Savaşta 18. gün: Yerleşim yerlerini yıkma yetkisi verildi

Orta Doğu’da küresel endişeye neden olan savaşta 18. güne girilirken, sahadaki gerilim daha da derinleşti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede karşılıklı füze atışları hız kazandı. İsrail’in hem Tahran hem de Beyrut’a yönelik saldırıları dikkat çekerken, İran’ın misillemeleriyle Tel Aviv başta olmak üzere birçok kentte sirenler yeniden çaldı. Savaşın seyrini değiştirebilecek en kritik gelişme ise İsrail ordusuna, Lübnan’ın güneyindeki yerleşim alanlarını yıkma yetkisinin verilmesi oldu. Bu adım, bölgedeki çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceği endişesini artırdı.

İsrail ordusuna yerleşim yerlerini yıkma yetkisi
Savaşta 18. gün gelişmeleri arasında en dikkat çeken başlıklardan biri, İsrail’in Lübnan sınırında aldığı yeni askeri karar oldu. İsrail yönetiminin, sınır hattına yakın Lübnan yerleşim bölgelerinin tamamen yıkılması için orduya yetki verdiği bildirildi. Bu kararın, bölgede kalıcı askeri kontrol sağlama planının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.

İsrail’in hedefinin, söz konusu alanları boşaltarak askeri birlikler için güvenli bir hat oluşturmak olduğu ifade ediliyor. Aynı zamanda bu adımın, Lübnan yönetimi üzerinde Hizbullah’a karşı daha sert önlemler alınması yönünde baskı oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor. Yerinden edilen siviller ve olası insani kriz ihtimali ise uluslararası kamuoyunun en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor.

Tahran ve Beyrut’a saldırılar, İran’dan misilleme
Savaşta 18. gün itibarıyla saldırı ve misillemeler karşılıklı olarak devam etti. İsrail ordusu, İran’ın başkenti Tahran’daki rejime ait hedefler ile Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah altyapılarına yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlediğini açıkladı. Özellikle Beyrut’un Dahiye bölgesinde yoğun hava saldırıları gerçekleştirildi.

Bu saldırılara karşılık İran da İsrail’e füze atışlarıyla yanıt verdi. Batı Şeria’nın Ramallah kenti semalarında görülen füzeler, bölgedeki gerilimin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in orta kesimlerinde sirenlerin çalması, halkın yeniden sığınaklara yönelmesine neden oldu. Karşılıklı saldırılar, çatışmanın kısa vadede sona ermeyeceğine işaret ediyor.

Lübnan’da işgal hazırlığı ve artan riskler
İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik kara harekâtı hazırlıkları da savaşta 18. günün öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Sınır hattında askeri hareketlilik artarken, İsrail’in bölgeyi tamamen kontrol altına alma hedefiyle ilerlediği iddia ediliyor. Yerleşim alanlarının yıkılması planı da bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan Hizbullah’ın da olası kara operasyonuna karşı hazırlıklarını sürdürdüğü belirtiliyor. Tanksavar saldırıları, gerilla taktikleri ve baskın planlarının gündemde olduğu ifade ediliyor. Bu durum, çatışmaların daha uzun süreli ve yıpratıcı bir sürece evrilebileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bölgedeki siviller için ise güvenlik riski her geçen saat artıyor.

Yaralı ABD askerlerinin sayısı 200’e yükseldi
Savaşın bilançosu da giderek ağırlaşıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins tarafından yapılan açıklamaya göre, çatışmaların başlamasından bu yana yaralanan ABD askerlerinin sayısı 200’e ulaştı. Bu rakam, ABD’nin sahadaki askeri varlığının doğrudan çatışmalardan etkilendiğini ortaya koyuyor.

Bunun yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nin geçici olarak kapattığı hava sahasını yeniden açtığını duyurması, bölgedeki hava trafiğinin de çatışmalardan doğrudan etkilendiğini gösterdi. Tüm bu gelişmeler, savaşın yalnızca bölgesel değil, küresel etkiler doğurabilecek bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor.

Kaynak: İHA