Gümüşhane’nin dağ köylerinde, elinde bir çakıyla ahşap yontan o küçük çobanın, yıllar sonra teknoloji ihraç eden bir girişimciye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi. Hasan Yavuz Can, kurumsal hayatın stresinden kaçıp sığındığı o küçük atölyesinde, sadece ahşaba şekil vermedi; aynı zamanda geleneksel hayvancılığın en büyük dertlerinden birine çözüm üretti. Arkadaşının bir ricası üzerine başlayan Ar-Ge süreci, bugün Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar uzanan devasa bir talep zincirine dönüştü. "Yapılamaz" denilen yerli yün kabartma makinesi, hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de kaybolmaya yüz tutmuş yorgan kültürünü yeniden canlandırıyor.
İnatçı Girişimcinin Ar-Ge Zaferi: Yapılamaz Denileni Başardı
Hasan Yavuz Can’ın bu yolculuğu, aslında bir "hayır" cevabına karşı duyulan inatla başladı. Piyasadaki eksikliği fark eden ve yerel ustaların "vakit ayıramam, uğraşamam" diyerek geri çevirdiği projeyi üstlenen Can, iki aylık yoğun bir çalışma dönemine girdi. Yarım metreküplük keresteyi deneme yanılma yöntemleriyle ziyan etse de sonunda mükemmel mekanizmayı kurmayı başardı.
Süreci kendi ağzından anlatan Can, kaliteye verdiği önemi şu sözlerle vurguluyor:
"Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik. Her bir parçayı tek tek işliyor, havşalıyor ve zımparalıyoruz. Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir gurur vesilesine dönüştü."
Yarım Günlük Yün Mesaisi Sadece 20 Dakikaya Düştü
Geleneksel yöntemlerle yünü kabartmak, tozundan arındırmak ve iplik haline getirecek yumuşaklığa ulaştırmak neredeyse bir kişinin yarım gününü alan meşakkatli bir işlemdi. Can’ın geliştirdiği makine, bu devasa süreyi sadece 20 dakikaya indirerek tarım ve hayvancılık sektöründe bir devrim yarattı. Makine sadece yünü kabartmakla kalmıyor, aynı zamanda pamuk ve elyaf gibi dolgu malzemelerini de ilk günkü hacmine kavuşturuyor.
Cihazın teknik başarısı hakkında bilgi veren genç girişimci şunları söylüyor:
"Makine, yünün içindeki tozu dışarı atarken aynı zamanda ona muazzam bir hacim kazandırıyor. Yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor. Sosyal medyada paylaştığımız videolar 27 milyon izlenmeye ulaştı. Bu ilgi, işimizi ne kadar doğru yaptığımızın en büyük kanıtı."
Rusya ve Avrupa Kuyrukta: Seri Üretime Geçildi
Başlangıçta günde yalnızca bir makine üretebilen Hasan Yavuz Can, gelen yoğun taleplerin ardından atölyesini bir üretim fabrikasına dönüştürdü. Özellikle yün kültürünün hala diri olduğu Orta Asya, Orta Doğu ve soğuk iklimin hüküm sürdüğü Kuzey Avrupa ülkelerinden gelen siparişler, Gümüşhane’deki atölyenin kapasitesini artırmasını sağladı. Bugün günde 7-8 adet makine üretebilen bir parkura sahip olan Can, yerel malzemeyi teknolojiyle birleştiriyor.
Gelecek hedeflerini ise şu sözlerle özetliyor:
"Sadece bu makineyle sınırlı kalmayacağız. Geleneksel el aletlerimizden olan 'kirmen' ve unutulmaya yüz tutmuş diğer ürünleri de modernize ederek yeniden hayata döndürmeyi hedefliyorum. Bizim amacımız hem kültürü korumak hem de iş yükünü hafifletmek."