Ankara’nın Yenimahalle ilçesi, 29 Ekim 2010 tarihinde Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşarken, Demetevler semti feci bir suikast haberiyle sarsılmıştı. Henüz 26 yaşındaki Burak Şen’in otomobili, kurşun yağmuruna tutulmuş ve genç adam olay yerinde hayatını kaybetmişti. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda cinayetin azmettiricisi olduğu belirlenen Barış Mirza, olayın hemen ardından izini kaybettirerek yurt dışına kaçmıştı. Tam 7 yıldır Gürcistan’da firari bir hayat süren Mirza’nın, Türkiye’ye dönüş planı ise polisi bile hayrete düşüren cinsten. Mirza, sadece sınır kapısından geçmek için değil, ülke içinde de tamamen "yok olmak" için tıp dünyasının imkanlarını bir suç aleti gibi kullandı.
Estetik Ameliyatlarla Gelen Yeni Kimlik
Barış Mirza’nın firari olduğu yıllar boyunca Gürcistan’da sadece saklanmadığı, aynı zamanda fiziksel bir dönüşüm süreci geçirdiği ortaya çıktı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) Aranan Şahıslar büro amirliği ekiplerinin ulaştığı bilgilere göre, zanlı tanınmamak için bir dizi ağır estetik operasyondan geçti. Mirza’nın; burnundan, dudaklarından ve çene yapısından operasyon geçirdiği, ayrıca mevcut görünüşünü tamamen değiştirmek adına saç ekimi yaptırdığı tespit edildi. Bu değişimdeki asıl ürkütücü detay ise Mirza’nın kendisini birebir öz kardeşine benzetmeye çalışmasıydı. Operasyon sonrası kardeşinin kimlik bilgilerini ele geçiren zanlı, bu yeni çehreyle Türkiye sınırlarından içeri girmeyi başardı.
TEM Ekiplerinin Titiz Takibi Sonuç Verdi
Emniyet güçleri, Barış Mirza’nın Türkiye’ye giriş yaptığına dair istihbarat bilgilerini değerlendirerek adeta iğneyle kuyu kazdı. Zanlının kardeşinin kimliğini kullanıyor olması ve fiziksel olarak ona benzemesi, yakalanmasını güçleştirse de Ankara polisinin tecrübesi bu oyunu bozdu. Teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonla kelepçelenen Mirza, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Emniyet yetkilileri, şüphelinin amacının sadece ülkeye girmek olmadığını, "ameliyatlar yoluyla kardeşine benzeyerek ülke içinde süresiz bir kaçış planladığını" belirtti. Yapılan incelemelerde, Mirza’nın yeni yüzüyle toplum içinde rahatça dolaştığı ve kimlik kontrollerinden sıyrılmayı hedeflediği anlaşıldı.
28 Kurşunlu İnfazın Ardındaki Karanlık Dosya
2010 yılındaki cinayet, o dönem Başkent gündeminde geniş yer bulmuştu. Burak Şen’in aracının 28 kurşunla taranması, saldırının ne kadar planlı ve kin dolu olduğunu gözler önüne seriyordu. Cinayet masası dedektiflerinin yıllar süren takibi, azmettirici Barış Mirza’nın yakalanmasıyla en kritik aşamasını tamamlamış oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklama, 14 yıl önce işlenen cinayetin üzerindeki sis perdesini tamamen aralarken, teknolojinin ve tıbbın suçluları gizlemeye yetmeyeceğini bir kez daha kanıtladı.