Türkiye’nin doğasından sofralara uzanan en değerli ürünlerinden biri olan bal, 2025’te ihracatta istikrarlı yükselişini sürdürdü. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, 2024 yılında 32,3 milyon dolar olan bal ihracatı, geçen yıl yaklaşık yüzde 4 artışla 33 milyon 524 bin 594 dolara ulaştı. 51 farklı ülke ve bölgeye yapılan ihracatta ilk sırayı ABD aldı. Almanya ve Birleşik Krallık ise onu izledi. Bu artış, Türkiye’nin bal üretiminde ulaştığı kalite ve çeşitliliğin uluslararası alanda karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.
ABD, Almanya ve İngiltere ilk üçte yer aldı
2025 yılında Türkiye’den en fazla bal satın alan ülke, 11 milyon 332 bin dolarlık alımla ABD oldu. Almanya 5,4 milyon dolarla ikinci sırada yer alırken, Birleşik Krallık 2,9 milyon dolarla ilk üçteki yerini aldı. Geçen yılın ihracat haritasına yeni eklenen ülkeler arasında Cibuti, Polonya, Norveç, Danimarka, Kongo, Suriye, Yemen, İrlanda, İzlanda ve Moldova gibi pazarlar da bulunuyor. Bu durum, Türk balının yeni coğrafyalarda da tanınmaya başladığını gösteriyor.
“Türk balını dünya sofralarında daha fazla görmek istiyoruz”
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, Türk balının uluslararası pazarda her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü belirtti. Bal ihracatında yakalanan yükselişin altını çizen Kalyoncu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçen yılı yüzde 4’lük artışla kapattık. Yeni ülkelere ihracat yapabilmek, Türk balının artık dünya genelinde daha çok tanındığını gösteriyor. Bu gerçekten önemli bir başarı.”
Kalyoncu, ihracatın artışında organik sertifikalı, coğrafi işaretli ve katma değeri yüksek ürünlerin etkili olduğunu vurguladı. Hedeflerinin bu ürünlerle farklı pazarlarda daha güçlü yer edinmek olduğunu söyledi.
Yeni pazarlar, sürdürülebilir ihracat hedefi
Türkiye'nin arıcılıkta sadece üretim miktarıyla değil, aynı zamanda ürün kalitesiyle de öne çıktığını vurgulayan Kalyoncu, üreticiyle iş birliği içinde yürütülen çalışmalara dikkat çekti:
“Kaliteyi artırmaya yönelik adımlar atıyoruz. Sürdürülebilir ihracat modelleri oluşturmak için hem üreticilerimizle hem de sektör temsilcileriyle ortak hareket ediyoruz.”
Kalyoncu, 2026 yılına dair beklentilerinin yüksek olduğunu belirterek, hem ihracat gelirlerinin hem de ulaşılan ülke sayısının artmasını beklediklerini söyledi. “Türk balını dünya sofralarında daha fazla görmek istiyoruz,” diyerek sektörün kararlılığını ifade etti.