Türkiye

Tuana Elif Torun’un Ölümüyle İlgili İddianame Hazırlandı: Şüpheliye “olası Kastla Öldürme” Suçlaması

Tuana Elif Torun’un hayatını kaybettiği kazaya ilişkin soruşturma tamamlandı. Şüpheli Adem Hasbaş hakkında “olası kastla öldürme” suçundan dava açıldı.

Abone Ol

Tuana Elif Torun’un Ölümüyle İlgili İddianame Hazırlandı

Türkiye’nin yakından takip ettiği Tuana Elif Gülüşan Torun’un ölümüyle ilgili trafik kazasına ilişkin soruşturma tamamlandı. Görele ilçesi eski belediye başkanı Hasbi Dede’nin yargılandığı cinsel taciz dosyasının mağduru olan Tuana Elif Torun, 28 Mart 2026’da Giresun’un Görele ilçesinde meydana gelen kazada ağır yaralanmış, 30 Mart 2026’da hayatını kaybetmişti. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu şüpheli Adem Hasbaş hakkında “olası kastla öldürme” suçundan kamu davası açıldı. İddianamede, şüphelinin 1,97 promil alkollü olduğu, yüksek hızla seyrettiği ve kazanın ardından olay yerinden uzaklaştığı belirtildi.

Tuana Elif dosyasında yeni aşama

Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuana Elif Gülüşan Torun’un ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına ilişkin soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Adem Hasbaş hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 81/1 ve 21/2. maddeleri kapsamında “olası kastla öldürme” suçundan kamu davası açıldı. Dosya, Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 2026/127 iddianame değerlendirme sırasına kaydedildi. Tuana Elif Torun’un ölümü kamuoyunda büyük üzüntü yaratırken, kazaya ilişkin iddianamede yer alan tespitler dosyanın yeni aşamasını ortaya koydu.

Savcılık dosyayı basit trafik kazası olarak değerlendirmedi

İddianamede, olayın münferit bir trafik kazası olarak meydana geldiği, şüphelinin Tuana Elif Torun’u takip ettiğine, kaza mahalline yönlendirdiğine veya üçüncü kişilerle birlikte hareket ettiğine dair delil elde edilemediği belirtildi. Ancak savcılık, kazanın oluş şekli ve şüphelinin davranışlarını birlikte değerlendirerek dosyanın “taksirle öldürme” kapsamında kalmadığı kanaatine vardı. İddianamede Adem Hasbaş’ın olay anında 1,97 promil alkollü olduğu, aracı kullanmaya devam ettiği ve olay öncesinde de hızlı araç kullandığı vurgulandı.

Araçta alkol ve olay yerinde fren izi tespiti

Olay yeri incelemesinde, kazaya karışan 28 RE 752 plakalı aracın olay yerinde terk edilmiş halde bulunduğu kaydedildi. Araçta yapılan incelemede sağ torpido üzerinde yarım kalmış içki bulunan küçük kadeh, sağ paspas üzerinde dolu bira kutuları, el freni yanında açılmamış bira şişesi ve vites kolu yanında açılmamış bira kutusu tespit edildi. Olay yerinde çarpma noktasından sonra başlayan 34 metrelik fren izi bulunduğu, aracın sol şeridi kapatacak şekilde durduğu, sağ ön sinyalinin kırıldığı, sağ dikiz aynasının yerinde olmadığı ve ön camın sağ tarafının kırıldığı belirtildi.

Kamera kayıtları saniye saniye incelendi

Soruşturma kapsamında olay yerini, gidiş-geliş güzergahlarını ve tarafların kaza öncesi hareketlerini gösteren kamera görüntüleri incelendi. Kamera çözümlemelerine göre Tuana Elif Torun’un saat 22.10 sıralarında ikametinden tek başına çıktığı, sahil istikametine doğru yürüdüğü ve kaza anında devlet karayolu üzerinden karşıya geçmek istediği tespit edildi. Şüpheli Adem Hasbaş’ın kullandığı aracın ise olaydan kısa süre önce Yakamoz Büfe önünden ayrıldığı, Mebus Şevket Bey Caddesi üzerinden Trabzon istikametine doğru seyrettiği ve saat 22.18.38 sıralarında Tuana Elif Torun’a çarptığı belirlendi.

Tanık beyanları iddianamede yer aldı

İddianamede, şüphelinin gün içinde görüştüğü Mehmet Ali Emanet’in beyanlarına da yer verildi. Emanet, olay günü Adem Hasbaş ile buluştuklarını, alkol aldıklarını, birlikte araçla yola çıktıklarını, Hasbaş’ın aracı çok hızlı kullandığını ve 140-150 kilometre hızla seyrettiğini anlattı. Alkollü şekilde araç kullanılması nedeniyle korkarak araçtan indiğini ifade eden Emanet’in, kaza sonrasında Adem Hasbaş ile yaptığı telefon görüşmesinin de dosyaya girdiği belirtildi. Görüşme kayıtlarında Hasbaş’ın kaza yaptığını, bir kıza çarptığını ve korktuğunu söylediği ifadeler yer aldı.

“Aracı ben kullanayım” teklifini kabul etmedi

Araçta yolcu olarak bulunan Yusuf Hasbaş’ın ifadesinde de dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Yusuf Hasbaş, Adem Hasbaş’ın alkollü olduğunu, aracı kendisinin kullanmayı teklif ettiğini ancak Adem Hasbaş’ın bunu kabul etmediğini söyledi. Savcılık, bu beyanı şüphelinin alkollü olduğunu bildiği halde aracı kullanmayı sürdürdüğü değerlendirmesinde önemli delillerden biri olarak ele aldı. İddianamede, şüphelinin meydana gelebilecek ağır neticeyi öngörebilecek durumda olmasına rağmen direksiyon başında kalmaya devam ettiği vurgulandı.

Adli Tıp raporu dosyaya girdi

Tuana Elif Torun, kazadan sonra ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve 30 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Adli Tıp raporunda, Torun’un ölümünün genel beden travmasına bağlı servikal vertebra, kaburga ve ekstremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği tespit edildi. Dosyada yer alan trafik bilirkişi raporlarında Tuana Elif Torun’un asli, şüpheli Adem Hasbaş’ın ise tali kusurlu olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı. Ancak savcılık, kusur oranı ile suçun manevi unsurunun ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Savcılık “olası kast” hükümlerine dayandı

İddianamede, şüphelinin 1,97 promil alkollü olmasına rağmen araç kullandığı, araç kullanırken alkol almaya devam ettiğine dair bulgular bulunduğu, hız limitlerine riayet etmediği, telefon görüşmeleri yaptığı ve güvenlik donanımı sınırlı bir aracı kendi sürüş becerisine güvenerek kullandığı belirtildi. Savcılık, tüm bu koşullarda ölümle sonuçlanabilecek bir kaza yapılabileceğinin öngörülebilir olduğunu değerlendirerek hukuki nitelendirmede “olası kast” hükümlerine dayandı. İddianamede ayrıca olayın toplumda meydana getirdiği tepki ve kamu vicdanını rencide eden niteliği dikkate alınarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması istendi.