YAYLALARDA KONTEYNER KRİZİ
Trabzonlu eğitimci, dağcılık kulübü üyesi Dr. Sabri Kızıltan, Taşköprü Yaylası’na konan konteynerlerin gündem olması üzerine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Kızıltan, yaylada konteyner koyan vatandaşlara yönelik tepkilerin yanlış yönlendirildiğini, devletin düzenleyici rolünü yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
“DEVLETİN GÖREVİ DÜZENİ SAĞLAMAK”
Kızıltan, “Konteyner koyan vatandaşa karşı çıkan vatandaşla devleti sahaya sürmek, valiyi kamuoyu baskısı ile baş başa bırakmak, vatandaşı ceza ile korkutmak toplumsal barışı zedeler. Devletin görevi vatandaşları karşı karşıya getirmek değil; hakkaniyeti sağlamak, süreci bilimsel ve profesyonel yönetmektir. İnisiyatif almak ve herkesi gözeten düzenlemeler yapmak siyasi iktidarın sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
“BU ÇİFTE STANDART İZAH EDİLEMEZ”
Kızıltan yazısında, şehirlerde milyonlarca mültecinin barınmasına göz yumulurken yaylada konteyner koyan Türk vatandaşının hedef gösterilmesinin çelişki olduğunu belirtti. “Hayatında bir kere otel tatili yapmamış Anadolu insanına konteyneri dahi reva görmemek hangi vicdana sığar? Üstelik yaylalar, insanın kimliğinin, aidiyetinin, hatıralarının mekânıdır” dedi.
“YASAKLAR KAÇAK YAPILARI ARTIRIYOR”
Mevcut yasaların yaylalardaki kaçak yapılaşmayı engelleyemediğini vurgulayan Kızıltan, “Bu yasaklar kaçak ve kontrolsüz yapıları körüklüyor, yaylalar Latin Amerika gettolarına benziyor. Oysa İsviçre yaylalarına yılda 12 milyon turist çekiyor. Biz de yaylaların doğal yapısını koruyacak, altyapısı belli, prototipi tanımlanmış geçici konaklama izinleriyle bu alanları denetlenebilir ve vergilendirilebilir hale getirmeliyiz” diye konuştu.
“YAYLALARIMIZ İSVİÇRE ALPLERİ OLABİLİR”
Dr. Kızıltan yazısını şu çarpıcı soruyla tamamladı: “Bugün devlet bir karar aşamasında. Yaylalarımız Latin Amerika gettosu mu olacak, yoksa İsviçre Alpleri mi? Meseleye yasak koyarak değil, akıl koyarak yaklaşmak gerekir. Sorun konteyner değil, kuraldır.”