Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’de imalat sanayisinin toplam ücretli çalışanlar içerisindeki payında yaşandığını belirttiği gerileme üzerinden ekonomi politikalarını eleştirdi. Trabzonlu siyasetçi, sanayi sektöründeki istihdam payının 2009 yılında yüzde 32,8, 2022 yılında yüzde 32,3 seviyesinde bulunduğunu, bugün ise yüzde 27,6’ya kadar gerilediğini ifade etti. Son dört yılda 4,7 puanlık düşüş yaşandığını savunan Ağıralioğlu, yüksek finansman maliyetleri, vergi yükü ve ekonomik öngörülebilirlik sorunlarının üretim yapan işletmeleri zorladığını söyledi. Ağıralioğlu, Türkiye’nin yüksek teknoloji ve yerli üretimi merkeze alan yeni bir sanayi politikasına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Şinik OSB’de yatırım gündemi: Trabzon için yeni planlar masada
Şinik OSB’de yatırım gündemi: Trabzon için yeni planlar masada
İçeriği Görüntüle

Yavuz Ağıralioğlu imalat sanayisindeki gerilemeye dikkat çekti

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde özellikle imalat sanayisinin istihdam içerisindeki payını gündeme taşıdı.

Ağıralioğlu’nun verdiği rakamlara göre imalat sanayisinde çalışanların toplam ücretli çalışanlar içerisindeki payı 2009 yılında yüzde 32,8 seviyesindeydi. Bu oran 2022 yılında yüzde 32,3 olarak gerçekleşirken, bugün yüzde 27,6 seviyesine kadar geriledi.

Dönem İmalat sanayisinin ücretli istihdamdaki payı
2009 %32,8
2022 %32,3
Bugün %27,6
2022’den bugüne değişim -4,7 puan

Ağıralioğlu, söz konusu gerilemenin Türkiye’nin üretim yapısı açısından dikkate alınması gereken bir gelişme olduğunu savundu.

“Türkiye büyüyorsa fabrikalarımız neden küçülüyor?”

İktidarın ekonomik büyümeye ilişkin açıklamalarını sanayi istihdamı üzerinden eleştiren Ağıralioğlu, dikkat çeken sorular yöneltti.

Ağıralioğlu, “Türkiye büyüyorsa fabrikalarımız neden küçülüyor? Sanayinin istihdamdaki payı neden geriliyor? Üreten insanımız neden yatırım yapmaktan korkuyor?” ifadelerini kullandı.

Sanayide yaşandığını belirttiği gerilemenin tesadüfi olmadığını savunan Ağıralioğlu, üretim yapan işletmelerin ekonomik şartlar nedeniyle zorlandığını söyledi.

Ağıralioğlu’na göre büyüme rakamlarının yanında üretim kapasitesi, sanayi istihdamı ve yatırım ortamındaki gelişmelerin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Sanayicinin önündeki üç soruna işaret etti

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, üretim yapan işletmeler üzerinde baskı oluşturduğunu düşündüğü başlıkları da sıraladı.

Özellikle yüksek finansman maliyetleri, vergi yükü ve ekonomik öngörülebilirlik sorunlarına dikkat çeken Ağıralioğlu, bu şartların sanayicilerin yeni yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini savundu.

Üretim yapan işletmelerin geleceğe güvenle bakabilmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, sanayi sektöründe yatırım iştahının artırılabilmesi için öngörülebilir bir ekonomik ortam oluşturulmasının önemli olduğunu ifade etti.

Ağıralioğlu, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir biçimde güçlenebilmesinin üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.

“Mühendis ve teknisyenler gelecek arıyor”

Ağıralioğlu’nun dikkat çektiği bir başka konu ise Türkiye’nin nitelikli insan gücü oldu.

Mühendislerin, teknisyenlerin ve yetişmiş çalışanların yurt dışında gelecek aramasının üzerinde durulması gereken bir sorun olduğunu belirten Ağıralioğlu, sanayinin yalnızca fabrikalardan oluşmadığını vurguladı.

Üretim kapasitesinin nitelikli insan kaynağıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, yetişmiş iş gücünün kaybedilmesinin uzun vadede Türkiye’nin üretim yeteneğini de olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Ağıralioğlu, sanayileşme politikalarının teknoloji yatırımları kadar mühendis, teknisyen ve nitelikli çalışanların ülkede tutulmasını sağlayacak şartları da kapsaması gerektiğini söyledi.

Ağıralioğlu’ndan “sanayisizleşme” uyarısı

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin mevcut ekonomik tercihlerini eleştirirken “sanayisizleşme” ifadesini kullandı.

Üretimin yerine ithalatın, sanayicinin yerine rantın ve yüksek katma değerli üretimin yerine düşük verimliliğin öne çıkarılmasının ülkeyi sanayisizleşme sürecine taşıyacağını savunan Ağıralioğlu, üretim kapasitesinin stratejik önemine dikkat çekti.

Bir ülkenin fabrikalarını, mühendislerini, teknisyenlerini ve üretme kabiliyetini kaybederek güçlü ve bağımsız olamayacağını ifade eden Ağıralioğlu, ekonomik politikalarda üretimin daha fazla merkeze alınması gerektiğini dile getirdi.

Yeni sanayi politikası çağrısı yaptı

Anahtar Parti Genel Başkanı, Türkiye’nin kapsamlı ve yeni bir sanayi politikasına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Ağıralioğlu’na göre ekonomi yönetimi yalnızca büyüme rakamları üzerinden değerlendirme yapmak yerine fabrikaların yeniden üretime yönelmesini sağlayacak ve sanayicilerin önünü görebileceği bir güven ortamı oluşturmalı.

Yeni politika yaklaşımında yüksek teknoloji, verimlilik ve yerli üretimin merkeze alınması gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, sanayinin yeniden güçlendirilmesi için kapsamlı bir seferberlik başlatılması çağrısında bulundu.

Üretim yapan işletmelerin yatırım imkanlarının artırılmasının hem istihdam hem de ekonomik bağımsızlık açısından önemli olduğunu savundu.

Yüksek teknoloji ve yerli üretim vurgusu

Ağıralioğlu’nun önerdiği yeni sanayi modelinin temel başlıkları arasında yüksek teknoloji, verimlilik ve yerli üretim bulunuyor.

Türkiye’nin daha yüksek katma değer sağlayan üretim alanlarına yönelmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, sanayicinin yatırım yapabileceği güvenli ve öngörülebilir ekonomik şartların oluşturulmasını istedi.

Sanayi istihdamındaki gerilemenin yalnızca istihdam rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, bunun üretim kapasitesi, teknoloji düzeyi ve ekonomik bağımsızlıkla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

Ağıralioğlu, yeni bir sanayi seferberliğinin Türkiye ekonomisinin öncelikli gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.

Muhabir: BİROL SANCAK