Yıl 1583’ü gösterirken Osmanlı Şeyhülislamı Kadızade Efendi, padişaha bir rapor sunar. Der ki: Tophane’deki rasathanede olanlar bir İslam ülkesinde olabilemez. Rasathanenin başındaki Taküyyiddin kulunuz meleklerin bacaklarını gözetliyor!
Malum bacak önemli! Hele hele söz konusu meleklerin bacaklarıysa gökyüzü bile ateşe verilebilir!
Pek tabi gökyüzüne gücü yetmiyor padişahın ama rasathaneye yetiyor! Onayı ile Kılıç Ali Paşa’ya Rasathaneyi topa tutturtuyor! Böylelikle ülkedeki bilim sizlere ömür oluyor! O rasathane ki (gözlemevi) hala dünyanın en büyük gözlem evlerindendir.
Yıl 2014… İlayda Şamilgil adlı evladımız TUBİTAK’a bir fizik projesi sunuyor. 12. Sınıf öğrencisi olan kızımız “Sıvılarda su oranını “ mıknatısla ölçebilen ucuz, hızlı ve taşınabilir bir proje ile katıldığı yarışmada ne yazık ki dereceye bile giremiyor.
Yıl 2016… 10. Sınıf öğrencisi Mehmet Can Dursun ile 11. Sınıf öğrencisi İrfan Efe Boztepe, şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları için atık yengeç ve karides kabuklarından ürettikleri yara bandı projesini TUBİTAK’a yolluyorlar, fakat bu gençlerin projesi de beğenilmiyor. Hatta bölge servisine bile çağrılmıyorlar…
İlayda yılmıyor ve fizik projesini Polonya da 22. Si düzenlenen First Step to Nobel Prize in Physics adlı 70 yakın ülkenin ünlü akademisyenlerin katıldığı yarışmaya gönderiyor ve jüriden tam puan alarak Dünya birincisi oluyor.
Mehmet Can ve İrfan Efe de yılmıyor… Onlarda ABD’de yapılan Genius Olimpiyatlarına katılarak 2 bin 450 proje arasından Dünya birincisi olarak çıkıyor.
Yıl 2013… Levent Akbaba adlı lise öğrencisi genç yavrumuz “ Canların gıdası Kuran’ı Kerim “ adlı projesiyle TUBİTAK’a baş vurur. Kuran’ı Kerimin dinletildiği bitkilerin üç kat daha hızlı büyüdüğü projesiyle katıldığı yarışmada birinciliği de bu proje alır. Mucize gibi lanse edilen bu projenin birincisini ziyaret eden Manavgat Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu çalışmayı yerinde inceleyerek “ projenin genişletilmesine yönelik “ bütün çalışmalara destek verileceğini söyler.
2007 yılında Penn State Üniversitesinde yapılan bir araştırmada bitkilere sesin içeriği değil, titreşimlerinin iyi geldiği tespit edilmiştir. Ses kaynağının titreşimleri arttıkça, bitkinin içerisinde gerçekleşen ozmos, ve faaliyetleri hızlandırmakta, böylelikle daha hızlı fotosentez yapmasına olanak vermektedir. Bu yüzdendir seralarda bitkilere ve çiçeklere klasik müzik dinletilmesi. Sevdiğiniz bir çiçekle ya da bir bitkiyle yumuşak tonda konuştuğunuz da daha çok verimli hale gelmesi de yayılan titreşimdendir.
Bu arada TUBİTAK’a Adana’daki bir liseden katılan “ Emr-i ferman yerini bulmuştur hünkarım “ adlı ve bir danışman öğretmen eşliğinde katılan “Zina yapana testislerinin yedirilmesi, suçlunun derisinin yüzülerek vücuda tuz basılması “gibi işkencelerin yer aldığı Şeriat Hukuku projesinden bahsetmeyeceğim… Merakı olanlar araştırıp bulabilir katılan projelerin içeriklerini.
Şimdi Nihat Hatipoğlu’na “ Hocam uzayda nasıl abdest alabiliriz? “ diye soran çocuğa nasıl eleştiri yapabiliriz ki? Örneklemeleri yaptım!
Yukarıda adını geçirdiğim bilim çocuklarımız TUBİTAK’ın kapısından dönerken saç baş yoldum! Nasıl yani? Nasıl bu çocuklar görmezden gelinir? Diye dövünürken, Bilim ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, başkan yardımcısının “ Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürlüğü “ yaptığı TUBİTAK’ın içine sızan FETÖ’nün sınırlarda gece görüş sistemi ile ilgili güvenlik projesini bile baltaladığını açıkladı. Bu haince sabotajın nelere mal olduğunu düşünmek istemiyorum bile!
Şu an Dünyanın en ağır gücü ile savaşmaktayız. 1071den başlayan ve bu güne dek gelen tarihi Türk düşmanlığının, bir çok dini inancın doğduğu ve daha önce de uzun uzun kaleme aldığım İnayet dönemine ait 7 kilisenin ve Bülbül Dağında bulunan Meryem Ana evinin yer aldığı Anadolu topraklarına göz diken İsa- Mesih inancıyla yaşayan, Armagedon’u bekleyen Sebatayist zihniyetlerin, finans baronlarının, kriptoların, gizli Evangelistlerin, Siyonist Hıristiyanların, misyonerlerin cirit attığı CIA ve ABD’nin desteklediği FETO, PKK, İŞID, PYD gibi terör örgütlerinin ve İslam adı altında devlet yönetimine göz dikmiş yoz ve yobaz cemaat-tarikat oluşumlarının da de bu savaşa dahil olduğu büyük bir baskı altındayız . Kısacası her yolu, her şeyi deneyenlerin dört bir koldan üşüştüğü bir sistemin karıştırmak istediği ülkede başarılı bir gelecek istenir mi? İstemez elbet!
Peki, başarı nereden geçer? Bilim, sanat ve spordan!
Ya bu konunun bilim ayağı TUBİTAK ne yapıyor?
Sayın bakanın söylediğini yazıyorum “ İlgili işleri ağırdan alıyor, yavaşlatıyor, başarısızlığa uğratıyor… 4500 kişilik çalışan kadrosuna 2011-2013 yılları arasında 1700 kişi daha katıyor Sadece yandaşlara değil, TUBİTAK kaynaklı yandaş şirketlere de oradan aktarma yapılıyor.”
Sonra soruyorum kendime? Çocuklardan ne istiyorsunuz?
Geleceğimizi!
Ve sonra diyorum ki, biz hakikatten çok büyük bir devlet ve milletiz… Bu kadar hainliğe yıkılmadık ya…
Çok Okunanlar
APP Plaka ile Normal Plaka Arasındaki Fark Nedir? Nasıl Anlaşılır?
Serbest piyasada fındık kaç TL oldu? Mart ayında yükseliş olur mu?
Fatih Tekke’nin Israrla İstediği Transfer Siftah yapamadı
Trabzonspor’dan Kayseri Çıkarması: Genç Golcü İçin Temas Başlayabilir
Trabzonspor’da Fatih Tekke Bombayı Ortaya Bıraktı Kimlere Ne Mesajlar Verdi
Kayserispor Trabzonspor Maçına Kilitlendi: Eski Bordo-Mavililer Sahada