Türkiye’nin Borç Tablosu Ağırlaşıyor: Rakamlar Dikkat Çekti
Ekonomist Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin aylık bültenlerini esas alarak yaptığı değerlendirmede 44,2 milyon kişinin bankalara borçlu olduğunu söyledi. Pehlivanlı’nın hesaplamasına göre yetişkin nüfusun yalnızca yüzde 14’ünün banka borcu bulunmazken her sekiz yetişkinden yaklaşık yedisi bankalara borçlu durumda. Toplam bireysel borcun 6,5 trilyon lirayı geçtiğini belirten Pehlivanlı, borçlanmanın konut ve taşıt ediniminden uzaklaşarak kredi kartı ve ek hesaplar üzerinden günlük yaşamın finansmanına dönüştüğünü savundu.
44,2 Milyon Kişinin Bankalara Borcu Bulunuyor
Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, YouTube kanalında yayımladığı değerlendirmede Türkiye’deki bireysel borçluluğun yıllar içerisindeki değişimini ele aldı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin aylık bültenlerini kullandığını belirten Pehlivanlı, mevcut verilere göre 44,2 milyon kişinin bankalara borçlu olduğunu söyledi.
Bu sayı, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 51,3’üne karşılık geliyor. Ancak Pehlivanlı, açıklanan rakamların takipteki bütün alacakları kapsamadığına dikkat çekti. Bankaların takip ettiği veya varlık yönetim şirketlerine devredilen borçların da hesaba katılması halinde gerçek borçluluk oranının yüzde 55’in üzerine çıkabileceğini ifade etti.
Borçlu Sayısı Bir Yılda 1,9 Milyon Kişi Arttı
Pehlivanlı’nın aktardığı verilere göre bankalara borcu bulunan kişi sayısı son bir yıl içerisinde yaklaşık 1,9 milyon arttı. Bireysel borçluluktaki yükselişin kısa süreli olmadığını belirten Pehlivanlı, eğilimin yıllardır kesintisiz şekilde devam ettiğini söyledi.
Türkiye’nin bu süreçte kur krizleri, salgın dönemi ve seçim süreçleri yaşadığını hatırlatan Pehlivanlı, söz konusu gelişmelere rağmen borçlu vatandaş sayısındaki artışın durmadığına dikkat çekti. Mevcut tablonun geçici ekonomik koşullardan ziyade gelir-gider dengesiyle bağlantılı yapısal bir sorun haline geldiğini savundu.
Borçlu Nüfus Oranı Yüzde 33’ten Yüzde 51’e Çıktı
Türkiye’de 2015 yılında nüfusun yaklaşık yüzde 33’ünün bankalara borçlu olduğunu aktaran Pehlivanlı, Nisan 2026 itibarıyla bu oranın yüzde 51,2 seviyesine ulaştığını söyledi.
Aynı dönemde bankalara borcu olan kişi sayısının yaklaşık 25 milyondan 44 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Yaklaşık 11 yıllık dönemde hem borçlu kişi sayısında hem de nüfus içerisindeki borçlu oranında belirgin bir yükseliş yaşandı.
Pehlivanlı, bu artışın vatandaşların satın alma gücü ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Her 8 Yetişkinden 7’sinin Bankalara Borcu Var”
Türkiye’nin nüfus ve yaş dağılımı üzerinden yaptığı hesaplamayı paylaşan Pehlivanlı, yetişkin nüfusun yalnızca yüzde 14’ünün bankalara borcunun bulunmadığını söyledi.
Bu oranın her sekiz yetişkinden yaklaşık yedisinin bankalara borçlu olduğu anlamına geldiğini belirten Pehlivanlı, borçsuz görünen kesimin tamamının yüksek gelir sahibi kişilerden oluşmadığına dikkat çekti.
Pehlivanlı’ya göre banka sisteminin dışında kalan, kredi kullanamayan veya kredi değerliliği bulunmayan vatandaşlar da borçsuz görünen grubun içerisinde yer alıyor. Bu nedenle borçsuzluk oranının tek başına ekonomik rahatlık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Toplam Bireysel Borç 6,5 Trilyon Lirayı Geçti
Vatandaşların bankalara olan toplam borcunun yaklaşık 6,5 trilyon liraya ulaştığını belirten Pehlivanlı, kişi başına düşen ortalama borcun ise 148 bin lira seviyesinde olduğunu aktardı.
Bu tutarın yaklaşık 5,3 net asgari ücrete karşılık geldiğini ifade eden Pehlivanlı, yüksek enflasyon nedeniyle borçların yalnızca Türk lirası veya döviz karşılığı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğini söyledi.
Asgari ücret çarpanının borcun vatandaş üzerindeki gerçek yükünü daha anlaşılır şekilde gösterdiğini belirten Pehlivanlı, ortalama borcun milyonlarca çalışan için uzun süreli bir ödeme yükü oluşturduğunu savundu.
Türkiye’nin Bireysel Borç Tablosu
Gösterge Açıklanan Veri
Bankalara borçlu kişi sayısı 44,2 milyon
Nüfusa oranı %51,3
Yetişkinlerde borçsuz olanların oranı %14
Toplam bireysel borç 6,5 trilyon TL’nin üzerinde
Kişi başına ortalama borç 148 bin TL
Son bir yılda borçlanan yeni kişi 1,9 milyon
Ek hesap sahibi kişi sayısı 32,4 milyon
Günlük icra takibine düşen kişi Yaklaşık 7 bin
Konut Borcu Azaldı, Günlük Geçim Borcu Arttı
Pehlivanlı’nın değerlendirmesinde borcun toplam miktarı kadar kullanım alanındaki değişim de öne çıktı. Geçmiş yıllarda vatandaşların daha çok konut, taşıt veya başka bir varlık edinmek amacıyla kredi kullandığını belirten Pehlivanlı, günümüzde borcun giderek günlük yaşamın finansmanında kullanıldığını söyledi.
Aktarılan verilere göre konut kredilerinin toplam borç içerisindeki payı yüzde 26’dan yüzde 12’ye geriledi. Taşıt kredilerinin payı yüzde 6’dan yüzde 1’e, ihtiyaç kredilerinin payı ise yüzde 43’ten yüzde 24’e düştü. Buna karşılık kredi kartı ve ek hesap borçlarında belirgin artış yaşandı.
Borcun Yüzde 63’ü Kredi Kartı ve Ek Hesaplardan Oluşuyor
Pehlivanlı, vatandaşların toplam borçlarının yüzde 63’ünün kredi kartları ile kredili mevduat hesaplarından oluştuğunu söyledi. Bu yapının borçlanmanın yatırım veya varlık ediniminden çok temel ihtiyaçları karşılamaya yöneldiğini gösterdiğini savundu.
“Bu, vatandaşın kredi kartı ve ek hesaplarla maaşını getiremediği noktada destek aldığını gösteriyor” diyen Pehlivanlı, gelirlerin ay sonunu karşılamaması halinde kredi kartı ve ek hesabın bir geçim aracına dönüştüğünü ifade etti.
Borcun konut ve taşıt yerine market alışverişi, faturalar ve günlük harcamalar için büyümesinin ekonomi açısından ciddi bir sorun olduğunu belirtti.
Kredi Türlerinin Borç İçindeki Payı Değişti
Borç Türü Önceki Pay Güncel Pay
Konut kredisi %26 %12
Taşıt kredisi %6 %1
İhtiyaç kredisi %43 %24
Kredi kartı ve ek hesaplar Artış gösterdi Toplamda %63
Pehlivanlı, bu değişimin vatandaşların uzun vadeli varlık edinmek için değil, günlük hayatlarını sürdürebilmek için borçlandığına işaret ettiğini söyledi. Kredi kartı ve ek hesapların toplam borç içerisindeki ağırlığının büyümesi, “geçim borcu” olarak nitelendirilen tablonun temel göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.
32,4 Milyon Kişinin Ek Hesabı Bulunuyor
Türkiye’de kredili mevduat hesabı olarak da bilinen ek hesap kullanan kişi sayısının 32,4 milyona ulaştığını aktaran Pehlivanlı, yalnızca Nisan 2026’da yaklaşık 203 bin kişinin ilk kez ek hesap açtığını söyledi.
Ek hesaplar, vatandaşların hesabında para bulunmadığında belirlenen limit içerisinde harcama yapmasına imkan tanıyor. Ancak kullanılan tutara faiz uygulanması, ödeme süresi uzadıkça borç yükünü artırıyor.
Pehlivanlı, ek hesaplardaki batık oranının yüzde 5’e yaklaştığını, buna karşılık konut kredilerindeki takip oranının binde seviyelerinde kaldığını belirtti.
Ödeme Sorunu En Çok Geçim Kredilerinde Yaşanıyor
Konut kredilerinde takip oranının düşük kalmasına karşın kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve ek hesaplarda ödeme sorunlarının arttığını belirten Pehlivanlı, bunun borçlanan kesimin ekonomik durumuna ilişkin önemli bir gösterge olduğunu savundu.
“Kredi kartları, ihtiyaç kredileri ve eksi hesaplar batıyor; konut kredileri batmıyor” diyen Pehlivanlı, ödeme güçlüğünün temel ihtiyaçlarını borçla karşılamak zorunda kalan vatandaşlarda yoğunlaştığını ifade etti.
Konut kredisi kullananların uzun vadeli ve teminatlı bir borç ilişkisi içerisinde olduğunu, günlük ihtiyaç için kullanılan yüksek faizli borçların ise daha hızlı şekilde ödeme sorununa dönüştüğünü belirtti.
Batık Bireysel Borçlar 2,5 Yılda 6,8 Kat Arttı
Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, batık bireysel borçların yaklaşık iki buçuk yıllık dönemde 6,8 kat arttığını söyledi. Bireysel kredilerdeki batık oranının yüzde 1,7’den yüzde 4,3’e yükseldiğini ifade etti.
Ödeme sorunlarının en fazla ihtiyaç kredileri, kredi kartları ve ek hesaplarda görüldüğünü aktaran Pehlivanlı, takipteki alacaklardaki yükselişin vatandaşın borcunu çevirmekte zorlandığını gösterdiğini savundu.
Kredi borcunun başka bir kredi veya yapılandırmayla ödenmesinin temel sorunu çözmediğini belirten Pehlivanlı, gelir ile gider arasındaki açığın kapanmaması halinde ödeme güçlüğünün devam edeceğini söyledi.
“Her Gün Yaklaşık 7 Bin Kişi İcra Takibine Düşüyor”
Pehlivanlı’nın paylaştığı dikkat çekici verilerden biri de icra takipleri oldu. Türkiye’de her gün yaklaşık 7 bin kişinin icra takibine düştüğünü söyleyen Pehlivanlı, icralık durumdaki vatandaş sayısının toplum içerisindeki payının ciddi bir seviyeye ulaştığını savundu.
Borçların zamanında ödenememesi halinde yasal takip süreçlerinin başladığını belirten Pehlivanlı, kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve ek hesap borçlarının bu tablodaki ağırlığına dikkat çekti.
Her gün binlerce yeni kişinin icra sürecine dahil olmasının yalnızca finansal değil, sosyal sonuçlarının da bulunduğunu ifade etti.
Kredi Kartında Asgari Ödeme Borcu Bitirmiyor
Kredi kartı borçlarında yalnızca asgari tutarın ödenmesinin sorunu ortadan kaldırmadığını belirten Pehlivanlı, kalan borca aylık faiz uygulanmaya devam ettiğini hatırlattı.
Asgari ödeme oranının toplam borcun yüzde 20’si ile yüzde 40’ı arasında değişebildiğini ifade eden Pehlivanlı, düzenli olarak yalnızca asgari tutarın ödenmesi halinde borcun uzun süre devam edebileceğini söyledi.
Borç yapılandırmalarının da gelir ile gider arasındaki açığı kapatmadığı sürece geçici bir çözüm sunduğunu savunan Pehlivanlı, “Yapılandırmayla tamamen semptomu tedavi ediyorsunuz. Çünkü gelir-gider dengesi arasındaki makas kapanmıyor” dedi.
Borç Kaydı Silinse de Borç Ortadan Kalkmıyor
Bankaların tahsil edemedikleri borçları belirli bir aşamanın ardından varlık yönetim şirketlerine devrettiğini hatırlatan Pehlivanlı, bu durumda borcun sona ermediğini, yalnızca alacaklı tarafın değiştiğini söyledi.
Varlık yönetim şirketlerine satılan borçların banka istatistiklerinden çıkabildiğini belirten Pehlivanlı, bunun bankaların bilançolarını temizlediğini ancak vatandaşın borç yükünü ortadan kaldırmadığını ifade etti.
Bu nedenle yalnızca banka kayıtlarına bakılarak yapılan hesaplamaların gerçek borçlu kişi sayısını ve toplam borç yükünü olduğundan daha düşük gösterebileceğini savundu.
Borç Artışında Deprem İlleri Öne Çıktı
Pehlivanlı, son dönemde borcun en hızlı arttığı iller arasında Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’ın bulunduğunu aktardı. Depremden etkilenen bu illerde vatandaşların ekonomik ihtiyaçlarının ve finansmana erişim talebinin arttığına dikkat çekildi.
Toplam bireysel borcun yaklaşık yüzde 27’sinin İstanbul’da bulunduğunu belirten Pehlivanlı, Ankara’nın payının yüzde 10, İzmir’in payının ise yüzde 7 olduğunu söyledi.
Buna göre İstanbul, Ankara ve İzmir’in toplam bireysel borç içerisindeki ağırlığı yüzde 44’e ulaşıyor. Üç büyük şehir, ülke genelindeki borcun neredeyse yarısını taşıyor.
2035 Yılı İçin Dikkat Çeken Borç Tahmini
Mevcut borçlanma hızının devam etmesi halinde 2035 yılında yetişkin nüfusun yüzde 70 ila 75’inin bankalara borçlu hale gelebileceğini öne süren Pehlivanlı, finansal sistemin bir doygunluk noktasına yaklaştığını söyledi.
Her yıl yaklaşık 1,9 milyon kişinin yeni borçlu olarak sisteme dahil olduğunu belirten Pehlivanlı, bu eğilimin sonsuza kadar devam edemeyeceğini ifade etti.
İlerleyen yıllarda ya borçlanabilecek yeni kişi kalmayacağını ya da mevcut borç yükü nedeniyle vatandaşların kredi değerliliğinin yeni borç kullanmaya izin vermeyeceğini savundu.
“Türkiye Çalışıyor, Kazanıyor Ama Borçla Geçiniyor”
Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, Türkiye’deki temel ekonomik sorunun gelir ile gider arasındaki farkın kapanmaması olduğunu söyledi. Vatandaşların çalışmasına ve gelir elde etmesine rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmaya devam ettiğini ifade etti.
Pehlivanlı, değerlendirmesini “Türkiye çalışıyor, kazanıyor ama borçla geçiniyor” sözleriyle tamamladı.
Borçlanmadaki artışın 2015 yılından bu yana kesintisiz devam ettiğini belirten Pehlivanlı, mevcut tablonun geçici değil, yapısal bir sorun olduğunu savundu. Borcun kredi kartı ve ek hesaplarda yoğunlaşması ise vatandaşların varlık edinmekten çok günlük yaşamlarını sürdürebilmek amacıyla bankalara yöneldiğini gösteriyor.





