sürecine liderlik etme ve insani yardım süreçlerini koordine etme gibi hayati görevlerde Türkiye’nin katkı sağlamasını istedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, mektubun içeriğiyle ilgili olarak, “ABD Başkanı Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı Gazze Barış Kurulu’na kurucu üye olarak davet etti. Bu davet, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar konularındaki aktif rolünün bir yansımasıdır” dedi.
Yürütme Kurulu Şekillendi: Hakan Fidan da Masada
Trump’ın önerisiyle şekillenen Yürütme Kurulu, Gazze’nin geçiş sürecini yönetecek ve Filistin Yönetimi'ne doğrudan idari destek sağlayacak kilit bir yapı olarak tanımlandı. ABD tarafından yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da kurulda yer aldığı belirtildi.
Kurulun görevleri arasında şu başlıklar öne çıkıyor:
-
Gazze'de kamu düzeninin yeniden tesisi
-
Uluslararası insani yardım koridorlarının koordinasyonu
-
Geçici idari yapının desteklenmesi
-
Filistin kurumlarının yeniden inşası ve güçlendirilmesi
BMGK'dan Tarihi Destek: 2803 Sayılı Karar
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2803 sayılı kararla *“Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan”*ı resmen onayladı. Kararın ardından Trump’ın liderliğinde şekillenen Barış Kurulu’nun, uluslararası meşruiyeti pekişti. Türkiye’nin bu kurulda kurucu üye olarak yer alacak olması, bölgesel diplomaside yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.
Türkiye’nin Gazze’deki geçiş sürecine hem diplomatik hem de insani katkı sunması beklenirken, Erdoğan’ın davete vereceği resmi yanıtın kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.
Gazze için başlatılan uluslararası yeniden yapılandırma sürecinde Türkiye’nin oynayacağı rol sadece bölgesel barış açısından değil, küresel diplomasi açısından da büyük önem taşıyor. Sürecin nasıl şekilleneceği, ilerleyen günlerde netleşecek.




