Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “İşgücü Piyasasında Gençler” başlıklı 2024 araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Rapor, 15-34 yaş arası gençlerin istihdamla ilişkisini ve yaşadığı yapısal sorunları gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre bu yaş grubundaki gençlerin yalnızca %60,1’i iş gücünde yer alıyor. Her sekiz gençten biri işsiz, her dört gençten biri ise çalışmıyor ya da iş aramıyor. Özellikle genç kadınların iş gücüne katılım oranları hâlâ düşük. Eğitimini tamamlayan gençlerin iş bulma süreci uzuyor, iş bulanların önemli bir bölümü ise eğitimine uygun olmayan işlerde çalışıyor.

Balıkesir Sındırgı’da 3.9 Büyüklüğünde Deprem! Panik Yarattı
Balıkesir Sındırgı’da 3.9 Büyüklüğünde Deprem! Panik Yarattı
İçeriği Görüntüle

Genç kadınlar iş gücüne katılamıyor: Eşitsizlik derinleşiyor

Araştırmada en dikkat çekici bulgulardan biri, kadınların hâlâ ikinci planda kalması. Eğitim sürecinde staj veya çıraklık gibi deneyimler kazanmış erkeklerin istihdam oranı %82,2’ye kadar çıkarken, bu oran kadınlarda sadece %54,8. Üniversite mezunu olsalar bile kadınların iş hayatına girmesi daha uzun sürüyor.

Özellikle mezuniyet sonrası üç aydan uzun süreli bir işe hiç başlayamayan genç kadınların oranı %33,9. Bu oran erkeklerde yalnızca %10,6. Bu fark, kadınların eğitim düzeyinden bağımsız olarak iş yaşamında yeterince yer bulamadığını gösteriyor.

Eğitimini bırakan gençlerin dörtte biri ekonomik nedenlerle ayrıldı

Gençlerin %17,7’si eğitimini tamamlamadan bırakmış ya da bölüm değiştirmiş durumda. Bu grubun %22,5’i ekonomik nedenleri, %14,1’i ise aile baskısını gerekçe gösteriyor. Eğitimde fırsat eşitliği sorunları, sosyal destek eksiklikleri ve ekonomik zorluklar, gençlerin eğitim sürecinden kopmasına neden oluyor.

Eğitimini yarıda bırakan bu gençlerin iş bulma süreçleri de diğerlerine göre daha zorlu geçiyor. Araştırma, sosyoekonomik yapı ile eğitimden kopuş arasındaki doğrudan ilişkiyi bir kez daha ortaya koyuyor.

Gençlerin üçte biri yaptığı işle eğitimini eşleştiremiyor

TÜİK verilerine göre istihdam edilen gençlerin yalnızca %67,2’si yaptığı işin aldığı eğitimle uyumlu olduğunu belirtiyor. Geriye kalan %32,8’lik kesim ise ya fazla nitelikli olduğunu ya da yeterince hazırlanmadığını düşünüyor. Özellikle dört yıllık üniversite mezunlarının %25,3’ü çalıştıkları işin eğitim seviyesinin altında olduğunu ifade ediyor.

Bu tablo, üniversite eğitiminin iş piyasasıyla bütünleşemediğini, istihdam planlamasında ciddi eksiklikler olduğunu gösteriyor. Gençlerin potansiyelleri doğru yönlendirilemiyor.

Mezuniyet sonrası işsizlik kronikleşiyor

Gençlerin mezuniyet sonrası işe yerleşme süreci de oldukça uzun. Sadece %15,7’si altı ay içinde uzun süreli bir işe başlayabiliyor. Üç aydan daha uzun süredir hiçbir işe girmemiş olanların oranı ise %21,7. Kadınlarda bu oran %33,9’a kadar çıkıyor. Bu, her üç genç kadından birinin mezun olduktan sonra iş yaşamına dahil olamadığı anlamına geliyor.

Uzun süreli işsizlik yalnızca maddi değil, aynı zamanda psikolojik bir baskıya da dönüşüyor. Gençlerin iş hayatına geç atılması, Türkiye’de iş gücü verimliliğini ve ekonomik büyümeyi de olumsuz etkiliyor.

Kaynak: KARAR