Türkiye

TÜİK İlk Kez Açıkladı; Türkiye’de Vatandaşlar En Çok Hangi Suçu İşliyor?

TÜİK’in ilk kez yayımladığı Suç Mağduriyeti Araştırması, Türkiye’de vatandaşların en çok hangi suçlarla karşılaştığını ve güvenlik algısındaki değişimi gözler önüne serdi.

Abone Ol

Türkiye’de Suçun En Yoğun Olduğu Alanlar Ortaya Çıktı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun ilk kez gerçekleştirdiği “Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması 2025”, ülkedeki suç haritasını ortaya koyan dikkat çekici veriler sundu. 21 bin 500 hanede yapılan kapsamlı araştırmada vatandaşların son bir yıl ve son üç yıl içerisindeki suç mağduriyetleri, güvenlik kaygıları ve suçlara karşı aldığı önlemler incelendi. Açıklanan sonuçlara göre Türkiye’de en yaygın suç türleri arasında cinsel olmayan taciz, bilişim suçları ve tüketici dolandırıcılığı ilk sıralarda yer aldı. Özellikle dijital dolandırıcılık vakalarındaki artış dikkat çekerken, birçok suçun resmi mercilere bildirilmediği ortaya çıktı. Araştırma aynı zamanda vatandaşların suç korkusuyla evlerinde aldığı güvenlik önlemlerini ve maddi kayıp oranlarını da gözler önüne serdi.

Türkiye’de En Yaygın Suç Türleri Belli Oldu

TÜİK’in araştırmasına göre son bir yılda vatandaşların en fazla maruz kaldığı suç türü yüzde 4,6 ile cinsel olmayan taciz oldu. Onu yüzde 3,5 ile bilişim suçları ve yüzde 2,8 ile tüketici dolandırıcılığı takip etti.

Özellikle internet ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte siber suçların ciddi şekilde arttığı görüldü. Vatandaşların banka bilgileri, sosyal medya hesapları ve kişisel verileri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimleri araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.

Araştırmada en düşük suç oranları ise araç hırsızlığı, yağma ve araçtan eşya çalınması olarak kaydedildi. Buna rağmen uzmanlar, özellikle bilişim suçları konusunda vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Vatandaşın En Büyük Güvenlik Önlemi Çelik Kapı Oldu

Araştırmada vatandaşların suç korkusuna karşı evlerinde aldığı güvenlik önlemleri de incelendi. Sonuçlara göre Türkiye’de en yaygın güvenlik önlemi yüzde 70,7 ile çelik kapı oldu.

Onu yüzde 35,5 ile güvenlik kamerası ve yüzde 28 ile pencere korkulukları takip etti. Hırsız alarmı, elektro şok cihazı ve bekçi köpeği gibi önlemlerin ise daha düşük oranlarda tercih edildiği görüldü.

Kırsal bölgelerde ateşli silah ve bekçi köpeği kullanımının daha yaygın olduğu dikkat çekerken, şehir merkezlerinde güvenlik kamerası ve çelik kapı uygulamalarının öne çıktığı belirlendi.

Uzmanlara göre bu tablo, vatandaşların özellikle hırsızlık ve dolandırıcılık korkusuyla bireysel güvenlik önlemlerine yöneldiğini gösteriyor.

Suçların Büyük Bölümü Yetkililere Bildirilmiyor

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri de mağduriyet yaşayan vatandaşların önemli bölümünün suçları resmi makamlara bildirmemesi oldu.

Araç hırsızlığı yüzde 81,3 ile en fazla ihbar edilen suç türü olurken, saldırı ve yaralanma suçlarında da bildirim oranının yüksek olduğu görüldü. Ancak rüşvet, cinsel taciz ve sözlü taciz gibi olaylarda ihbar oranlarının oldukça düşük kaldığı ortaya çıktı.

Özellikle cinsel olmayan tacizde bildirim oranının yalnızca yüzde 14,7 olması dikkat çekti. Uzmanlar, vatandaşların bazı suç türlerinde çekinme, korku veya sonuç alınamayacağı düşüncesiyle resmi başvuru yapmadığını değerlendiriyor.

Evlerden En Çok Elektronik Eşya ve Altın Çalındı

Araştırmada hırsızlık olaylarında çalınan eşyaların türleri de açıklandı. Buna göre evden hırsızlık olaylarında en çok elektronik ve elektrikli eşyalar hedef alındı.

Elektronik ürünleri mücevher, altın ve saat takip etti. Diğer hırsızlık olaylarında ise en fazla çalınan ürünler arasında cep telefonu, cüzdan ve çanta yer aldı.

Maddi kayıpların büyük bölümünün 25 bin TL altı seviyede olduğu görülürken, özellikle ev hırsızlığı ve dolandırıcılık vakalarında 100 bin TL üzeri kayıpların da dikkat çekici seviyeye ulaştığı belirtildi.

TÜİK’in ilk kez yayımladığı bu araştırma, Türkiye’de suç algısının değiştiğini ve özellikle dijital suçların giderek daha büyük tehdit haline geldiğini ortaya koydu. Uzmanlar, hem bireysel farkındalığın artırılması hem de dijital güvenlik konusunda daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.