Doğu Karadeniz’de İstilacı Böcek Alarmı: Popülasyon Hızla Artıyor
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde tarım alanlarını ve hassas ekosistemi tehdit eden zararlı türlerdeki artış endişeye neden oldu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Amerikan beyaz kelebeği popülasyonunda son aylarda ciddi bir yükseliş yaşandığını açıkladı. Dut ağaçlarının yapraklarını kurutan zararlının çevredeki diğer ağaçlara da yöneldiğini belirten Akıner, azaldığı düşünülen vampir kelebeğin de son iki yılda yeniden artış eğilimine girdiğini söyledi. Uzman isim, erken dönemde mekanik mücadelenin önemine dikkat çekti.

Amerikan Beyaz Kelebeğinin Popülasyonu Hızla Arttı
Doğu Karadeniz’in biyolojik yapısını tehdit eden zararlılar arasına Amerikan beyaz kelebeği de eklendi. Bölgede yıllardır tarım alanlarına zarar veren vampir kelebek ve kahverengi kokarcanın ardından Amerikan beyaz kelebeğinin popülasyonunda da belirgin bir artış yaşandı.
Prof. Dr. Mustafa Akıner, geçmiş yıllarda bölgede bu kadar yoğun görülmeyen Amerikan beyaz kelebeğinin bu yıl adeta popülasyon patlaması yaşadığını söyledi. Zararlının özellikle dut ağaçlarının yapraklarını tamamen kuruttuğunu belirten Akıner, zamanla çevredeki diğer ağaçlara da saldırmaya başladığını ifade etti.

“Doğu Karadeniz Hassas Bir Ekosisteme Sahip”
Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en önemli ve hassas ekosistemlerinden biri olduğunu vurgulayan Akıner, bölgenin 2010’lu yıllardan itibaren istilacı zararlıların tehdidi altında bulunduğunu dile getirdi.
İlk olarak vampir kelebek olarak bilinen zararlının popülasyonunun arttığını hatırlatan Akıner, daha sonra kahverengi kokarcanın Artvin’den başlayarak Türkiye geneline yayılma eğilimi gösterdiğini söyledi. Özellikle fındık bahçelerinde ciddi verim kaybına yol açan kahverengi kokarcanın ardından Amerikan beyaz kelebeğinin de yoğunlaşması, bölge halkının endişesini artırdı.

Azaldığı Sanılan Vampir Kelebek Yeniden Yükselişte
Prof. Dr. Akıner, son dönemde azaldığı düşünülen vampir kelebeğin yeniden tehdit oluşturmaya başladığını açıkladı. Popülasyonda bir süre düşüş gözlense de son iki yılda yeniden artış eğilimi bulunduğunu ifade etti.
Özellikle çay hasadı sırasında üreticilerin vampir kelebekten yoğun biçimde rahatsız olmaya başladığını belirten Akıner, çay tarımı yapılan alanlarda kimyasal kullanımının yasak olması nedeniyle mücadelenin kolay olmadığını söyledi. Zararlının yumurta bıraktığı dal uçlarının kesilerek ortadan kaldırılmasının en etkili mekanik mücadele yöntemlerinden biri olduğunu kaydetti.

Kahverengi Kokarca Fındıkta Verim Kaybına Yol Açıyor
Doğu Karadeniz’deki önemli zararlılardan biri olan kahverengi kokarcanın 2017-2018 yıllarından itibaren Artvin’den başlayarak yayılma gösterdiğini belirten Akıner, türün ciddi tarımsal sorunlara neden olduğunu söyledi.
Kahverengi kokarcanın özellikle fındık üretim alanlarında önemli verim kayıplarına yol açtığına ilişkin akademik çalışmalar bulunduğunu ifade eden Akıner, üreticilerin yaşadığı sorunların sosyal medya ve basına da yansıdığını belirtti. Bölgede peş peşe farklı zararlı türlerin görülmesi, üreticilerin Amerikan beyaz kelebeğinin de benzer ölçüde zarar oluşturabileceği yönündeki endişesini artırdı.

Kızılağaç Tırtılı İçin Panik Uyarısı Yapıldı
Kızılağaç yapraklarında görülen ve halk arasında siyah kurt olarak bilinen kızılağaç tırtıllarına da değinen Akıner, bu tür konusunda paniğe gerek olmadığını söyledi.
Kızılağaç tırtılının uzun yıllardır bölgede bulunduğunu ve normal şartlarda ciddi hasara yol açmadığını belirten Akıner, bu canlının Amerikan beyaz kelebeğinden farklı bir gruba ait olduğunu kaydetti. Kızılağaç bulamadığında başka bitkilere yönelme ihtimali bulunduğunu ancak geniş çaplı zarar verme eğiliminin düşük olduğunu ifade etti. Sosyal medyadaki paylaşımların ise halktaki kaygıyı artırdığını dile getirdi.

Amerikan Beyaz Kelebeğiyle Mücadele Kesede Başlıyor
Amerikan beyaz kelebeğiyle mücadelenin larvaların oluşturduğu keselerin görülmesiyle başlaması gerektiğini belirten Akıner, keselerin erkenden kesilerek imha edilmesini önerdi.
Tırtılların kese içerisinden çıkarak çevreye yayılmasından sonra mücadelenin zorlaştığını söyleyen Akıner, bu aşamada kimyasal kullanımının gündeme gelebileceğini ifade etti. Doğal ürün üretiminin önemine dikkat çeken Akıner, kimyasal kullanımını tasvip etmediklerini belirterek kullanılan her kimyasalın insanlara zehir olarak geri dönme ihtimali taşıdığını vurguladı.

Kimyasal Mücadele Yerine Mekanik Yöntem Önerildi
Bölgenin doğal yapısının korunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Akıner, zararlılarla mücadelede öncelikle mekanik yöntemlerin uygulanmasını istedi. Yumurtaların bulunduğu dal uçlarının ve tırtıl keselerinin kesilerek imha edilmesinin yayılmayı önlemede etkili olabileceğini belirtti.
Özellikle çay tarım alanlarında klasik böcek ilaçlarının kullanılamaması, biyolojik ve mekanik mücadele yöntemlerini daha önemli hale getiriyor. Akıner, zararlıların erken dönemde takip edilmesinin ve gerekli müdahalenin yayılma başlamadan yapılmasının mücadelede başarı şansını yükselteceğini ifade etti.
Popülasyon Artışı İklim Değişikliğiyle İlişkilendirildi
Amerikan beyaz kelebeğinin Türkiye’de varlığı bilinen bir tür olduğunu belirten Akıner, mevcut artışın belirli dönemlerde yaşanan popülasyon yükselişiyle bağlantılı olabileceğini söyledi.
Canlılarda “periyodisite” olarak adlandırılan süreçte popülasyonun belirli zamanlarda en yüksek seviyeye ulaşabildiğini, ardından yeniden gerilemeye başladığını ifade etti. Küresel iklim değişikliği ve ısınmanın da zararlıların üreme dönemlerini uzatabildiğini kaydeden Akıner, normalde yılda bir kuşak veren türlerin iki veya üç kuşak verebilmesinin popülasyon artışına neden olabileceğini dile getirdi.
Doğu Karadeniz’de Amerikan beyaz kelebeği ve vampir kelebek popülasyonundaki artış, üreticiler ile vatandaşları tedirgin etti. Uzmanlar, zararlılar yayılmadan önce yumurtalı dalların ve larva keselerinin kesilerek imha edilmesini, kimyasal yöntemlerden ise mümkün olduğunca uzak durulmasını öneriyor.